<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kadim Lacin&#039;in            Seyir Defterinden</title>
	<atom:link href="http://www.kadimlacin.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kadimlacin.com</link>
	<description>Kadim Laçin</description>
	<lastBuildDate>Sun, 01 Apr 2012 21:37:10 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	
		<item>
		<title>ZENGİN COĞRAFYA’NIN YOKSUL HALKI</title>
		<link>http://www.kadimlacin.com/zengin-cografyanin-yoksul-halki/</link>
		<comments>http://www.kadimlacin.com/zengin-cografyanin-yoksul-halki/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 01 Apr 2012 21:37:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ana Menu-Main Page]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye- Ortadoğu- Kürdistan]]></category>
		<category><![CDATA[Uluslararası Politika / İlişkiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadimlacin.com/?p=522</guid>
		<description><![CDATA[KÜRT COĞRAFYASININ ENERJİ KAYNAKLARI&#8230; ZENGİN COĞRAFYA’NIN YOKSUL HALKI Bütün parcalarda ki Kürt coğrafyasının enerji kaynakları ve zenginliklerini konu edinsede asıl Irak sınırlarında bırakılan güney Kürt coğrafyasının olağanüstü yeraltı kaynaklarını analiz eden bir araştırma yazısıdır. 2011 yılı son aylarında başlayan Türkiye… <a href="http://www.kadimlacin.com/zengin-cografyanin-yoksul-halki/" rel="bookmark">more</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.kadimlacin.com/wp-content/uploads/2012/04/kurt-kizi-atin-uzerinde-bayrakli.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-523" title="kurt kizi atin uzerinde bayrakli" src="http://www.kadimlacin.com/wp-content/uploads/2012/04/kurt-kizi-atin-uzerinde-bayrakli-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></a>KÜRT COĞRAFYASININ ENERJİ KAYNAKLARI&#8230;</p>
<p>ZENGİN COĞRAFYA’NIN YOKSUL HALKI</p>
<p>Bütün parcalarda ki Kürt coğrafyasının enerji kaynakları ve zenginliklerini konu edinsede asıl Irak sınırlarında bırakılan güney Kürt coğrafyasının olağanüstü yeraltı kaynaklarını analiz eden bir araştırma yazısıdır.</p>
<p>2011 yılı son aylarında başlayan Türkiye ile Irak hükümeti arasında ki çelişkinin gizli bir çatışmaya dönüştüğünü her iki ülkenin başbakaları arasında ki karşılıklı ‘’laf atışı’’ıyla öğrendik. Irak başbakanı Maliki ile Türkiye başbakanı Erdoğan birbirlerini aşağılayıcı, karalayıcı ve hatta parti ve ülke içi sorunlarını kamuoyu önünde telafuz etmeye başlamışlardı. Bu ‘’ağız dalaşma’’sının altında yatan neden elbette ne PKK nede adı rüşvete karıştıktan sonra Erbil’e sığınıp Mesud Barzani’den yardım talep eden Irak’ın sünni başbakan yardımcısı Tarık El Haşimi idi. Gerçi el Haşimi’ye vatandaşlık teklif yapana başbakan Erdoğan’ı gözü onun el koyduğu iddia edilen 7 milyar dollardaydı. Fakat perdenin arkasında ki kavganın asıl nedeni Kürdistan’ın zenginlikleriydi. Pazarını paylaşım kavgasıydı ! İsmi yasak coğrafyanın kaynaklarını elde etmek serbestti. Çünkü sadece Türkiye başbakanı Tayyip Erdoğan ile Irak başbakanı Maliki arasında bir sürtüşme değil, KDP lideri ve Kürdistan yönetimi başkanı Mesud Barzani’de Maliki ile bir tartışma içerisindedir. Irak merkezi hükümeti Kürdistan yönetiminin verdiği petrol lisanslarını tanımadığı gibi petrol çıkaran şirketlerin hak ediş bedellerini de ödememek için direniyor. Yapılan petrol ihracatının toplam tutarı merkezi hükümete, Irak petrol bakanlığı hesabına yatırılması gerekmektedir. Bütün ihracat-satış bedelleri merkezi ödendikten sonra yerel hükümet ve petrol firmalarının hak edişlerinin geri ödenişi yapılmaktadır.İşte bu son aylarda yapılmamaktadır. Merkezi hükümet el koymuş durumdadır.</p>
<p>Irak’ın kuzeyinde ki güney Kürdistan ile resmi rakamlara göre yıllık 7 milyar dollar ticaret yapmaktadır.Bölgede yapılan petrol, sigara kaçakçılığı ve diğer ticari hareketlilikle birlikte 10 milyar dollarlık bir ticari hacim ortaya çıkıyor. 1500 dolayında yabancı firmanın yüzde 80’ni Türkiye ticari siciline kayıtlıdır. Türkiye’nin en büyük holdingi OYAK burada önemli ticari faaliyetlere sahiptir. Çukorova holdingin 152 şirketinin zenginlikte birinci sıraya oturtamadığı patronunu Genel Enerji 2006’dan itibarem birincili etiketi verdi. Kerkük’ün tartışmalı statüsünü ve sahip olduğu devasa petrol kaynaklarını saymazsak sadec Kürdistan’ın diğer bölgelerinde 45 milyar varil petrol ve 1 trilyon metreküp gaz bulunmaktadır. Bu sadece bugün için tespit edilen zenginliktir. Bu kaynak bir çok kapitalis ülkenin yıllık bütçesinden daha büyüktür. Örneğin Almanya ve İngiltere’nın yıllık GSMH’ı büyüklüğündedir. Önümüzde ki 20-30 yıl bu kaynakları değerlendirmek için bir yarış sürüp gitmektedir. Türkiye’nin içtahını kabartan güney Kürdistan’da ki şirketine Mayıs 2011’den bu yana alacağını ödemeyen Irak merkezi hükümeti Türkiye başbakanını hiddetlendirmişti. Irak merkezi hükümetinin petrol çıkaran şirketlere 1.5 milyar dollar borcu bulunmaktadır. O, Mehmet Emin Karamehmet’in sahibi olduğu genel Enerji’nin alacağının peşindeydi aslında&#8230; Güney Kürdistan’ın statüsüne pek itirazı olmayan bir Türkiye var şimdi. PKK’nın gerillasına silah bıraktırma görevini dahi KDP başkanı Barzani’ye havale etti. Kürt coğrafyası olağanüstü zenginlikleri var bu da bölge devletlerinin ve uluslararası işgalci devletlerine göz kamaştırıyor.</p>
<p>Mezopotamya; tarih boyunca farklı insan topluluklarına ev sahipliği yapmış, kendi bağrından medeniyetler çıkarmış, bilim, edebiyat ve kültürlere ev sahipliği yapmıştır.İsa’da önce denilen Millad!dan önce ki medeniyetlerin zenginliği burada başlardı. Ortadoğu ve Mezopotamya uygarlıklara ev sahipliği yapardı. Çok değerli yeraltı-yerüstü zenginlikleri, stratejik konumu, verimli toprakları, sulak alanlarıyla her zaman gözde bir yaşam merkezi olmuştur. Mezopotamya’nın hayranlık uyandıran en önemli merkezi olan Kürdistan coğrafyası tarihi boyunca egemen kavim, ulus ve devletlerin dikkat çekici bir alanı olmuştur. Bu nedenler sürekli işgallere uğramış, sömürgeciliğin istilasına girmiş, zenginliklerine el konulmuş mazlum bir halk topluluğun ana yurdu da olmuştur. Köleci toplulukları yönlendiren kölebeyleri, Tarım ve hayvancılık döneminde feodal beyliklerin içtahını kabartırken, kapitalist üretim ilişkilerin hakim olmaya başlamasıyla gelişen toplumsal yapıda ise sermaye sahiplerinin gözde merkezi olmuştur. Teknolojinin gelişmesiyle yeraltı zenginlikleri keşfedilir ve bu kaynaklar yeni sömürü alanlarında kullanılmak üzere talan edilmeye başlanır. Kürt coğrafyasının en önemli kaynakları olan petrol geçen yüzyılın kapitalizmini yeryüzüne hakim kılmasına yardımcı oldu ve hala da enaz bir yarım yüzyıl kullanılacağa benziyor. Yine en önemli enerji kaynakları olan petrol, gaz, güneş, rüzgar ve su Kürdistan coğrafyasın da en verimli olmasıyla dikkat çeker.</p>
<p>Dünya&#8221;nin en kaliteli ve düşük maliyetli enerji kaynaklari Kurdistan da bulunmaktadır, ancak dunya nin en yoksul halkı da aynı zamanda..Hakkari ve Şırnak’da kişi başına ulusal gelir 100- 300 dollar arasındayken, Turkiye genelinde GSMH ‘de 11 bin dollar olarak gosteriliyor. Yani büyük tekellerin, holding ve en zengin 5 bin ailenin kazancı da Hakkari’de ki yoksula kağıt üzerinde paylaştırılyor. Türkiye’de en zengin ile en fakir arasında 2 bin misli fark bulunmaktadır. M.E. Karamehmet’in 2.5 milyar doları aşkın sermayesi varken, Şırnak’ta 250 dolar sermayesi olan kişiler aynılaştırılıyor. Gelir dağılımında ki adaletsizlik yeraltı veya yerüstü zenginliklerine bakmıyor. Egemen ulusun sermayesinin uluslararası pazarda ki konumu, paylaşılan dünya’da ki bulunduğu siyasal ve ekonomik konumlanmaya bağlıdır.</p>
<p>Güney Kürdistan’da, rutin olarak yeni petrol yatakları keşfedilip kullanıma açılmaktadır. Bunların başlıcaları Çiya Surkh, Cembur, Muşhorab, Ain Zalah, Butmah ve Sasan’daki verimli petrol yatakları da, günümüzde çoğunlukla Irak petrol boru hatlarıyla birleştirilmiştir. Irak’ın işgal edildiği 1991’den sonra ise federal Kürdistan hükümeti topraklarında ki zengiliklere sahip çıkmaya başladı, bunları işletip halkın yararına kullanmak için çalıştığı söylensede buna itirazı olanlar da azınlıkta değildir.</p>
