NASIL AMERİKANCI OLDUK !
| 14/01/2012 | Filled under Ana Menu-Main Page, Ekonomi, Toplum, Uluslararası Politika / İlişkiler, Uncategorized |
![mastercardvisa[1]](http://www.kadimlacin.com/wp-content/uploads/2012/01/mastercardvisa1-229x300.jpg)
Aslında Amerikan’cılığımız çok eski değildir. 1.dünya paylaşım savaşı sonrası İngiliz emperyalizmi yerini ABD’ye bırakmıştı. Sömürgeci İngiliz, Kapitalizmin anavatanı olması onun ebediliğini getirmemeşti. 1492’de Amerika kıtasına ayak basmasıyla yeni bir ülke ‘keşfettim’ yalanı, kapitalizmin dünya halklarına yaptığı en büyük aldaymacasıydı. Afrika’da ki Nil nehrinin kenarlarında topladığı yüzbinlerce siyah derili yoksul köleleri diğer kıtanın yerli halkı Kızılderilileri katletmek için kullanmıştı. Amerika’nın yerli halkı soykırıma tabii tutmuştu. İşte anavatanında 500 yıllık kapitalizmin tarihi var. İngiltere, İspanya, Portekiz, Hollanda,Fransız ve Alman’lardan oluşan Avrupa emperyalizminin yarattığı Amerika emperyalizmi başlamıştı bile.. 2. dünya savaşı sonrası ise ABD’nin yıldızı parladı…Bankacılık, sigortacılık, Borsacılık veya faizcilikle güçlendirilen kapitalist yaşam biçimine yeni teknolojiler eklenerek sürüdürlmektedir. Finans kapitalın hükmettiği dünya bankacılık ve iletişim teknolojisi ile insanı yarattığı sistemine bağlamayı başarmış durumdadır. Elbette ki bağladığı bir çok alan var ancak en önemli ve son 50 yılın en önemli modern köleliğini irdelemek gerek. Afrika’nın siyah halklarını beyaz Avrupa’da götürdüğü cıncık,boncuklarla kandıranlar şimdi yeni icatlarla halkları köleliştirmiş durumdalar. Bu yeni icatlarıyla, nasıl bağladığını iki şekliyle inceleyelim. Birncisi banka kartları, ikincisi iletişim tenolojisi…İkisi uluslararası sömürücü soygun sisteminin ayakta durmasını sağlayan en ‘’şirin’’ sunumlarıdır.
Cebinde banka kartları olmayanımız var mı? Ya Banka hesapları olmayanlar? Yakınlarına harçlık gönderirken yaptığımız para transferleri? Kim,nasıl nereden gözetleniyor? Peki ya evinde telefonu, televizyonu, interneti, cep telefonu olmayanlarımız varmı? E mail hesapları, web siteleri? Bu iletişim teknolojisinde en iyi şekilde yararlanmak için en gelişmiş araçları ediniyormuyuz? İ pad,İ pod, İwork,İtune, İ phone? Bütün bu iletşim teknolojisinin sevk idare mekanizmasını elinde bulunduran uzay istasyonunu biliyormuyuz? İnterneti kullanan yaklaşık 2.5 milyar insana bilgi akımını sağlayan arama motorları kimindir sizce? Web sitenize Domain name almak için kime bağlıyız? 450 milyon web sitesi kimin denetiminde? Hergün birbirimize gönderdiğmiz elektronik mektuplar, mesajlar, fotoğraf veya filmlerin önce ABD’ye uğradığını biliyormuyuz?
Kısaca yerküre’nin ’’ tanrısı’’ insanı istediği şekilde yönlendirirken kendi çıkarları için de dizayn ettiğini bilmemek büyük bir eksikliktir. ABD imparatorluğu yeryüzünün en büyük diktatörlüğünü Avrupa’da ki müttefikleriyle kurumlaştırdığına tanık olurken, uzayıda ele geçirmek için aktif çabasının devam ettiğini görmemek olamaz. Para ve teknoloji sitemine köle yapılan insanoğlu geleceğini kendi ellerine alamazsa ünlü fizikçi Prof Hawkins’in dediği gibi gezegenimizde normal insan yaşamı bin yıl daha sürebilir, sonrası ise karanlıktır! Hor kullanılan bir dünya dayız. Bu barbarlık ince bir ayarla 7 milyar insanın 100 milyon modern kölebeyi ne biat ettirildiği çağdayız. İleri ve çağdaş bir dünya herkesin özlemidir, gelişme ve aydınlanma herkesin özlemidir, ancak eşitlik, adalet ve özgürlüğün bir grubun elinde silah olarak sallanıyorsa burada barbarlığın kurduğu egemenlik sistemi uygulanmaktadır.