<p>İnsanoğlu barınma,ısıtma, işletme, ambalaj, teknoloji veya üretimde olmak üzere yararlanması gereken enerji zorunluluğu vardır..Yeryüzünün tespit edilen ve şu anda kullanılan en önemli enerji kaynakları sırayla:</p>
<p>1- Petrol (Oil)<br />
2- Gaz<br />
3-Maden<br />
4- Su<br />
5- Güneş<br />
6- Rüzgar</p>
<p>Bunlara ek olarak yenilenebilir, geri dönüşümü mümkün olan doğal kaynaklar bulunmaktadır. Doğa ve çevreye duyarlı olan bu doğal enerji kaynakları henüz yaygınlaşmadı. Hala yeraltı kaynakları petrol, kömür ve benzeri madenlerden enerji olarak yararlanma yaygındır. Belki enazında bir yarım yüzyıl daha insanlık Petrol, gaz ve madenlerden yararlanmaya devam edecektir ancak Güneş’ten elde edilen Solar sistemi hızla geleceğin enerjisi olarak yaygınlaşma eğilimi göstermektedir.</p>
<p>ÜLKELERİN PETROL REZERVLERİ-</p>
<p>Kürdistan Petrolleri dünya sıralamsında ilk 10”a giriyor. Kürt coğrafyası güney’de 7 önemli petro yatağı, kuzey’de Raman dağlarıdır.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin yakın coğrafyasında bulunan ülkelerin 2010 yılı üretimlerine bakıldığında, petrol rezervi en zengin ülke 259,9 milyar varille Suudi Arabistan oldu.</p>
<p>İran 137,6 milyar varille ikinci sırada, Irak 115 milyar varille üçüncü sırada, Kuveyt 101,5 milyar varille dördüncü sırada, Birleşik Arap Emirlikleri 97,8 milyar varille beşinci sırada yer aldı.</p>
<p>Rusya&#8217;nın 60 milyar varillik, Libya&#8217;nın 44,3 milyar varillik, Kürdistan 45 milyar varil, Kazakistan&#8217;ın 30 milyar varillik, Katar&#8217;ın 25,4 milyar varillik, Azerbaycan&#8217;ın 7 milyar varillik, Mısır&#8217;ın 4,3 milyar varillik, Suriye&#8217;nin 2,5 milyar varillik rezervi bulunuyor.</p>
<p>PETROL YATAKLARI VE MİKTARI</p>
<p>Dünya her yıl enaz 30 milyar varil petrol tüketmektedir. Peki nedir bu ürün bu kadar kullanıldığına göre&#8230;<br />
Petrol, denizlerdeki bitki ve hayvanların çürüdükten sonraki kalıntılarından oluşur. Bu kalıntılar deniz yatağında milyonlarca yıl boyunca çürüdükten sonra, geriye yalnızca yağlı maddeler kalır. Çamur ve büyük kaya katmanları altında kalan yağlı maddeler de petrol ve gaza dönüşür. Petrolün kimyasal yapısı farklı uzunluklardaki hidrokarbon zincirlerinden oluşur. Bu zincirler, petrolün arıtım sürecinde, damıtma sayesinde ayrıştırılıp benzin, jet yakıtı, kerosen gibi ürünler elde edilir.</p>
<p>Rockefeller 1863 &#8216;teABD’de ilk petrol rafinerisi ni kurdu, 1902 yılında Bakü’de Hazar denizinin batısında il petrol çıkartma ve pazarlama başlar ancak en büyük petrol pazarı 1925’te Kerkük petrollerinin dünyaya açılmasıyla başlar. Başlar başlamasına fakat 20. Ve 21. Yüzyılın en büyük savaşlarının ana nedeni de petrol ve petrole dayalı ürünlerin Pazar kavgası olarak tarihe geçecekti.</p>
<p>Son yıllarda yapılan petrol arama çalışmalarında toplam 40-45 milyar varil petrol bulunan güney Kürdistan’da günde 1 milyon varil üretme kapasitesine sahiptir.</p>
<p>Miran bölgesinde 1 trilyon metreküp doğal gaz bulundu. Heritage oil ve Gas şirketinin bulduğu gazın yüzde 75’nin sahibi olduğunu yapılan anlaşmalarda belirtilmiştir.</p>
<p>60 dollara varil’ni satıyorlar&#8230;genel enerji&#8230;.dünya piyasası 125 dollar dır. Yüksek kalitede ki petrol birçok uluslararası çok uluslu petrol şirketlerin içtahını kabartan zengin kaynaklar tespit edildi.<br />
Her varil petrol 3 dolllara mal oluyor&#8230;60 dollara satılıyor&#8230;.Petrol şirketiyle Federal Kürdistan hükümetiyle yüzde 50- 50 paylaşmaktadır.</p>
<p>PETROL KUYUSU :PETROL REZERVİ MİKTARI: 2012 DEĞERİ: 2032 DEĞERİ (Tahmin) :</p>
<p>Sheikh Adi 12 milyar varil 1.52 trilyon dollar 6.1 trilyon dollar<br />
Shaikan -Şekan 10.5 Milyar varil 1.32 trilyon dollar 4.5 trilyon dollar<br />
Miran 3.5 milyar varil 441 milyar dollar 1.33 trilyon dollar<br />
Akri-Bijeel 2.4 milyar varil 302 milyar dollar 1.2 trilyon dollar<br />
TagTag 2 milyar varil 252 milyar dollar 1.1 trilyon dollar<br />
Ber Bahr 1.5 milyar varil 189 milyar dollar 780 milyar dollar<br />
Tawge 1.75 milyar varil 220 milyar dollar 661 milyar dollar<br />
Diğerleri&#8230; 11.35 milyar varil 1.43 trilyon dollar 5.72 trilyon dollar</p>
<p>Toplam : 45 milyar varil : 5.67 trilyon dollar 24.64 trilyon dollar</p>
<p>( NOT: Bu petrol kuyularına diğer bir Kürt bölgesi olan Kerkük Petrollleri dahil değildir, Kerkük dahil eilirse bu rakamlar iki misline çıkar)</p>
<p>Bugün ki fiyatlarla değerlendirildiğinde sadece kuzey Irak’ta ki güney Kürdistan’ın yıllık 5.67 milyar dollar perol rezervi bulunmaktadır. Bunun yarısı işletmeciye diğeri ise yerel hükümetin bütçesine girdiğini varsayarsak bu Türkiye’nın ulusal bürçesinde dahi fazla olduğu görülecektir.</p>
<p>Zengin petrol kaynaklarına sahip bir ülke olarak bilinen Irak’ta, petrol gelirlerinin önemli bir kısmı Kürdistan’dan (Kerkük ve Hanekin’den) sağlanıyor. 120 milyar petrol rezervine sahip Irak’ın Künkürdistan bölgesinde 45 milyar varil olduğu tahmin ediliyor. Bu toplam Irak petrolünün yüzde 40’ı demektir. Dünya devi ABD’nin yıllık ulusal gelirinin üçte biri yada İngiltere,Fransa ve Almanya’nın bir yıllık GSMH demektir. En verimli Kürt-petrol yatakları olan Kerkük petrolleri, geçmişte Güney Kürdistan’ın Irak-İngiliz Mandası olmasının başlıca nedeniydi.. Burada petrol doğal biçimde yeryüzüne çıkmaktadır ki, antik uygarlıklar tarafından bitüm, yer sakızı ve neft kaynağı olarak kullanılmıştır. Petrol dünyada sadece yakıt olarak değil bir çok sanayide kullanılmaktadır.</p>
<p>Kürdistan’da ki petrol şirketleri&#8230;</p>
<p>Hemen hemen hepsi ABD ve İngiltere’nin Irak’ı işgalinde kurulan Petrol şirketleri kısa sürede dev birer tekel oldular ve bugün Pazar paylarını arttırmış durumdadırlar.</p>
<p>1-GENEL ENERJİ :</p>
<p>Genel Enereji kimdir? Ne iş yapar? Patronu 2006’dan bu yana nasıl Türkiye’nin en zengini oluverdi? Bu Türkiye’li, Mersin’li patronu ne işl yapar Erbil’de? İşte aynı zamanda ilk dış ticaret yapan Türk petrol şirketinin ismi Genel enerji günde binlerce tankeri dolduran tesisleriyle Kürt coğrafyasında deyim yerindeyse günlük ‘ para basan’ işletmeye sahiptir.</p>
<p>2002 yılında Çukorova Holdingin sahibi Mehmet Emin Karamehmet Güney Kürdistan federal hükümetiyle antlaşarak petrol sektörüne girdi. Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani ile Turgut Özal döneminde kalma bir samimiyeti vardı. Mesud Barzani ile de tanışıp ABD’nin isgal ettiği Irak’a oradan da Kürdistan’a giden bir ticari yolculuğa başladı. İlişkiler var, ticari birikim var, rantı elde etmede önemli hükümet ve devlet temasları var. Petrol arama, çıkartma ve pazarlamak için gerekne lisanları almak zor olmamıştı. Irak hükümetinin desteğinin yanı sıra iktidara gelen AKP’nin de büyük desteğini almıştı. Zaten Türkiye içerisinde enerjiden, medyaya kadar faal olan 152 şirketi vardı. Özal dönemiyle birlikte önemli patronlar listesine girmeyi başarmıştı. Mehmet Emin Karamehmet’in Çukorova Holdingin öncülüğünde kurulan bu şirket Kürdistan’ın 6 bölgesinde petrol çıkartmaktadır. Çıkarılan petrol de elde edilen kar yüzde 50-50 olarak Kürt bölgesel yönetimiyle paylaşılmaktadır. Genel Enerji tek başına Kürdistan ve Irak’ta işin içerisnde çıkamayınca hisslerin yarısını İngiliz ‘’kurtlar’’ la paylaşıp bölgede hakimiyet kurmaya çalışacaklar.İngilizlerin dünya devi ve üçüncü büyük petrol şirketi BP (British Petrolum ) ve ABD-İngiltere ortaklığında ki bir numaralı petrol karteli SHELL’in desteği ile Kirdistan perollerini çıkarıp dünyaya pazarlamaya çalışıyorlar.</p>