Şimdi kısaca bir analiz yaparak, yine onların kendi verileriyle insanlığı nasıl zarpturap altına aldıklarına göz atalım.
A – BANKACILIK
Bankacılıkta iki tür bankamatik kartı vardır. Bunlar, Kredi kartı ve hesap işlem kartı’dır.
Banka işlem kartı, her bankanın müşterisine sunduğu ve banka hizmetlerinde kolaylık olması için kullanılan ödeme (debit) veya bankanın özel garanti kartlarıdır. Herhangi bir bankanın bankamatiklerinde ve banka şube gişelerinde kullanılabilen bu kartlar sadece müşterinin hesabını kontrol etmesi veya işlem yapabilmesini sağlıyor.
Kredi kartı ise uluslararası bankacılık antlaşmaları çerçevesinde dünya’nın her yerinde kullanılabiliyor. Üzerinde VİSA veya MASTER yazan kartlar kredi kartları olup, müşterisine tanınan kredi limiti kadar kullanılabiliyor. Yine uluslararası antlaşma, güvence ve sigorta kapsamlarında her banka müşterilerine verebilmektedir. 120 milyon dan fazla noktada geçerli bu kartları toplam 1 milyarı aşkın kişinin kullandığı bildiriliyor.
DÜNYA’DA BANKA KARTLARI
2010 Sonu itibarıyla dünya’da kullanılan banka kartları sayıları şöyledir. •American Express credit: 48.9 milyon kişi •MasterCard credit: 171 milyon kişi •MasterCard debit: 123 milyon kişi •Visa credit: 269 milyon kişi •Visa debit: 397 milyon kişi •Barcylcard : 23 milyon kişi
2010 yılı sonu rakamlarına göre dünya’da 933.9 milyon kart sahibi var, bu sayının 2011’de 1 milyar kişiyi aştığı belirtiliyor. Yani her yedi kişiden birinin visa veya master isimli kredi kartı bulunmaktadır.
Ayrıca özel firmaların ve bankaların kendi müşterileri için hazırladıkları ve sundukları özel indirim, teşvik, abonelik, üyelik ve benzeri isimlerle üyelerine,müşterilerine sundukları satış kartları bulunmaktadır.
KARTLA SATINALMA CARİ İŞLEMİ
2010 yılı sonunda aşağıda ki miktarda kartla ürün satın alımı gerçekleştirilmiştir. •American Express: $131.1 milyar dollar •Discover cards: $92.5 milyar dollar •MasterCard credit: $479 milyar dollar •MasterCard debit: $333 milyar dollar •Visa credit: $809 milyar dollar •Visa debit: $1.05 trilyon dollar Toplam : 2,849.6 trilyon dollar
2010 yılında kartla Dünya’da yaklaşık olarak 3 trilyon dollarlık satın alma gerçekleştirildi.
KARTLA TİCARİ İŞLEM HACMİ
2010 Yıl sonu hesaplarına göre kartla yapılan alış-veriş işlemi şöyle gerçekleşti. •American Express: Kamuoyuna açıklanmadı. •Discover cards: Bilinmiyor •MasterCard credit: 5.85 milyar kez işlem gerçekleşti. •MasterCard debit: 8.46 milyar kez işlem gerçekleşti. •Visa credit: 9.4 milyar kez işlem gerçekleşti. •Visa debit: 28.6 milyar kez işlem gerçekleşti.
Toplam 52.31 milyar kez gerçekleşen işlemin neredeyse yarısı Visa debit kartla yapılarak rekor kırıldı.
MASTER KART Master kart sistemi 1966 yılında ABD’nin New York kentinde Master card İnternatıonal Global şirketi tarafında kuruldu. Bugünkü başkanı Richard Haythornthwaite’dır. Uluslararası banka kredisi kullanma veya diğer bir deyişle ödeme sistemidir. Bütün bankaların kullandığı ve Master Kart şirketiyle merkezi antlaşmalıdır. 5600 çalışanı ile dünya bankalarını Master kart yöntemiyle yönlndirmektedir.
• 2010 toplam yatrımı 8.837 milyar dollar • 2010 cirosu 5.539 milyar ABD dolları ,2011 cirosu • 2010 toplam cari işlemi 5.216 milyar dollar • 2010 net karı 1.846 milyar dollar
VİSA KART Standard ve Poor isimli şirketin 1860 yılında ABD’de Henry Varnum Poor tarafında kurulan özel şirket bugün kapitalizmin kredi derecelendirmesini, çeki-düzenini yapmakla ünlendi. Daha sonra 1.dünya savaşı sonrası 1923’te biraz daha ciddiye alınır ve bugünün dev VİSA şirketinin temelleri atılmıştı. 1958 yılında ABD’nin Fresno kentinde ilk kurulduğunda 60 bin kişiye Amerikan merkez bankası kart verdi ve daha sonra 1970’de uluslararası bankaların kredi sağlama, ödeme veya borçlandırıp tekrar tahsil etme sistemi olarak dünya finans merkezine oturan bir kart sistemi oldu. Bugünkü yöneticileri Joseph Saunders (mdürü & CEO) ve John Partridge (başkan)’dır. Kaliforniya da 25 bin metrekare kapalı alanda merkezi idare binası bulunmaktadır. Bütün ülkelerde temsilcilikleriyle dünya finans devi bir ABD şirketidir. S & P 500 bugün başka ülkelerin ve uluslararası şirketlerin kredi değerlerini belirlemektedir. Sadece finansman alanda değil, sosyal, kültürel ve sanatsal alanlarda da kredi değerlendirmeleri yapmaktadır. Hükümet, parti, Ülke veya tekellerin ekonomik performanslarına göre derecelendirme yapmaktadır. 6800 çalışanı ile dünya finans ve kredi işlemlerini sevk idare etmektedir. 70 milyar işlemin gerçekleştiği 2010 yılında yaklaşık 5 trilyon dollarlık para dolaşımı sağlandı. 2011 yılında da benzer rakamların işlem gördüğü tahmin ediliyor.
• 2010 toplam yatrımı 33.408 milyar dollar • 2010 toplam yatırımı-mal varlığı 25.014 milyar dollar • 2010 cirosu 8.065 milyar ABD dolları • 2010 toplam cari işlemi 4.638 milyar dollar • 2010 net karı 2.966 milyar dollar
Hem VİSA, hem de Master kartı veya diğer banka kredi ve ödeme kartlarıyla büyük bir fiinans ağıyla dünya ekonomisi, tüketiciler anlık bilgilerle denetlenebilmektedir. Ürettiği kartlarda ki mikrofilm çhip sisteminde kart sahibinin kimlik bilgileri hafızalanmaktadır, telefon bağlantısında ki özel makinalı banka ağ sistemi ile donatılan bu küçük kartlar yüz milyonlarca müşterisini her alış verişinde merkeze bilgiyi otomotik olarak aktarmaktadır.
DİĞER KARTLAR Dünya’da daha bir çok banka kartları bulunmaktadır, bunlar sırasyla aşağıya çıkarılmıştır. Bu bankalar esas olarak banka ödeme, kredi kartları faaliyetini dünya’ya yaygınlaştıran VİSA ve MASTER’ın önemli müşterileridir. HSBC ve BARCYLAYCARD ingiltere menşeli olmak üzere diğerleri ABD’lilere aittir. •American Express •Discover •US Bank •Wells Fargo •Chase •Barclaycard •Bank of America •Capital One •Citi •HSBC
Yeryüzünde ki insanı ekonomik olarak kıskaca alana, finansmal, ticari olarak denetime alan bankacılık sektörünün uyguladığı kart sistemi modern köleliğin geldiği en son denetim mekanizmasıdır. Bu mekanizma ile insan birer tüketici yapılmakla kalınmıyor aynı zamanda denetim altına da almaktadır. Tüketicileştirilen toplulukların talepleri, yönlendikleri ekonomik alanları da tespit edilerek ona göre yeni projeler geliştirilmektedir. Bu projeler doğrultusunda insanoğlunun cebinde ki parayı ele geçirme yöntemleri bulunmaktadır.
Banka’dan bankaya, ülkeden ülkeye yapılan para transferlerinin önemli bir miktarı önce ABD’den görülmektedir. Dünya’nın en büyük bankacılık grubu CİTİ grup’un ABD’li olması buna tek kanıt değildir. Visa, master, debit ve diğer banka kartlarının toplandığı merkez ABD’dir. Diyelim ki banka ile değil de posta veya Money gram yada western union gibi şirketler vasıtasıyla bu transfer işlemi yapıldı yinede ABD herkesten önce bunu fark edecektir.
İNSAN SERMAYE SAHİPLERİNİN KÖLESİ ve TÜKETİCİSİ YAPILDI
Üretilen ürünlerin pazarlanması yapıldıktan sonra, bu ürünlere sahip olmanın kolaylıkları olarak sunulan kartla alıışveriş ve harcama küresel finans sistemini en iyi ayak tutan cazibelere dönüşür.
Yeterki tüket biz seni ödeyen birer köle yapmasını biliriz denilmektedir. Senin ürettiğini tekrar satarlar ve o anda karlarını yamışlardır, üretim araçlarına sahip olanlar. Tüketim toplumu yaratıldı !