<p>Genel Energy Internatıonal Limited isimli şirketin genel merkezi Ankara’dadır. BP’nin CEO’su Tony Hayward’ın şirketi Vallares PLC- Holding ile Karamemet’in Çukorova Holdingi Genel Energy ismiyle yüzde 50 ortaklaştılar. BP’nin Meksika körfeiznde ki pompalama platformu çökünce şirket 40 milyar dollar zarar etti be CEO’nu yani Hayward’ı kovdu. O da Çukorova Holding’e yaklaştı. Tony Hayward BP (British Petrolum)’nin genel müdürüydü ta ki 2009’da Mexica körfeiznde ki petrol faciasına kadar.</p>
<p>Birleşmenin finansmanı için Vallares 2.1 milyar dolar tutarında yeni hisse ihraç edecek. Vallares, önceki dönemlerde gelişmekte olan ülkelerin varlıklarına yatırım için yatırımcılardan 1.35 milyar pound (2.2 milyar $) toplamıştı. Bugün Kürdistan’da ki en büyük petrol çıkartma şirketidir. 23 Şubat 2012 tarihinde Londra Borsasında işlem görmeye başladığında piyasaya her birinin değeri 820 sterlin den 130 milyondan fazla hissesini görücüye çıkarttı. Hisseleri satılmaya başlayan şirketin bugünkü değeri yüzmilyon dollarlarla ölçülmeye başlandı. 7 Kasım 2011’de yönetimin aldığı bu kararla borsa girilirken, şirketin kurucusu Mehmet Emin Karamehmet ise elindeki hisselerin yüzde 78’ni İngiliz’lere satıyor, elinde şu anda yüzde 22 hissesi var. Karamehmet son 3 yıl Türkiye’nin zengini olarak Forbis dergisince belirlenmişti. Kasasında ki milyarlarca dolları güney Kürdistan’da ki petrol kaynaklarında elde etmiş oldu. ABD’nin eski Ankara büyükelçisinin de yönetiminde olduğu şirket uluslararası paylaşım kaidelerine uymuş durumda. ABD, İngiliz, Irak’lıların ortaklığına en büyük desteği ise AKP hükümeti sundu. Şirketin Ankara’da ki genel merkezinde 70, Londra’da 15 ve güney Kürdistan’da 400 kişi çalışmaktadır. Şirketin CEO’su Tony Hayward, başkanlığını Mehmet Serpil yaparken Nazlı Karamehmet Williams’da etkin yönetici kadroda görev almaktadır. Mehmet Emin karamehmet aktif olarak yönetici görülmüyor ancak şirket adına kızı Nazlı ve Mehmet Serpil yürüttüğü sanılıyor. Tanınmış İngilizlerden Sir Graham Hearne, Gerorge Rose,Mark Parris, Jim Leg ve Mehmet Öğütçü’den oluşan direktörler danışma kurulu görevi yaparlarken Genel Enerji’nin kapitalizmin genel kaideleriyle oluştuğu anlaşılmaktadır. Tony Hayward’ı Nazlı Karamehmet Genel Energy’nin başına davet etti ve o şimdi Genel Energy’nin başındadır, yardımcısı ise Mehmet Emin Karamehmet’in Turkcell, Digitürk gibi şirketlerden gelen kızı Gülsün Nazlı karamehmet Williams’tir. Gülsün Nazlı hala İngiliz eşinin soayadını taşısada o artık uluslararası bir firmanın patronudur. Eşi Colin J William’da Türkiye’de ki Turkcell’in hisselerinin yüzde 4’ne sahiptir. Böylece çok uluslu bir Türk firması Çukorova holding yaratılmış olundu. Digitürk, Show, Akşam, Turkcell gibi medya ve iletişim şirketlerinin yanı sıra uluslararsı petrol şirketi Genel’de dahil oldu.</p>
<p>Julian Metherell, Anthony (Tony) B Hayward ve Nathaniel Rothschild firmanın Londra borsasında ki kayıtlı direktörleridir. Şirketin 2011 mali yıl sonu hesaplarında 1.9 milyar dollar kar görümektedir.<br />
Birleşme sırasında Karamehmet’in temsilcisi Mehmet Serpil Reuters ajansa şunları söylemişti: ‘’ Bu para, birleşme sonrası ortaya çıkacak yeni şirket için hayati öneme sahip&#8230; Türkçesi kasada 2.2 milyar dolarlık kaynak var. Ellerindeki 2.2 milyar dolarlık finansmanla Kuzey Irak&#8217;ta hızlı bir büyüme sürecine girmeyi planladıklarını kaydeden Sepil, &#8216;Bölgede faaliyet gösteren 40-50 arasında küçüklü büyüklü şirketler var. Bölgede bir konsolidasyon olacak. Biz de burada dominant bir oyuncu olmak istiyoruz&#8217; dedi ve ekledi: &#8216;Belki başka bir şirketle de ortak olacağız ve ona da para yerine kağıt (hisse) vereceğiz.&#8217; Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız&#8217;la da görüşen Sepil ve Hayward, birlikte Erbil&#8217;e giderek yeni dönem stratejilerini netleştireceklerini de söyledi&#8230;’’ Serpil daha sonra yine aynı ajansa şunları ekleyecekti ‘’ 600 milyon dolar yatırdı, 150 milyon doları şimdiden geri aldık’’</p>
<p>Nisan 2012’e gelindiğinde Türk hükümetinin ve Genel Enerji’nin yatırım politikaları değişime uğramıştı. Mehmet Serpil’in 2.2 milyar doların kuzey Irak’ta ki petrol kaynaklarına yatıracağız sözü şirketin yeni genel müdürü Tony Hayward tarafından itirazı oldğu görüldü. İngiliz müdür Hayward bu parayı Libya petrolleri için kullanacağız dedi. Çünkü 2012’de Libya biraz daha toplumsal olayları durulmuş ve ülkeye giren yarasan şirketler yeni kurdukları yönetimle paylaşım antlaşmaları sonuçlanmaya başlamıştı. Türkiye, Libya işgaline açık destek verdi ve ardından Genel Enerji’yi Libya ya yolcu eden Hükümetin pastada elde ettiği payı Genel Enerji vasıtasıyla kullanacağa benziyor. 30 Mart 2012 günü Türkiye’nin Enerji bakanı ‘’İran’da petrol alımlarını yüzde 20 düşererek, bunu yerine Libya’dan petrol alacaklarını ‘’ açıklaması AKP’nin genel Enerji ile ilişkisi ve Libya’ya saldırısı su yüzüne çıkmış oldu.</p>
<p>Irak&#8217;taki petrol kanunun 2011 sonu veya 2012 başında çıkmasını beklediğini ifade eden Sepil, &#8216;Bu konuda tartışmaya başladılar. Irak&#8217;ta herkes kavga etmekten yoruldu. Ben bu kanunun bir an önce çıkacağını düşünüyorum&#8217; dedi. Hayward da petrol gelirlerinin paylaşımı ile ilgili bu konunun sadece Kuzey&#8217;deki Kürtlerin sorunu değil ülkenin genelinin sorunu olduğunu belirterek, &#8216;BP de Shell de bu kanunun çıkmasını istiyor&#8217; dedi. Sepil de bugüne kadar Kuzey Irak&#8217;a 600 milyon dolar yatırım yaptıklarını ifade ederek, &#8216;Bize bugüne kadar yaklaşık 150 milyon dolar ödeme yapıldı. Son olarak 2 hafta önce 47 milyon dolarlık bir ödeme yapıldı&#8217; diye konuştu. Türklerin hissesi ilk başta yüzde 55&#8242;ti, piyasa kötüleşti ortaklık yarı yarıya gerçekleşti..</p>
<p>Genel Energy Plc&#8217;nin arama ve üretim odaklı bir şirket olmayı planladığını ifade eden Sepil, &#8216;Tony (Hayward) bu kökenden gelen birisi ve işi çok dağıtmak istemiyor. Bunun için daha önce küçük bir rafineri projemiz vardı, onu artık düşünmüyoruz. Ancak Taq Taq sahasından Fishabur&#8217;a kadar 240 km&#8217;lik bir boru hattı yapmayı planlıyoruz. Bunun da yaklaşık maliyeti 240 milyon dolar&#8217; dedi. Vallares ile görüşmelerde başlangıçta hisse oranlarının yüzde 55-45 civarında kendi lehlerine olduğunu ifade eden Sepil, &#8216;Ancak son dönemde piyasalarda yaşananlar nedeniyle bizim gibi şirketlerin piyasa değeri yüzde 20-25 azaldı. Dolayısıyla biz de bu anlaşmanın olmasını istiyorduk ve yüzde 50-50&#8242;de anlaştık&#8217; dedi. Yeni kurulacak Genel Energy Plc&#8217;de Vallares Plc ve Genel Energy International&#8217;ın yüzde 50&#8242;şer payı olacak.’’</p>
<p>Londra Borsasında kağıt satarak para toplamaya çalışıyorlar. Petrolü pazarlamakta sıkıntı çektikleri için de kağıtları ‘’hisse senetleri’’ değer kaybediyor zamanla.. Ama görünen o ki Londra borsasında epeyce kağıt satıp para elde ettiler ve şimdi o parayla Libya petrolünün bir kısmını AKP hükümetinin desteğiyle elde ettiler. Türkiye petrol ihtiyacının en az yüzde 20’ni artık Genel Enerji’den temin edecektir.</p>
<p>Dünya klasmanında yer alan 2 üretim sahasına ve 4 adet potansiyeli yüksek arama lisansına sahip olan Genel International&#8217;ın bu sahalarda, hissesine karşılık gelen kanıtlanmış petrol rezervinin 356 milyon varil olduğu belirtilen açıklamada, &#8220;Bu hacim, muhtemel rezervler ile beraber 1.4 milyar varil petrol eşdeğeri rezerv toplamına ulaşmaktadır. Genel International&#8217;ın ortak olduğu sahalarının toplam üretim kapasitesi bugün itibariyle 155,000 varil/gündür. Bu üretim, Kerkük-Yumurtalık boru hattı (ITP) üzerinden Türkiye ve dünya pazarlarına taşınabilecektir&#8221; denildi.</p>
<p>Vallares tarafından yapılan açıklamada üretimin şu anda günde 41,000 varil olduğu, 2013&#8242;e kadar ise 90,000 varile yükselmesinin planlandığını belirtti.</p>
<p>Genel International&#8217;ın, Kuzey Irak&#8217;ta- Kürdistan’da- sahip olduğu en büyük üretim alanı olan Taq Taq sahasında yüzde 44 payı bulunuyor. Genel&#8217;in DNO şirketi tarafından işletilen Tawke sahasında ise yüzde 25 payı var.<br />