Sana yaşamı kolaylııştıryorum adı altında bu kartlara köle yaparlar. Çerçevesini çizdikleri sistem içerisinde herşeyini organize edebilme kolaylığına sahipler, buna da demokrasi, insan haklar veya özgürlükler olarak sunarlar.
Oysa sen büyük uluslararas sermaye gruplarının renkli, canlı ve birer tüketicisin artık! Hangi restoran’a gittin, hangi yemeği yedin ilk önce o bilir. Satın aldığın coca cola’yı, su, içki veya mutfağına aldığın ürünü hemen bilir. Bindiğin aracı, nerede satın aldığın petrol ve miktarını, çocuğuna, yakınına veya eşine aldığın hediye yi bilirler. Dünya’nın hangi köşesinde olursan ol ilk beş dakika da ABD’de ki finans merkezleri öğrenirler. Nasıl mı? İşte o kartlarla, bankalarla yaptığın harcamlar birer belgedir kapitalizm için. Uçak biletini, otelini, tatilini veya bindiğin aracı herkesten önce öğrenecekleri bir sistem kurmuşlardı ve şimdi sen, ben, ötekisi bu bankalarla, banka kartlarıyla bu bilgiyi sızdıran birer gönüllüyüz!!! İstediğin kadar anti kapitalist ol, o seni biliyor ve denetliyor hergün…yediğini, içtiğini, giydiğini herkesten daha iyi biliyor.
Eski toplumsal yaplarda ki takas bitmiştir! Herşey para içindir ve para dünyanın en büyük ekonomik tanrısıdır artık! Herkes yaşamını istihdam edebilmesi için para kazanmak zorunda bırakılmış, kazanılan para da büyük sermaye gruplarna akması sağlanmaktadır. Bu gün dünya’yı yöneten, ekonomik olarak sömüren ve yönlendiren 100 milyon kişi var. Bu sayının içerisinde ise en büyük tekellere, kartellere sahip ise 20 milyon kişidir, diğer 6.9 milyar insan birer modern köle olarak üretim ve tüketim alanlarında konuşlandırılmaktadır. Oysa herşeyi üreten, emek harcayan ve her sabah dünya yı yeniden yaratn büyük çoğunluk kurulan sistemlerin içerisinde birer varlık olmaktan öteye geçemiyorlar. İşte kavga da burada başlıyor. Zengin Yoksul kavgası, yöneten ile yönetilen arasındaki çatışma, ezen ezilen kavgası, emek ile sermaye arasında ki mücadele sürüp gitmektedir.
B- İLETİŞİM TEKNOLOJİSİ
İnsanlık ve toplumlar tairihi önemli çelişki, çalkantı ve çatışmalarda büyük badireler atlatarak bu günlere geldi. İnsan için hava, su, güneş, toprak kadar yaşamsal gerekliliğin sosyolojik ihityaçlarından biriside komünikasyondur. Komünikasyonla dil, kültür, inanç, düşünce veya programlarını uygulayabilir. İnsan denilen varlık arhaz, dilsiz ve düşüncesiz değildir! Sosyal varlık olduğuna göre inasanın iletişime ihtiyacı var diğer canlılarla…İşte iletişim araç ve gereçleri, yol ve yöntemleri çok önemlidir. Bunu bugün dünden daha da kolaylaştıran bilimsel gelişme başdöndürücü bir şekilde devam ediyor. Dünya yı kocaman bir köye çeviren iletişim teknolojisi ve küreselleşen finans gruplarıdır. Gelki bu bilim ve teknolojide yukarıda anlattığımız gibi yine belli bir grubun elindedir, bir ülkenin denetimdedir.
Geçtiğimiz yüzyılın başlarında ABD’de ki Motorola grubunun askeri faaliyetler için ürettiği telgraf, faks, telefon ve bilgisayarlar bugün yeryüzünde yaşayan herkese birer bilgi, ulaşım, sosyal ve kültürel iletişim araçlarına dönüştürüldü. NASA’nın dünya’nın uydusu AY’a ayak basmasını diğer gezegenler takip ediyor, uzay da kurulan üs’ler, satelite istasyonları izlemektedir.
MEDYA Yazılı basına yüzyıllardır tanığız ve görsel basın dediğimiz medya’yı da 1900’ların başında itibaren gelişerek yaşamımızın önemli bir parçası olduğunu biliyoruz. Yazılı ve görsel medya konusunda çok şey yazmaya gerek yok. Medya alanında dünya ya bilgi akışı sağlayan yazılı, görsel olarak var olan ajans, gazete,radyo, televizyon’ların yüzde 92’si ABD ve İngiltere’nin elindedir. Dünya medya imparatoru Ruppert Murdoch İngiltere, ABD, Kanada ve Avusturalya merkezli 200 civarında basın-yayın kurumuna sahiptir. Bilgisayar ve İnternet teknolojisinin de yüzde 98’i ABD’lilerin elinde olduğuna göre…
1980’lı yıllarda kitle kullanım aracına dönüştürülen internet teknolojisi hakikaten başdönderici şekilde ilerliyor. İnsanın normal yaşamını, iş hayatını, öğrenim, bilgi ve iletişim ihtiyacını tarihte görülmemiş şekilde kolaylaştırmaktadır. İnsan yeniye yatkın doğası gereği bu gelişmeye çok hızlı ayak uydurur durumdadır. Kaç kişinin cep telfonu, interneti, televizyonu veya uydu bağlantılı televizyonu yoktur? Afrika ve uzak doğunun yoksul halkları henüz bu teknoloji den tam faydalanmıyor diyebiliriz, ancak dünya’nın önemli nüfusu hızla tüketici, kullanıcı olarak yararlanmaktadır. Bir kaç yıl önce bir İngiliz gazetesinde ilginç bir yazı okumuştum. ABD’de yaşayan bir bilim adamı professör’ün yaşamını anlatıyordu. Professör henüz ev ve cep telefonu, faks ve internet kullanmıyormuş!! Birisini araması gerektiğinde dışarı çıkıp sokakta ki kulübelerde bulunan jetonlu telefonlarda arama yapıyormuş! Kapitalizmle ilişki kurmama, kapitalizmin piyasaya sürdüğü teknolojik ürünlerde uzak durmayı ilke edinmiş kendisine…çünkü anti-kapitalistim diyordu.. Fakat yazının sonuna doğru bu Proffesörümüz kendisini ele veriyordu… Bal gibi Kapitalizmin çarkına o da bir şekliyle mahkumdu… Çalıştığı üniversitede maaşları banka hesabına yatırılmaktaydı ve o da banka kartlarına sahipti!! Kısacası bu sistemden ‘’kaçış’’ çok zor, ancak sistemi insanlık yararına değiştirmek ve bunun için çaba harcamak daha da olasıydı !
CEP TELEFONLARI Cep telefonlarını kablosuz ve sabit olmayan hatlara dönüştüren uzay da ki uydu istasyonudur. Bu istasyona yerleştirilen satelite uydu sistemleri yeryüzünde ki her karış alanı izleme ve gözetleme yeteneğine sahiptir. Televizyon, telefon, internet’in kullanımının yanı sıra kare kare fotoğraf çekebilmektedir. Bu istasyon dünya’nın en gelişmiş 7 kapitalist ülkesinin elindedir. Geçtiğimiz yıl Çin’de bu kervana katıldı. Diğer yoksul ülkeler veya şirketler sadece kiralayabilmektedirler. Türkiye’nin Fransa’dan kiraladığı gibi.
Google gibi dev ABD şirketleri, telefon, televizyon ve internet tekellerine hizmet veren uydular bununla yetinmeyip, askeri hareketlikleri, hava durumu ve istihbarat içinde yönlendirilmiş durumdadır. Batılı telekom tekellerinin hatlarnda ki konuşmalar, mesaj ve diğer iletişimsel faaliyetler il önce bu uydu dan tespit edilir ve ilk önce uydu sahibi emperyalistler bilgi ve görüntüyü elde ederler, sonrada bizim gibi tüketici topluluklar!
İNTERNET
Dünya’da iki dev bilgisayar yazılım, program ve operasyon sistemi var. Bunlar Prsonel Kompütür (PC) ve Apple Macintosh’dur. Dünya bu iki bilgisayar sistemini kullanıyor. PC’nin yazılım, program ve operasyon sistemi Microsoft-Windows isimli sisteme sahip grubun programlarıyla çalışmaktadır, Apple Macintosh ise kendi özel programlarına sahiptir. Bill Gates’in sahibi olduğu PC Windows grubu ve Steven Paul Jobs’un sahibi olduğu Apple grubu dünya bilgisayar sistemlerinin sahipleridir, ikisi de ABD’lidir. Çin ve Rusya’nın bir iki ulusal programlarını saymazsak Dünya bu iki firmaya ‘’gebe’’ durumdadır. Onlarsız bilgisayar kullanılamaz, internet bağlanamaz!
FACEBOOK Facebook (yüzkitabı) isimli soyal medya aracının 1 ocak 2012 tarihi ile dünya da 820 milyon kayıtlı kulanıcısı oldu. 2004 yılında dör arkadaş olan Mark Zuckerberg, Eduardo Saverin, Dustin Moskovitz ve Chris Hughes tarafından kuruldu. Okullarında uzaklaştırılan bu gençler bu buluşa imza attılar. Bugün kü piyasa değeri 60 milyar dollar olan bu sosyal medya ağının 3 bin çalışanı, 4.5 milyar dollar cirosuyla ABD’nin Kaliforniya kentinde dünya yı ve insanı çıkarları doğrultusunda yönlendirip dizayn etmeye çelışıyor.