BP’nin eski CEO’su Tony Hayward, Genel Enerji ve Vallares ortaklığında ön plana çıkan isim olsa da ortaklar arasında önemli biri daha vardı. Dünya finans sisteminin kurucusu sayılan aileden bir temsilci: Nathaniel Philip Victor James Rothschild. Bilinen ismiyle Nat Rothschild&#8230; ABD’nin saygın ekonomi gazetesi Wall Street Journal ortaklık haberini “Rothschild dünyanın son büyük petrol rezervleri için Kuzey Irak’a girdi” diye duyurdu.</p>
<p>Rothschild, ismi önemli çünkü “zenginlik” kavramını tek kelimeyle anlatmanın en kestirme yolu. Nat Rothschild de ailenin son kuşak temsilcilerinden. İngiltere’nin elit okullarından Eton ve Oxford mezunu. Elbette ailenin birçok karakteristiği ona da sirayet etmiş. Finansla yakından ilgili. Birçok fonun kurucusu ve yatırımlarında söz sahibi. İngiltere’nin en iyi fon yöneticileri listesinde üst sıralarda. Aynı zamanda ailenin yüzyıllardır yakından ilgilendiği bir diğer önemli iş kolu sayılan yeraltı kaynakları işletmeciliğinde iddialı. İsmi en büyüklerle birlikte anılıyor. Dünyanın en büyük alüminyum üreticisi Rusal’ın ve altın üreticisi Barrick’in yönetiminde. Endonezyalı kömür devi Bumi’yi de eklemek lazım. Ayrıca Brookings Institution gibi önemli think tank kuruluşlarında da söz sahibi.</p>
<p>Sunday Times tarafından hazırlanan listede 1 milyar pound’luk servetiyle Nat Rothschild İngiltere’nin en zengin 100 kişisi arasında 67’nci sırada gösterilmişti. Ama bu servetin buz dağının görünen yüzü olduğunu söyleyenlerin sayısı çok. Ünlü milyarder, Forbes dergisinin en zenginler listesinde ise yer almıyordu.<br />
Şirketin çıkardığı petrolün maliyeti çok düşük, dünya’nın başka bölgelerinde barel’i 20-30 dollara mal olan ham petrol Kürdistan’da ve Irak’ın diğer bölgelerinde 4 dollara kadar düşmektedir. Irak’ta ki istikrarsızlık, devlet ve hükümette ki belirsizlik çıkarılan petrolün ihracını engellemektedir. Merkezi Irak hükümeti de Kürdistan federal hükümetin verdiği Petrol işletme Lisansını tanımadığını söylemesi ve satılan petrolün parasını tekrar şirkete ve federal Kürdistan hükümetine son bir yılda ödememesi gerginliklerin bir başka sebebidir. Irak Başbakanı Maliki anayasayı çiğneyerek Kürdistan petrol pazarını engellemektedir. Petrol çıkaran ve pazarlayan şirketleri zor duruma koyarak kendisine ‘bağlamaya’ çalışmaktadır. Genel Enerji’nin Kürditan’da ki tesislerinde hergün binlerce tanker’e petrol doldurulup iç pazara, Türkiye, Filistin, Ürdün ve Suriye’ye satılmaktadır. Dünya piyasalarında 125 dollar düzeyinde olan bir varil petrolün 60 dollara, yani yarı fiyatına satıldığı öğrenildi. Hergün 12 bin dolayında Tanker’in 5-6 dolum tesisinde yüklenip iç Pazar ve komşu ülkelre sevkiyatı yapılmaktadır.</p>
<p>2-KEY GOLFSTONE :</p>
<p>Todd Kozel’in en büyük hisse sahibi, genel müdürü ve kurucusu olduğu şirket ABD ve İngiltere’li işadamlarınca kuruldu. Ali A. Al-Qabandi isimli Kuveyt’li şirketin geliştirme müdürlüğünü üstlenmiş ve bölgede petrol işletmeciliği konsunda en tecrübeli kişilerden sayılıyor. Şirket çok uluslu 12 kişilik yönetici kadrosuyla kısa sürede yıldızı parladı. Yöneticilerin bir çoğu Lord Truscot, Lord Guthrıe gibi İngiliz Lordları ve aristokrasinde ki zenginlerin olduğu görülmektedir. Uluslararası şirketler eğer İngiltere hükümetinin desteğini arkasına almak isterse yönetimine veya danışmanlar kuruluna Lordları, kraliyete yakın aristokratları veya söz sahibi zenginleri yanı alır. Gulf Keystone Petroleum Limited isimli İngiliz firması 2001 yılında kuruldu. Petrol arama ve sondaj çalışması yapmaktadır. Şirketin en büyük projesi Kürdistan’dır. Önümüzde ki 20 yılın petrol kaynaklarında hak sahibi olarak Kürt topraklarında konumlanmış durumdadır. Cezayir, Bermuda, Londra ve Erbil’de büroları var. Firma Bermuda şirketler evine kayıtlı ve 2004’den bu yana Londra borsasındadır. Bermuda’da olmasının ‘’offshare’’ olmayı seçmesinden dir. Vergi ‘’cenetti’ bazı küçük ada veya ülkelere resmiyetini kabul ettirip dünya çapında ticari aktivite yürüterek vergi den kaçınmayı başarıyorlar. 1 Ekim 2011 tarihinde Londra borsasında 854,118,448 hisse senedini satışa sundu. İngiltere parasıyla 100 pence’den işlem görmeye başlayan hisse sentleri bir süre sonra 440 pence kadar fırladı. Borsa da ki hacmi 854 milyon sterlin dolayında olan firmanın Pazar büyüklüğü 1.27 milyar sterlin düzeyindedir. Şirketin 2010’da ki yıllık cirosu 3.29 milyar dollar iken elde edilen net kar ise 427 milyon dollar olarak açıklanmaktadır. Şirketin 2012 Pazar değeri 3.4 milyar dollar olduğu belirtilmektedir.</p>
<p>Çıkardığı petrolü pazarlayamadığı için hisse sentleri tekrar düşüşe geçti. Süpelakif borsa yaratabilen bu hisse senetlerinin hiç bir önemi yoktur, borsa da ki yatırımcılardan para toplamak için Kürdistan petrol kuyularını referans göstermesinde anlaşılmaktadır.<br />
814 km2 bir alanda petrol arama-tarama ve çıkartma işlemi başladı. Bu alanda olumlu sonuçlar elde edildi. Golf Keystone’un çıkardığı petrol kuyuları, tahmini miktar ve fiyatları tabloda gösterilmiştir.<br />
Kürdistan’ın en önemli petrol kaynağı olan Shaikan petrol yatağı günlük 1 milyon varil petrol çıkartma kapasitesine sahiptir. Adnan Samarrai, 685 kişilik ekibiyle bu bölge kuyusunun Golf Kystone şirkeinin yöneticisidir.</p>
<p>Shaikan kuyusundan 122 km uzunluğunda ve Tawke boru hatınndan yeni bir boru hatıyla çıkarılan petrolü Kerkük-Yumurtalık petrolüne aktarıp Türkiye üzerinde dünya’ya pazarlanması planlanmaktadır. Bunun için yarım milyar dollar bütçe hazırlandığı bildiriliyor. Türk hükümetinin de buna sıcak baktığı bilinmektedir.<br />
2014 yılından itibaren alt yapısı tamamlanmış, boru hatları ve sürekli çıkarılıp rafinerilere ulaştırılan bir sistem kurulmaya başlandı. Günlük 400 bin varil rafine edilmiş petrol dünya pazarına sunulmaya çalışılıyor.2014 yılına kadar petrol fiyatlarının 160 dolları aşacağı varsayılıyor. Buna göre günlük 64 milyon dollarlık petrol sadece Golf keystone tarfından pazarlanacaktır. Bu miktar sadece bir kuyu için yıllık 23 milyar dollar ve önümüzde ki 20 yıl işletildiği varsayılırsa bu para miktarın nasıl büyük bir meblağa ulaşacağını düşünelim.</p>
<p>Toplam 4 kentte ki ofis ve Kürdistan’da ki dört petrol kuyusu ve tesislerinde 150 kişi çalışmaktadır, bunun 100 kişisi teknik personel olduğu açıklanıyor.<br />
2007 yılında Kürdistan hükümetiyle yaptığı antlaşmayla Shaikan ve Akri-Bijeel petrol kuyularında petrol çıkartma izni aldı. 2009’da ise Sheikh Adi ve Ber Bahr isimli iki yeni petrol kuyusuna sahip oldu. Bu yazın yeni petrol sondaj çalışmasına devam etmesi ve yeni petrol kuyuları bulma ihitmali bulunuyor.<br />
2010 yılında Cezayir petrolleri için kolları sıvadı, petrol arama ve çıkartma lisansı alan firma giderek faaliyet alanını genişletiyor. Şirket yönetimi son zamanlarda Çin hükümetiyle sık sık görüşmeler yapmaktadır. Çin’de petrol arama çalışmaları konusunda anlaşma peşind eolduğu belirtilirken Çin’in Kürdistan petrolünü alması konusunda da bazı girşimlerde bulunduğu söylemektedir.<br />
21-22 March 2012 tarihlerinde Londra’da ‘’UBS 2012 Avrupa Gası ve Petrolü’’ adıyla Konferens düzenledi.</p>
<p>3-STERLİNG ENERJİ:</p>
<p>2002 yılında İngiltere’nin başkenti Londra’da kuruldu ve 2007’de Londra borsasında yer edinmeye başladı<br />
Alastair Beardsall, şirketin başkanı ve Angus MacAskill ise CEO’dur. Malcolm Pattinson, Non-Executive Director, Keith Henry (Non-Executive Director), Nicholas Clayton, (Non-Executive Director), Philip Frank, (Exploration Director) gibi isimlerden oluşan yöneticilerin tamamı daha önce ünlü petrol şirketlerinde çalıştıktan sonra Sterling Energy’ye transfer oldu. Şirket orta ölçekli olup Kürdistan, Kamerun ve Madakaskar’da petrol arama ve çıkartma faaliyeti yürütüyor.</p>