TWİTTER 2006 yılında ABD’nin Kaliforniya kentinde Jack Dorsey tarafından kuruldu. 2012 yılına geldiğimizde 300 milyon kullanıcıya ulaşmıştı ve günlük ortalama 1.5 milyar mesaj gönderiyordu. 600 çalışanı ve 250 milyon dollar ciroya ulaştı. Sosyal medya alanında iki ABD’li site yarış içerisindeler.Facebook halkın daha fazla kullandığı, Twitter ise basın yayın, ,iş ve yönetici dünyasının sık kullandığı ağlara dönüştü…
YAHOO Santa Clara isimli ABD yurttaşı 1 Mart 1995 yılında arkadaşları Jerry Young ve David Filo ile Kaliforniya kentinde bilgisayar, program ve arama motoru olarak Yahoo’yu kurdu. Bugün 13600 çalışanı ile yılda 1.5 milyar dollar net kar yapan firmaya dönüştü. Geçtiğimiz 2011’de yıllık cirosu 15 milyar dolları ve ana mal varlığı 6.5 milyar dollar ve piyasada ki değeri 35 milyar dollar civarındaydı. Yahoo’nun sahibi oladuğu bilgisayar ve internet ticari hizmeti yapan 62 şirket bulunmaktadır. Bu üç eski solcu genç bugün dünya’nın en zengin işadamları listesine girdiler.Google alternatif tek grup olarak kaldı.
MİCROSOFT Bill Gatess ve Paul Allen 1975 yılında ABD’nin New Mexico eyaletinde Microsoft isimli dünya bilgisayar devini kurdular. Bugün 92 bin çalışanı, 70 milyar dollarlık piyasa değeri, 2011 yılında 109 milyar dollar cirosu ve 23 milyar dollar net kar yapan bir firmaya dönüştü Microsoft. Dünya da PC bilgisayarı olan herkesin mutlaka Microsoft ürünlerini satın aldığı ve bilgisayarında kullandığını biliyormuydunuz? Çünkü PC bilgisayarlarını en iyi operasyonunu gerçekleştiren, erişim ve sevk ve idare araç, programlarına sahip tek grup Microsoft’tur…1992’de çıkardığı Windows programıyla bilgisayar pazarını Apple, Macintoshun elinden alarak herkese bir PC sloganıyla halka mal ettiler. Hotmail, word, vista ve daha çok sayıdan programla bilgisayr kullanımını kolaylaştıran, her eve her ofise ve her kişiye sağlayan bir gruba yükselen Microsoft oldu. Şimdi Nokia telefon şirketiyle bir olup yeni bir cep telefonu geliştirmeye başladılar. Google ve Apple alternatif bir cep telefonu üzerinde çalışıyorlar.
APPLE MAC Apple kompütür firması 1977 yılında ABD’de Steve Jobs tarafından kurludu ancak 1984 yılında Macintosh zaten ilk bilgisayarı üretmişti. IBM bilgisayarları ve Macintosh isimli bilgisayarlar ABD pazarından sonra dünya medya ve iş şirketlerinin talep ettiği kompütürler olmuştu. Henüz yaygın değildi, 1990’lı yıllarda PC bilgisayarlarnda Microsoft windows programlar dalga dalga yayılmaya başlayınca Apple ile Macintosh firmaları AppleMac ismiyle birleşmişlerdi. Kendisine özel hardware beyin hafızası, software uygulama programları bulunan Apple uzun zaman dünya pazarında zayıf kaldı. Geçtiğimiz bir kaç yıl içerisinde İ Phone üretmesiyle yenide parladı. İ pod, İ pad, İ tune, İ work, İ life ve İ phone isimleriyle ürettiği bilgisayar, müzik, video, oyun ve cep telefonu kendisinden öncekileri neredyse yok etti. Dünya cep telefon devi Nokia 30 bin çalışanını çıkartarak iflasa yaklaştı, Motorola, Sony, Samsung ve diğer cep telefon üreticileri zorlandılar. Telefon üreticisi firmalar şimdi İ phone’u kopyalama veya benzerini üretmek için yarışıyorlar… İ phone dokunmatik telefon üreterek bir ilke imza atmıştı. 2011’de 26 milyar net kar yapan bir firma oldu. 60 bin çalışanı ve 120 milyar dollara yakın cirosuyla Kapitalistleri içtahlandıran bir firma oluverdi.