<p>Sterling Enerji şirketi Erbil’in güney doğusunda Zagros dağlarının eteklerinde Sangaw’ın kuzeyinde ki 492km² alnada ki petrol yataklarının yüzde 53.33’nü çıkartmaktadır.Diğer kalan kısmının Addax firması yüzde 26.67 ve KNOC şirketi de geriye kalan yüzde 20 petrolün işletilmesinden sorumludur. Zagros petrolü bu üç firmada tarafından paylaşıldı. Sterling grubu aynı zamanda 4 milyon metreküp doğal gazın çıkarılmasını da üstlendi. 2005 yılından bu yana ABD’nin Exxon Mobil petrol tekelinin desteğini alıyor ve ortak iş yapıyor. Şirketin sahip olduğu rezerv ve 2011 pazar değeri 2.8 milyar sterlin iken elde ettiği net kar 50 milyon sterlin olduğu beyan ediliyor.</p>
<p>4-HERİTAGE OİL :<br />
1993 yılında offshare olarak Angola’da kurulan şirket 1997 de Uganda’da petrol lisansı aldı.Heritage oil 2007’de Kurdistan’ın Miran bölgesinde ki petrol çıkartma, sontaj ve popalama lisansı aldı. Kerkük yakınlarında 10 milyar varil petrol reservinin işletilmesine Kürdistan federal hükümetle ortak oldu. Şirket ayrıca Libya, Rusya,Kongo, Manzanya, Mali, Malta ve Pakistan gibi ülkelerde petrol arama faaliyetleri yürütüyor. Michael Hibberd’nin başkanı olduğu firma yedi yönetim kurulu üyesisine sahip direktörlerce sevk ve idare ediliyor. Şirket Miran bölgesinde 3-4 milyar varil petrolun çıkarılması için her 5 yılda bir yenilenen 20 yıllık lisansa sahiptir, yani günde 10 bin varil petrolun pompalanmasını üstlenmiş durumdadır. 1.8 milyar dollarlık değeri ile Londra borsasının ilk 250 şirketi arasında yer almaktadır.</p>
<p>5- DNO<br />
1971 de Danimarka’da DNO (Det Norske Oljeselskap AS) kısa adıyla kurulan şirket bugün dünya’nın birçok yeraltı zenginliklerine el atmış durumdadır. 2007 yılında güney Kürdistan’a girmeyi başardı ve önemli 3 bölgede petrol işletmeciliği yapmaktadır. Toplam 253 çalışanıyla günde 10663 varil petrol çıkartıp satıyor ve ayrıca doğal gaz işletmeciliği yaparak Kürdistan’da zenginliklere el koyan firmalardan biridir.<br />
Tawke kuyusunda ki petrol resevinin yüzde 55’ne sahiptir. 636 milyon varil petrol kaynağı mevcut.<br />
Dohuk’ta bulunan doğal gazın yüzde 40’nı işletme hakkına sahip şirketin günlük 4 milyon metre küp doğal gaz çıkartma-işletmesi bekleniyor.<br />
Benenan and Bastora da bulunan Hewler-1 ve Bastora-1 petrol kuyusu kaynaklarının yüzde 40’nı işletme antlaşmasına sahiptir.</p>
<p>6- OMV<br />
1956’da Avusturya da kuruldu. Hazar havzası, ortadoğu, Romanya ve Avuturya’da petrol ve gaz üretme pazarlama ticari faaliyeti içerisinde şirketin çok uluslu olması dikkat çekiyor. Şirketin öz kaynaklarının yüzde 60’ı Romanya, yüzde 13’ü Avusturya’da geliyor, şirketin kaynaklarında elinede henüz işlenmemiş 1.4 milyar varil petol bulunmaktadır. Dünya’nın bir çok bölgesinde aktif petrol ve gaz arama-tarama ve işletmesi yapmaktadır.<br />
2007’de antlaşma imzaladıktan sonra 2008’den itibaren Kürt coğrafyasının petrolünü işletmeye başladı. Şirketin 2011 cirosu yaklaşık 5 milyar Euro ve ede edilen net karı ise 1.3 milyar olarak gerçekleşmiş. Kürt coğrafyasında ki Bina Bawi 3, Rovi, Sarta. Mala Omar ve Shorish petrol yataklarının yüzde 50’ni işletme antlaşması bulunan şirketin 2012’den itibaren düzenli ihracata başlaması planlandı.</p>
<p>Şirket 2006 yılında Türkiey Petrol ofisi’nin %34 hisselerini satın alarak Türkiye’de petrol aktivitesine başlamış oldu. Pterol ofisinin parekende satış istasyonlarının % 97’ni de elinde bulundurmaktadır.Türkiye’nin dışında dünya’nın 30’a yakın ülkesinde ticari yatırımları bulunmaktadır. 13 ülkede 4550 dolum tesisi, 2 bin kilometre uzunluğunda petrol boru hatlarına sahip firma günde 280 bin varil petrol ve 24 milyon metreküp gazı 2011’de dünya pazara koydu.<br />
Gerhard Roiss’in başkanı olduğu firma şu kişiler tarafından yönetilmektedir ,David C. Davies, Jaap Huijskes, Hans-Peter Floren ve Manfred Leitner</p>
<p>OMV, 2011 yılı mali raporuna göre 29800 çalışanıyla 34.5 milyar Euro ciroya ulaştı.</p>
<p>7- SINOPEC<br />
Kürt coğrafyasında ilk ve tek petrol şirketi olan Sinopec petrol, gaz ve kimya alanında uluslararsı ticaret yapmaktadır. Kürt coğrafyasının en büyük petrol yatağı olan Shaikan’ı işleten İngiliz Golf Keystone firmasıyla görüşmeler yapan Sinopec ortak olmayı yada Shaikan petrol yatağını satın alması planlanıyor. Kasım 2011’de 6 petrol kuyusunun işletilmesi için Kürdistan yerel hükümetiyle antlaşma imzalandı. Bu antlaşmanın yürürlüğe girmesi için Sinopec, Golf Keystone firması ve Kürdistan bölge hükümeti Irak merkezi hükümetine baskı yapmayı sürdüryorlar.</p>
<p>Gold sen enerji, Total ve Exxon Mobil gibi firmalarında Kürdistan petrollerinin işletilmesi için bölgede görüşmeler yaptıkları, antlaşma ve fırsat kolladıkları biliniyor.</p>
<p>GÜNEY KÜRDİSTAN’DA BULUNAN PETROL ŞİRKETLERİ</p>
<p>ŞİRKET : PİYASA DEĞERİ : GİRİŞ TARİHİ : KÜRDİSTAN’DA PETROL PAYI :</p>
<p>Genel Energy 1.7 milyar pound Ocak 2004 TagTag ve Behr Bahr kuyusunun %40’ı</p>
<p>Heritage Oil 432 milyon pound Subat 2004 Miran Gazının yüzde 75’ine sahip</p>
<p>Gulf Keystone 2 milyar pound Subat 2004 Shaikan /Behr Bahr kuyusunun % 51’i</p>
<p>DNO 9.9 milyar NOK Kasım 2005 Tawke kuyusunda günlük 50 bin varil</p>
<p>OMV 11.7 milyar USD 2007 Bina Bawi kuyusunun üçte birine</p>
<p>Sterling Enerji 2.8 milyar pound Kasım 2002 Dohuk,Erbil Gaz ve Petrol çıkartma</p>
<p>Sinopec 80 milyar USD Haziran 2009 TagTag kuyusunun günlük 35 bin varil pay</p>
<p>Total SA 123 milyar USD Şubat 2010 Antlaşmayı iptal etti&#8230;.</p>
<p>Exxon Mobil 404 milyar USD Kasım 2011 6 kuyuyu işletecekti fakat Antlaşmayı iptal etti.</p>
<p>(NOT: Genel enerji, Heriatage oil, Gulf Keystone ve Sterling enerji isimli firmalar İngiltere menşeli firmalar, DNO isveç, OMV Romanya, Sinopec Çin, Total Fransa ve Exxon mobil ABD’li firmalardır. )</p>
<p>Önce Fransız’ların Total petrolü , arkasından ABD’nin Exxon petrol tekeli Kürdistan petrol kaynaklarını işletme antlaşmasında vazgeçirildi. Exxon’un 50 milyon dollar alacağını aylarca ödemeyen Irak hükümeti Kürdistan petrol antlaşmasını iptal etmesi durumunda bedava işletmesi için bir başka bölgede petrol kuyusu teklif etti ve böylece Exxon’da Total gibi bölgeden çekildi. Genel Enerji ise yeni yatırımlar yapmayacağını açıkladı. Hatta elindeki 2 milyar dolları da Libya petrollerine yatıracağını bildirdi. AKP hükümetinin tasviyelerine uyan genel Enerji dünya ya açılan ilk Türk petrol şirketiydi ancak hisselerin yüzde 78’ni İngilizler’e satarak dünya pazarına da rahat girme yolunu eski BP genel müdürü Tony Hayward’la çmış oldu.</p>
<p>10 Mart 2012 tarihinde medya haber merkezlerine aşağıdaki haber düşüyordu.</p>
<p>‘’Irak’ta Bağdat yönetiminin onayı olmadan Federe Kürdistan Hükümeti ile bir anlaşmaya imza atan Exxon Mobil’in savunmasını bugünlerde sunması bekleniyor.</p>
<p>Geçtiğimiz hafta içinde bir açıklama yapan Enerjiden sorumlu Irak Başbakan yardımcısı Faysal Abdullah, Exxon’un Mayıs ayında Kürt hükümetiyle yapılan anlaşma konusunda savunma yapmak için ek süre istediğini söylemişti. Abdullah’ın açıklamalarına göre bu ek süre birkaç günü geçmeyecek.</p>
<p>Irak hükümetine yakın kaynaklar Salı günü Exxon’un Bağdat hükümetine resmi bir savunma sunacağını ifade ediyor.</p>
<p>Dünyanın en büyük petrol şirketi olan Exxon Mobil, Güney Kürdistan idaresiyle 2011 yılının Mayıs ayında bir anlaşma imzalaşmış ve bu anlaşma için Bağdat hükümetinin onayını almamıştı.</p>
<p>Bağdat hükümeti imzaların ardından anlaşmanın geçersiz olduğunu duyurmuş ve Exxon Mobil’in mevcut petrol anlaşmalarını durdurabileceğini ifade etmişti.</p>
<p>Geçtiğimiz ay Irak Petrol Bakanı, Exxon Mobil’in önümüzdeki dönemde yapılacak doğalgaz arama ihalesininin dışında tutulabileceğini de söylemişti.</p>
<p>Exxon Mobil’in mevcut durumda Batı Kurna’da petrol rezervlerinin önemli bir bölümünü işletme hakkı bulunuyor. Kürdistan’da yapılan anlaşmayla Kürt bölgesindeki havzalarda 20 sene boyunca petrol ve doğalgaz arama hakları Exxon Mobil’in. Şirket ayrıca bu kontratı 5 sene uzatma hakkına sahip’’</p>
<p>Bu haberler ve gelişmelerin hızına yetişebilmek çok zordu Ortadoğu’da. Irak’a demokrasi ve Özgürlük götüreceklerini ileri sürüp ülkeyi işgal edip devlet başkanı ve diğer yöneticilerini idam edenler şimdi yeraltı zenginliklerini paylaşma pazarlığındaydı. Bu pazarlıkta artık Kürtler de vardı.</p>
<p>Geçtiğimiz 100 yılda Kürtleri hiçe sayıp zenginlikleri üleşenler şimdi onu da dinlemek zorunda hatta paydanın sahibi olması için düşünmektedirler. Yani artık böyle gelmiş böyle gidecek diyemiyorlar. Güney Kürtleri son 40 yıldır otonom ve son 20 yıldır özerk bölge olarak örgütlendiler, ekonomik ve siyasi olarak hatırı sayılır bir güç sahibi oldular. Türkiye, İran ve Suriye sınırlarında tutulan 40 milyon Kürt artık eski Kürt değildir. Bu coğrafya da beni de tanıyın diyor! Yeraltı ve yerüstü zenginliklerimi paylaşırken, gelecek 100 yılın projelerini görüşürken ‘’beni de dinleyin, beni de hak sahibi olarak görün’’ diyor. Bu nedenle 100 yıl önce Kürt coğrafyasını kanlı baskınlarla, kanlı çizgilerle belirleyen, bölenlere şimdi bir alternatif oluştu, o günde vardı fakat güçsüz ve dermansızdı! Şimdi kocaman bölgenin en canlı ve en diri halkı 30 yıldır başkaldırdaydı. Bunu hesaba katmayanlar bölgede ki uygulamaları dikiş tutmaz görünüyor.</p>
<p>lrak&#8217;ın Petrol Yatakları :</p>
<p>Orta Doğu ülkeleri arasında, rezervleri en zengin ülkeler arasında yer alır. Yaklaşık 138.3<br />
milyar ton (1 trilyon, 16 milyar varil) dolayında olduğu anılan işletilebilir dünya rezervlerinin, 13.4<br />
milyar tona yakın bir kısmının (99.84 milyar varil), yani % 9.7&#8242;lik bir payının, Irak topraklarında<br />
bulunduğu hesaplanmaktadır. Buna göre ülke, bugünkü bilgilerimize göre, Orta Doğu ülkeleri toplam<br />
petrol rezervlerinin (89.75 milyar ton olup, dünya rezervlerinin % 65&#8242;ini oluşturur), yaklaşık %15&#8242;ine<br />
sahiptir. Bu ülkeler arasında, Suudi Arabistan&#8217;dan sonra (dünya rezervlerinin % 25.8&#8242;i), Orta Doğu’nun<br />
ve dünyanın rezerv bakımından ikinci zengin ülkesi durumundadır (Tablo 1).</p>
<p>Ülkenin doğal gaz rezervleri ham petrol rezervlerine göre pek zengin sayılmaz Ama yine de,<br />
bu konuda önemli bir ülkedir. Kesinlik ifade etmese de, toplam rezervler 3 ila 3.5 trilyon m3 dolayında<br />
hesaplanmaktadır (1992 yılı üretimi. 1.6 milyar m3 kadardı).</p>
<p>TÜRKİYE SINIRLARINDA PETROL FAALİYETİ VE REZERVİ</p>
<p>Türkiye&#8217;nin ise yıllık yaklaşık 250 bin varil petrol ihtiyacı bulunuyor. Bu Türkiye’nin giderek enerji pazarını elinde bulunduranların kucağına itti ve onlarla birlikte hareket etmeye yönlendirdi. Enazın 1980 sonrası Turgut Özal’la birlikte bu konsept beğenildi. Türkiye’de 2010 yılında 28,7 milyon ton petrol tüketilirken, 2009 yılına göre %1,7 oranında artış kaydedildi. Türkiye bu rakamlarla,2011’de dünya petrol tüketiminin %1 ni gerçekleştirmiş oldu.</p>
<p>2010 yılında Türkiye’de 39 milyar metreküp doğalgaz tüketildi. Buna göre, Türkiye’de doğalgaz tüketimi geçen yıla oranla %9,2 artmış oldu. Türkiye 2010 yılında, dünyadaki doğalgaz tüketiminin %1,2’sine sahip oldu.</p>
<p>Dünyadaki kömür üretiminin %0,5’ini gerçekleştiren Türkiye’de 2010 yılında kömür üretimi değişmedi ve değerini korudu. Kömür tüketiminde ise Türkiye’de %7,4’lük artış görüldü.</p>
<p>Dünyadaki hidroelektrik enerji tüketiminin %1,5’unu gerçekleştiren Türkiye’de hidroelektrik enerji tüketimi %44,3 oranında artış gösterdi.</p>
<p>Dünya çapında yenilenebilir enerji tüketiminde 2010’da %15,5’lik büyüme yaşandı. Türkiye, yüzde 88,1’lik artışla küresel yenilebilir enerjinin %0,6’lık kısmını tüketmiş oldu.</p>
<p>1945 yılında keşfedilenBatman’ın Raman petrol sahasının keşfinden bugüne yapılan çalışmalar Türkiye&#8217;de petrol ve gazın varlığını kanıtlamıştır. Bugüne kadar yaklaşık 120 petrol ve doğal gaz sahası keşfedilmiştir. Keşifler ağırlıklı olarak Kilis&#8217;ten Siirt&#8217;e kadar uzanan ve Adıyaman-Diyarbakır-Batman&#8217;ı kapsayan Güneydoğu Anadolu bölgesinde ve Trakya bölgesinde gerçekleştirilmiştir. Trakya bölgesinde genelde doğal gaz sahaları, Güneydoğu Anadolu bölgesinde ise genelde petrol sahaları keşfedilmiştir.</p>
<p>1954 sonrası dönemde aramaya verilen önem neticesinde 1965&#8242;te 150 000 m&#8217;lik maksimum metraja ulaşıldı. Arama etkisini 4 yıl sonra 1969&#8242;da yıllık üretimi 3.6 milyon tona ulaştırarak gösterdi. 1973 sonrasında arama çalışmaları 1985&#8242;de 260 000 m&#8217;lik meksimum metraja ulaştı. 6 yıl sonra ise 1991&#8242;de üretim rekor sayılan 4.5 milyon ton olarak gerçekleşti. Aramaya yapılan yatırım etkisini 4-6 yıl sonrasında üretimde göstermektedir.</p>
<p>1991&#8242;de 4.5 milyon ton olan yıllık yerli üretimimiz şu anda 2.5 milyonton kadardır. Söz konusu azalmanın önümüzdeki yıllarda da devam edeceği kesindir. Yalnız; kanıtlanmış bir ilişki vardır, o da şudur: Türkiye&#8217;de petrol aramacılığına ve sondajına bütçe ayrılırsa petrol bulunabilmektedir.<br />
Türkiye&#8217;de bugüne kadar yaklaşık 1 milyar ton petrol keşfi yapılmıştır. Ancak bunun %15&#8242;i olan yaklaşık 150-160 milyon ton petrol üretilebilir olarak tahmin edilmiştir. Bunun 112 milyon tonu (2000 sonu itibariyle) bugüne kadar üretilmiş olup, geriye kalan 40-50 milyon ton pertol Türkiye&#8217;nin üretilebilir petrol rezervidir. Bir başka deyişle, Türkiye&#8217;nin petrol rezervi yüksek değildir, ve ancak 1.5 yıllık Türkiye petrol tüketimini karşılamaya yetecek kadardır. Türkiye petrolde dışa bağımlı bir ülkedir.</p>
<p>Türkiye 2011 yılında 54 milyar dolar enerji faturası ile 106 milyar dolar açık verdirdi .Türkiye İstatistik Kurumu ihracatın yüzde 18,5 artışla 134 milyar 954 milyon dolara ulaştığı, ithalatın ise yüzde 29,4 artışla 240 milyar 833 milyon 236 bin dolara ulaştığı 2011 yılında, enerji faturası bir önceki yıla göre yüzde 40,56 oranında artarak 54 milyar 113 milyon 489 bin dolar oldu.</p>
<p>Türkiye de enerjinin toplam ithalattaki payı yüzde 22,46 oldu.2009 yılındaki 29 milyar 905 milyon 305 bin dolar 2010 yılında 40 milyar dolara yaklaşmıştı seviyelerinde idi enerji faturası küçülmenin ardından, krizden çıkış yılı olan 2010′da hızla büyümüş ve 38 milyar 497 milyon 229 bin dolara ulaşmıştı.</p>
<p>Bu arada, Türkiye’nin 2011′de ham petrol ithalatı bir önceki yıla göre yüzde 7 oranında artarak 18 milyon 49 bin 163 ton oldu. Ham petrol ithalatında ilk üç sırayı İran, Irak ve Rusya aldı.</p>
<p>900 km’lik Kerkük – Yumurtalık boru hatı Türkiye’ye Irak petrolünün akmasını sağlarken, önemli avantajları da beraberinde getiriyor. Şimdi yeni boru hatlarını Kürdistan içerisinde bu boru hatına bağlayarak Kürdistan petrolünü dünya pazarına çıkartmanın alt yapı çalışmaları yapılmaktadır. Bunun tartışmalarında çıkan tozlu-bulutlu ve sisli havanın zamn zaman puslu havaya da dönüştüğünü görebilmekteyiz.</p>
<p>Türkiye’nin petrol yatakları ise tümüyle Kürdistan’da, özellikle Batman, Diyarbakır ve Adıyaman yöresinde yer almaktadır. En zengin petrol yatakları Batman şehrinde bulunmaktadır. Şehrin etrafındaki dağlarda pek çok petrol yatağı üretime açılmıştır ve toplayıcı petrol boru hatları, buralardan çıkarılan petrolü, Batman rafinerisine taşımaktadır. Daha batıya doğru gidildiğinde, Adıyaman’da iki temel petrol yatağı üretime açılmıştır ve başka bir petrol boru hattı ile, Akdeniz kıyılarındaki Dörtyol’a bağlanmıştır.<br />
Kısacası Türkiye’nin ihtiyacı olan petrol Batman, Adıyaman, Diyarbakır-Nusaybin, Şırnak-Silopi, Siirt, Urfa, Mardin gibi kentlerden çıkarılmaktadır. Burada bulunan toplam petrol kaynaklarının en fazla 1.5 yıllık Türkiye’nin petrol ihtiyacını karşılayabilmektedir.</p>
<p>Türkiye sadece petrolde değil diğer enerji kaynaklarında da dışa bağımlı olmaya devam ediyor. Neredeyse elektrik ithal eder durumdadır. Kömür çıkarıp termik santralleriyle, akan suyu baraja doldurup elektrik üretmeye çalışıyor. Rüzgar ve Solar enerji’de dünya’nın çok gerisindedir, geri dönüşümlü yenilenebilkinir enerji de de zaten yok denilecek kadar az bir etkinliğe sahiptir.</p>