DELL ABD’nin Teksas eyaletinde 4 Kasım 1984 yılında kurulan DELL firmasının bugün dünyada en çok bilgisayar satabileceğini biliyormuydu kurucus Michael Dell?.. Dell’in 103 bin çalışanı var, Dünya’da satılan bilgisayarların yüzde 20’ye yakını DELL’in dir.Sadece 2011 yılında 2.7 milyar dolar net kar elde etti..Dünya’nın en zengin 41. kişisi oldu.
HEWLETT-PACKARD Bill Hewlett ve Bill Packard 1939 ılında Hewlett Packard bilgisayar ve araçları firmasını Kaliforniya’da kurarak belkide dünya’nın eski özel firması olmuşlardı.350 bin çalışanıyla dünya’da HP markasıyla en çok bilgisayar, program, servisi, iletişim araç ve gereçleri üretip pazarlayan bir firma olarak 130 milyar dollar dolaynda mal varlıkları, yıllık ortalama 125 milyar ciros ve 2011’de yaklaşık 8 milyar net kar yapan bir firma bugün.
4 Eylül 1998’de, ABD’nin California kentinde ki Menlo Park, Sergey Brin ve Larry Page biraraya gelerek Google arama motorunu kurdular. Bugün piyasa değeri 80 milyar dollara ulaşmış, 32 bin çalışanı olan, 2011’de yaklaşık 10 milyar dollar net karı ve 25 milyar dollar ana sermayesi ve 70 milyar dolları aşan ciroya ulaşan dünya’nın dev internet karteli oldu. Google internet üzerinde ki bilgisayarınızı dünya ile bululturan arama motorudur. Yahoo, Excite,Alta Vista, MSN, AOL ve daha bir çok arama motoru var, sayıları 70’I bulan arama motorlarının %90’nı ABD’de dir. Dünya arama motorlarının birincisi %87’lik oranla Google, ardından %10 gibi Yahoo ikinci diğerlerinin toplam oranı ise %3 dolayındadır. Bu demektir ki arama motorları deyince Google ve Yahoo akla gelir ve ikiside ABD’de dir. 1992’de ABD’de başlayan internet arama motorları furyası bugün Google isimli tekelin kartelleşip, Youtube isimli video paylaşım sitesini almasına kadar vardı.1998’de kurulan Google’dan önce 18 arama motoru vardı, bugün birçoğu kapanmak zorunda kaldı. Google’un piyasa değeri 80 milyarı geçti. İnternet dünyasının en çok kullanılan arama motoru Google, en çok yükleme ve izleme yapılan video film web sitesi ise Youtube’dır ve ABD’li yahudi kökenli genç iş adamların elindedir.
Diğer tarafta sosyal medya alanın devleri de ABD’ menşelidir. Yaklaşık 1 milyar üyesi olan Facebook (yüzkitabı) ve 100 milyon üyeli Twitter ABD’li tekelerin elindedir. ABD’de kurulan bu firmalar dünya sosyal medya ağının ağası durumundalar.
Domain name web sitesine alınması gereken isimdir. Dünya’da 450 milyon dolayında kişisel veya kurumsal web sitesi vardır. World Wide Web (WWW) olarak tanımlanan dünya çapında internet ağı’dır. Bu ağ’a yüklenecek olan bloglar-web sitelerinin isimlendirilmesi, bu isimlerin yüklenen bilgi,belge,foto ve video’larıyla yıllık park edilme işlemine host denir. İsime, park etmeye ve dünaya ya dağıtılmasında hep ABD’ye bağımlılık söz konusudur. Bunu yapan firmalar ABD’de olup diğerleri acenta, taşeron veya temsilcilik görevleri yapmaktadır.
Microsoft, Windows, Apple Macintosh, MSN, MS Word, MS vista, AltaVista, Google, Yahoo, Aol, Hotmail, Live, Youtube, facebook, twitter ve daha bunlara benzer birçok yazılım, görsel, operasyonel, arama ve tarama araçlarına sahipseniz siz çoktan ABD’lilere bağlanmışsınız demektir. Finansman, banka işlemleri, iletişim araç ve gereçleri, gerçek ve sosyal medya ile ilintiliyseniz siz ABD’den çok uzak değilsiniz demektir.
Çok önemli pazara sahip ve dünyayı yönlendiren belli başlı ABD firmalarını yukarıda yazmaya, dökümünü yapmaya çalıştık. Elbettteki dah çok fazla ABD tekeli küresel dünyayı etkiisi altında tutmaktadır. UPS, Shell,Texacon, General motors,Generals elektrik, uzay ve havacılık firmaları, medya şirketleri, silah ve savaş tekelleri, gıda ve içeçecek tekelleri, Petrol ve enerji tekeleri gibi bir çok sayıda tekeller ABD’nin çıkarlarını dünyaya yaymaya kabul ettirmeye çalıştıklarını biliyoruz. Her sektörü ve bu sektörlerde ki tekelleri yazmak belkide birer kitap gerektirecek genişliktedir. Bu yazıda değinemeyeceğiz.
Bir şekliyle dolaylı veya dolaysız hemen hemen herkes ABD’ye ‘’hizmet’’ etmektedir. Hayır, ben anti emperyalistim, anti ABD’liyim diyenler dahi ‘’Amerikancılaşmış’’ durumdadır. Milyonda bir belki saydıklarımızın dışındadır… Ama hepimiz Amerikancılaştık ! Hüsamettin hiç ABD’ye hizmet etmediğini söylüyordu ve yakalayabilse ABD’yi bir kaşık suda boğacak kadar öfkeliydi ABD emperyalizmine. ! Bir sohbetimizde çok anti Amerikancı olan Hüsamettin’e sormuştum. E mail adresin varmı? Evet ! …..hotmail.com, ….yahoo.com, peki bilgisayrın varmı? evet! .. HP Dizüstü-Laptop… diyerek yanıt vermişti bana. Fakat bu sohbet esnasında enaz 4-5 sigara içmişti. Hüzamettin sigara paketini verirmisin? Dedim ve uzattı bana…Marlboro… Günde kaç tane içersin bu 20 lik paketten? Bir paket bir gün dayanmıyori bitiyor! Demişti… yani hergün 9.00 TL Marlboro sigarasına aidat ödemektedir. Altında ki WV passat’ın benzinine ise çok dikkat ediyordu, sağlam yerde yani Shell ‘den alıyormuş! İşte bu arkadaşımız ‘’ulusalcı solcu – muhafazakar solcu’’ olmakla övünüyor. Ancak yukarıda arabası hariç herşeyiyle ABD’ye bağlıdır ve hergün ABD’nin ayakta kalması için pratik fiiliyat içerisindedir, solculuğu ise sadece ‘’geyik muhabbetlerinde’’ yapmaktadır. Shell petrol’un sağlam olduğunu bana bir kaç kez söylemişti, Shell’in ne kadar ABD’li olduğunu ve yıllarca Güney Afrika ırkçı rejimini desteklediğini bilmek istemiyordu!Shell’de aldığı petrolün risk taşımadığını anlatırken elinde 500ml pet şişe içerisinde ki diet coca cola’yı yudumlarken arada bir kahve sehpasının üzerinde ki İ phone telefonun ekranına bakmayı da ihmal etmiyordu. Bizim Hüsamettin’in anti Amerkancılığı sadece sloganlar da kaldığı her halinde biliniyordu, o pratik yaşamda ABD’ye çalışan bir bireydi artık!
Dünya’nın 180 ülkesinde ABD’nin Coca Cola’sını 2.5 milyar insan içmektedir. 5 kıtada 15 milyon insan veya firma Coca Cola ticareti yapmaktadır. 2008 yılında İngiltere’de satılan cola miktarı su’dan daha fazlaydı. Bir başka araştırmaya göre ise dünya’da insanların konuştuğu her beş kelimeden birisinin coca cola olduğudur!
Öğrenilmiş veya öğretilmiş çaresizliktir, Amerikancılık! Banka, Borsa, finans, bilgisayar, telefon, internet veya benzer alanlarda ki Amerikancılık yaşamı, bağımlı kalma yaşamı zorunluluk haline getirilmiştir! Yaşamdan olmazsa olmaz gibi! Bir de dayatılan Amerikancılık var. Sistem veya hakim sınıfların düzenleri tarafından askeri, siyasi ve ekonomik olarak dayatılır…Bu dayatmalar kontrant, antlaşma veya kanun maddelerine dayandırılır. Örnek verirsek,IMF, Dünya bankası, NATO üyeliği dayatılmış Amerikancılıktır!
Kültürü, dili, eğitimi, bilimi, sanatı, ekonomisi, medya, iletişimi , teknolojisi ve gıdasıyla ABD dünya’nın her yerinde dir. McDonalds veya Burger King’de Hamburger’ini yemesen, Pizza Hut, KFC’de tavuklarını, Starbucks’da kahvesini,Hollywood filmlerini, CNN haberlerini, Disneyland çizgi filmlerini, Bar’da Jack Daniels whiskisini, Philip Morris’in sigaralarını yada Marlboro sigaralarnı, Dell veya HP Bilgisayarlarını, arabanda, ofisinde, evinde veya cebinde telefonlarını taşırsın yada bir başka şekliyle mutlaka bir Amerikalıya bulaşmşsındır! ABD dünyalaşmıyor 100 yıldır dünya Amerikancılaşıyor!

This is the default footer layout. You can easily add or remove columns in the footer.
Recent Comments