<p>İRAN: İran’ın da ki zengin petrol yataklarından biri Doğu Kürdistan’ın Kirmanşah yöresinde bulunmaktadır. Bu Kürt eyaletinin altında büyük enerji kaynakları mevcuttur. Kırmanşah’ta bulunan petrolün uçak motorları için kullanıldığı belirtilmektedir. Kirmanşah Eyaleti&#8217;nin merkezi Kirmanşah kentidir. 24.998 km² yüzölçümündeki eyaletin nüfusu 2005 sayımına göre 1.938.060&#8242;tır. Bu bölge İran devletinin denetimind eolup şu yerleşim alanlarından oluşmaktadır . Kirmanşah, Kasrışîrin, Pâve. İslâmâbadıgarb, Gîlânı-garb, Kengâver, Sungur ve Serpulizeheb.<br />
Hazar petrol havzasında 175 milyar varil petrol olduğu tahmin edilmektedir. Hazar denizinin güney batısında hala yaşayan 1.5 milyon Kürt bulunmaktadır. Horasan topraklarının doğu Kürdistan bölgesinde ayrıca doğal gaz olduğu da bilinmektedir. İran devleti 2010 yılında Hazar havzasında elde ettiği petrolün 2 milyar varilini ihraç etti.</p>
<p>SURİYE: Suriye’nin doğusunda ki Kürt bölgesi toplam petrolün yarısına sahiptir. 2009 yılında ki jeolojik verilere göre toplam 2.5 milyar varil petrol bulunuyor ve yıllık 400 bin varili çıkarılmaktadır. Önümüzde ki 10 yıl içerisinde petrol ithalatçısı olacağı tahmin edilmektedir.Musul’un kuzeyindeki petrol yataklarına kaynaklık eden jeolojik oluşumlar, sınırın öte tarafındaki Suriye’de bulunan Cezire bölgesine kadar devam etmektedir. Alian, Rumalan, Suadia ve Kara Çuk’ta bulunan petrol yatakları, daha güneyde bulunan Sacar bölgesindeki Cübeyba ve Cibisa petrol yataklarıyla birlikle günümüzde kullanıma açılmıştır. Suriye’deki kayda değer petrol üretimi buralarda yapılmaktadır ve bunlar toplayıcı bir petrol boru hattı aracılığıyla Suriye’nin merkezine bağlanmaktadır. Suriye’nin de petrol ihtiyacını karşılayan yöre, Cezire yöresidir ve burası da Kürt bölgesidir.</p>
<p>SU KAYNAKLARI</p>
<p>Ortadoğu, Anadolu ve Mezoptamya denilen bölgede en çok dağın bulunduğu ve aynı zamanda en çok suyunda bulunduğu bölgedir Kürt coğrafyası.</p>
<p>Ortadoğu’ya can veren en önemli su kaynakları Kürt coğrafyasında doğar ve akar. Dicle, Fırat, Habur, Tartar, Ceyhan, Araş, Kura, Safidrud ve Karka gibi birçok nehir ve onların başlıca kolları Kürdistan dağlarından doğmaktadır.</p>
<p>Kürdistan&#8217;ın onlarca sayıdaki akarsuları; bölgeye sulama ve elektrik enerjisi bakımından büyük olanaklar sağlamaktadır.</p>
<p>Güney Kürdistan&#8217;da Derbandixan&#8217;da (Sirwan-Diyala üzerinde) ve Dokan&#8217;da (ya da Küçük Zap üzerindeki Dokan&#8217;da) inşa edilen iki büyük baraj Bağdat metropol bölgesinin iki temel hidroelektrik kaynağını teşkil etmektedir.</p>
<p>Küçük Zap üzerinde inşa edilen Dokan barajı 7 milyon metreküplük bir su hacmine sahip olup, aynı zamanda sulama amacıyla da kullanılmaktadır. Çemçemal yöresinde bir hidroelektrik santrali inşa edilmiştir.</p>
<p>Irak&#8217;ın en büyük barajı olan ve Dicle nehrinden beslenen Musul barajı ise 20 yıldan bu yana ülkeye hem elektrik enerjisi bakımından hem de sulama bakımından büyük bir gelir sağlamaktadır.</p>
<p>Doğu Kürdistan&#8217;da sulama ve elektrik enerjisi bakımından ırmaklardan yararlanma sınırlıdır. Bokan&#8217;da sulama, Mehabad ve Kışlak&#8217;ta da sulama ve elektrik enerjisi amacıyla barajlar inşa edilmiştir.</p>
<p>Doğu Kürdistan&#8217;daki Serab Gambar akarsuyu saniyede 2457 litrelik bir kapasite ile akar. 740 km akarak Basra Körfezine ulaşan bu nehir, Saymara Karka Nehir sisteminin de su kaynağıdır.</p>
<p>Güneybatı Kürdistan&#8217;da Fırat üzerinde, elektrik enerjisi ve sulama amacıyla Rakka yakınında büyük bir baraj yapılmıştır.</p>
<p>Kuzey Kürdistan&#8217;da GAP ile; sulama ve elektrik enerjisi elde etme amacıyla Fırat ve Dicle üzerinde 21 baraj, 17 hidroelektrik santrali yapımı hedeflenmiştir. Buna göre Türkiye&#8217;nin elektrik üretimi iki katına çıkacak ve geniş toprakların sulanması sonucu tarımsal üretim kat kat artacaktır.</p>
<p>GAP ile yılda 4 milyon dönüm toprağın sulanması ve 24 megavat-saat elektrik üretilmesi öngörülmekteydi.</p>
<p>GAP öncesi 40 yıllık dönem boyunca devletin tüm Türkiye&#8217;de yalnızca 1.4 milyon dönümlük araziyi sulanır hale getirdiği ve 1985 yılında tüm ülkede yalnızca 34 megavat/saat elektrik ürettiği dikkate alındığında, GAP&#8217;ın sadece elektrik enerjisi bakımından Türkiye ekonomisine sağlayacağı katkının ne kadar önemli olduğu anlaşılacaktır.</p>
<p>GAP bölgesinde birinci, dünyada ise beşinci büyük baraj olan Urfa yakınlarındaki devasa Atatürk Barajı da dahil olmak üzere, barajların çoğu tamamlanmıştır.<br />
Adıyaman, Diyarbakır, Antep, Mardin, Siirt, Urfa yöreleri GAP Bölgesi olarak görülmektedir.</p>
<p>Kurdistan da enerji kaynaklari sadece petrol degildir..</p>
<p>RÜZGAR, GÜNEŞ VE DAĞLARI..</p>
<p>Yüksek dağlarıyla ünlü Kürt coğrafyasında yılda dört mevsime yaşanmaktadır. Güneşiyle, suyu ve rüzgarıyla doğal enerji kaynaklarını da barındırmaktadır. Geleceğin enerji kaynakalrı olan Rüzgar, Su, Yağmur, Güneş ve yenilenebilinir geri dönüşümlü enerjiye sahip bir bölgedir. Deniz’leri olmasa da büyük yeraltı ve yerüstü zenginliklerine sahiptir ve o nedenle herkesin içtahını kabartan bir coprafyanın mazlum halkları şimdi baskı altında kurtulmanın çabasındadır.</p>
<p>DİĞER MADENLER</p>
<p>Kürdistan, petrolün yanı sıra diğer madenler bakımından da oldukça zengindir. Zagros ve Toros dağları antik çağ insanları tarafından en başta da demir olmak üzere, bakır, krom ve pek çok madenin kaynağı olarak biliniyordu. İnsan ırkını taş devrinden devrimci maden (sırasıyla bakır, bronz ve demir) çağına taşıyan kimi ilk madencilik teknolojilerinin gelişimi, Kuzey Kürdistan&#8217;daki Diyarbakır yakınlarında bulunan 9000 yıllık Çayönü bölgesinde gerçekleşmiştir.</p>
<p>Türkiye, stratejik bir maden olan krom ihracatında dünyada önde gelen ülkelerden biridir. Bir başka kaynakta belirtildiğine göre krom çıkarımında dünyada 3. sıradadır. Bununla beraber Türkiye&#8217;nin başlıca demir ve bakır yatakları, kömür ve linyit yatakları, gümüş ve kurşun yatakları da yine bu bölgededir. Bunlardan başlıcalarını şöyle sıralayabiliriz:</p>
<p>Krom: Elazığ-Guleman (Guleman&#8217;daki krom yatakları Türkiye kromit rezervlerinin yaklaşık % 70&#8242;ini oluşturuyor), Adana-Akdağ (Akdağ krom yatakları, Dünyanın en zengin yataklarıdır.) Dersim- Ovacık Yöresi, Diyarbakır,</p>
<p>Gümüş ve Kurşun: Elazığ-Keban</p>
<p>Demir: Sivas-Divriği (Türkiye&#8217;de bilinebilen demir madeni rezervlerinin yaklaşık % 90&#8242;ını oluşturan (Sivas)Divriği-Hekimhan(Malatya) arasındaki rezervler, dünyanın en büyük ve en zengin demir yatakları arasında yer alıyor), Diyarbakır</p>
<p>Bakır: Ergani(Ergani bakır işletmeleri), Maden-Elazığ, Siirt</p>
<p>Kömür: Erzurum,, Şırnak, Van, Dersim, Bingöl, Diyarbakır-Hazro</p>
<p>Mangenez: Antep, Erzincan</p>
<p>Fosfat: Mardin-Mazıdağ, Kilis İli, Urfa, Diyarbakır, Antep</p>
<p>Temel madenlerin yanı sıra bir çok kentimizde çıkarılan diğer madenleri de şöyle ifade edebiliriz:</p>
<p>Adıyaman: Apatitli manyetit, marn, kil, kireçtaşı, tuğla-kiremit hammaddesi,</p>
<p>Diyarbakır: Kireçtaşı, tuğla-kiremit hammaddesi, kireç tozu, taşkömürü</p>
<p>Antep: Boksit (alüminyumun hammaddesidir), Deemit, kireçtaşı dolomit</p>
<p>Mardin: Kireçtaşı, marn, tuğla-kiremit hammaddesi, asfaltit, çimento hammaddesi,</p>
<p>Siirt: Kireçtaşı, tuğla-kiremit hammaddesi, asfaltit</p>
<p>Urfa: Çimento hammaddesi, tuğla-kiremit hammaddesi,</p>
<p>Güney Kürdistan&#8217;ın da Akra yöresinde bakır, Zaho&#8217;da kömür, Amadiye yöresinde demir, Kerkük-Barzan yöresinde krom ve magnezyum yatakları, Rewanduz ve Süleymaniye yöresinde demir ve kireçtaşı bulunmaktadır. Bu bölgede zengin uranyum yatakları olduğu ise, işgal öncesi Irak&#8217;ın nükleer çalışmaları nedeniyle dünya kamuoyuna yansımıştı.</p>
<p>Doğu Kürdistan&#8217;da Maku yöresinde kurşun, Luristan&#8217;da bakır, Senendaj&#8217;da kükürt, Kirmanşah yöresinde ise<br />
altın yatakları vardır.</p>
<p>2010-11 yılında dünya enerji talebi dünya ekonomik büyüme oranından daha hızlı artmış, küresel enerji tüketiminde %5,6’lık bir artış oranı ile 1973 yılından itibaren en yüksek artış oranı kaydedilmiştir. OECD dışı ülkelerde %7,5; OECD ülkelerinde ise %3,5 oranında bir tüketim artışı gerçekleşmiştir. 2010 yılında %11,2’lik enerji tüketim artışı yaşanan Çin 2,4 milyar ton tüketim miktarı ile 2,3 milyar tonluk ABD enerji tüketimini geride bırakmış ve dünyanın en fazla enerji tüketen ülkesi olmuştur.</p>
<p>Dünya enerji kaynaklarından petrol %33,6’lık bir tüketim oranı ile dünyanın lider enerji kaynağı olmayı sürdürmekle birlikte, tüketim oranı son 11 yıldır düşüş trendi göstermektedir. Doğal gaz ise %23,8’lik bir tüketim oranına sahiptir.</p>
<p>2010-11 yılı dünya enerji tüketim dağılımında 2009 yılına oranla; petrolde %3,1 doğal gazda %7,4, kömürde %7,6 hidroelektrikte %5,3, nükleer enerjide %2 ve yenilenebilir enerjide %15,4 artış gerçekleşmiştir. Sıvı yakıt (ham petrol, petrol şeyli, petrol kumu, sıvılaştırılmış doğal gaz), kömür, doğal gaz, hidroelektrik, yenilenebilir enerji (rüzgar, jeotermal, güneş, biyokütle ve atık) ve nükleer enerji tüketimleri de artmaktadır.</p>
<p>Dünya kapitalist ekonomik politikalarını son 100 yıldır olduğu gibi dünya enerji politikaları belirlemektedir. Enerjiyi ellerinde bulunduranlar politikalara da yön vermektedir. ABD ve batılı kapitalistlerle sıkı işbirliği içerisinde olan enerji kuyularının sahipleri olan devletler veya yönetimler dolayısıyla bu ülkelerin işbirlikçiliğnden de uzaklaşamıyorlar. Zaman zaman aykırı hareket eden, efendisini dinlemeden bazı hareketler yapanlar bir şekliyle aşağıya indiriliyor, cezalandırılıyor! İşgal edilen ülkenin yönetimi değiştiriliyor, yeraltı zenginlikleri kendi çıkarları ve şirketlerine peşkeş çekildikten sonrada ‘’demokrasi’’ getirdik ve gidiyoruz denilmektedir. Dünya da en çok tüketilen en çok ihtiyaç duyulan üründür enerji kaynakları. En çok para kazanılan, ekonomik ve siyasi güç elde edilen üründür enerji musluklarına sahip olmak. Finans kapitalın en büyük rant kaynağıdır da..Burada elde ettiklerini borsa ve bankalarda da değerlendirirek küresel kapitalist düzenini yürütürler. O nedenle sıkı sarıldıkları bir alandır enerji.</p>
<p>Med imparatorluğundan sonra bir ulus bu coğrafyada varlığını yaşatmaya çalıştı. Ulusal bilinç, uluslaşma dinsel inançların ve egemen güçlerin kölelik statüsünün gerisinde kaldığında otoriteye sahip olamayan Kürtler şimdi zengin coğrafyanın yoksul halkı olarak dayatmalara başkaldırır çabasıyla gündemin sıcak halkı olarak on’suz hiç bir hesap tutmuyor.</p>
<p>Kürt coğrafyası en zengin enerji kaynaklarına sahip olmasına rağmen üzerinde yaşayan halk bu kaynaklardan en az yararlanan durumundadır. Bunun tarihsel bir çok sebepleri vardır. Bölgede en geç uluslaşmaya başlaması, ulusal bilinç ve uyanışın faktörel etkileriyle birlikte parçalanmış bir ulus olması belkide en ağır bedeller ödemesine neden oldu. Uluslararası soygun düzeni,bölge gericiliği, ırkçı ve sömürgeci sistemleri 40 milyonluk halkı dünya zenginliklerinden yoksun bıraktı. Bilinen tarihiyle altı bin yıldır aynı coğrafyada yaşam sürdüren Kürtlerin anayurtları, coğrafi, sosyal ve kültürel bölünmesi 1639 yılında Osmanlı ve İran hükümdarları arasında Kasr-i Şerif adıyla yapılan bir antlaşmayla gerçekleşir. Daha sonra ise en büyük bölünme Osmanlı’nın 600 yıllık imparatorluğunun 1900’li yılların başlarında sona ermesiyle Kürt coğrafyası beşe bölünür. İran, Irak, Türkiye, Suriye ve Ermenistan-Azerbayca sınırlarında bıraktırılan bugün 40 milyon nüfuslu bir halk ızdıraplarıyla başbaşa bırakılır. Her ana parçada yerel veya ulusal duygularla özgürleşmek için 35 kez ulusal başkaldırıyı dener. Güney’de ki Barzan’ların Abdurrahman Barzan önderliğindeki isyanı 1806’dir. 200 yıldır Barzan’lar bölgede özgür ulusal yaşamı savunmakla birlikte en somut başarılı adımları son yıllarda ki Özerk Kürdistan yönetimidir. 1970’ler de elde edilen Otonom Kurdistan bugün fedaral Kürdistan’a dönüşerek bağımsızlığa daha da yaklaştı. İlk defa 1991 ve daha sonra ikinci kez 2001 yılında Irak’ın uluslararası güçler tarafından işgali ile başlayan süreçte Kürtlerin bölgede en başarılı çıkmalarını sağladı. Irak Anayasasına Özerk Kürdistan’ın bütün haklarını yazdırmayı başardılar. Kendi enerji kaynaklarını çıkartma, işletme ve pazarlama da dahil. Kerkük’ün en zengin petrol yataklarını tamamen işletemezse de daha içerlerde yeni buluşlarıyla önemli enerji kaynaklarını Kürdistan yararına kullanmaya başlandığını görebilmekteyiz.</p>
<p>1 Nisan 2012 tarihinden itibaren Kürdistan Bölgesi Doğal Kaynaklar Bakanlığı “Kürdistan petrol ihracatı bugün durduruldu, zira Bağdat federal hükümeti mali angajmanlarını yerine getirmedi” dedi. Petrol çıkaran ve pazarlayan 6 şirketin Mayıs 2011’den bu yana alacağı 1.5 milyar dolları aştığı belirtildi.</p>
<p>Sonuç olarak petrol şirketleri aynı zamanda bölgenin geleceğini, siyasal projelerine de yön vermede etkilidir. Gerek Golf Keystone ve gerekse ikinci büyük petrol şirketi Genel Enerji yöneticileri Özerk Kürdistan’ın geleceği ve statüsü hakkında üç konuda hemfikirler. Bunlar:<br />
- Kürdistan bölgesi kendi petrolünü işletme ve satma hakkına sahip olmalıdır.Irak hükümeti müdahale etmemelidir.<br />
- Kürdistan petrolü ve gazı Türkiye-Yumurtalık’a borularla aktarılıp dünya pazarına sunulmalı.<br />
- Irak merkezi hükümeti engellemelere devam ederse bağımsızlık ilan edip Türkiye’nin himayesinde bir özerk Kürdistan gerçekleşmelidir.</p>
<p>Bu üç öneri Ankara, Erbil, Bağdat, Washington ve Londra gibi başkentlerde konuşulmaktadır. Bunun gerçeklebilmesi için her koşulda kuzeyde ki Kürtlerin ‘’ıslahı’’ yani PKK’nın bir şekliyle silahsızlandırılıp ‘’çözüme’’ Barzani hakimiyetinde dahil edilmelidir. Türkiye’de ki hükümet bunun gerçekleşemediğini varsayıp Suriye üzerinde ki etkinliğiyle bölgede ki petrol ve gazın en önemli ‘’varisi’’ olmak için direniyor. Her yıl milyarlarca dollar parası petrol ve enerji kaynakalrına giden Türkiye şimdi yenide ‘’Kürt’’ hamiliğine soyunmaktan da ‘’abes’’ bir durum görmüyor. Türkiye’den kopmayan bir büyük Kürdistan’ın ‘’hamisi’’ olmak 1986’lar da Turgut Özal’ın politikasıydı bugün ise AKP’ nin gizli ‘’projesi’’ olarak masanın çekmecesinde durmaktadır. Herşey Suriye ve İran’a yapılan uluslararası baskıların neticesi, Irak merkezi hükümetinin Kürt tutumu belirleyecektir!</p>
<p>Ancak hepsini alt üst edecek en güçlü örgütlenme oaln PKK varlığının Türkiye, Suriye ve İran sınırlarında ki canlılığı hesapları devre dışı bırakabilecek potansiyele sahip olduğunu staretji uzmanlarınca belirtilmektedir. Kürt coğrafyasının enerji kaynakları yeni debeleşmelere de ‘’gebe’ ve yeni kanlı saldırıların, çatışmaların da ateşleyicisi olduğunu unutmamamk gerekiyor.</p>
<p>Kadim Laçin<br />
Araştırmacı Gazeteci – Londra<br />
1 Nisan 2012</p>
<p>info@kadimlacin.com</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-<br />
Kaynakça:<br />
-Golfkeystone enerji raporu-2011porları-<br />
- Genel Enerji K.Irak petrol raporu 2010-11<br />
- http://www.tuftsgloballeadership.org<br />
- Kürdün &#8220;Makus Talih&#8221;i ve &#8220;Güneydoğu&#8221; Anadolu Projesi, Osman AYTAR<br />
-www.enerji.gov.tr<br />
-CSS Investments Ltd.<br />
-EKURD.NET<br />
- 2010 Yılı TÜPRAŞ Faaliyet Raporu<br />
- BP, “BP Statistical Review of World Energy”, Haziran 2011<br />
-Irak Business daily, 2012<br />
- Irak petrol bakanlığı 2011 raporları<br />
-TPAO raporları 2010-11<br />
- Adı geçen şirketlerin 2011 raporları<br />
- KRG.GOV.ORG</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadimlacin.com/zengin-cografyanin-yoksul-halki/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ZULMÜ TAŞLIYORUM</title>
		<link>http://www.kadimlacin.com/zulmu-tasliyorum/</link>
		<comments>http://www.kadimlacin.com/zulmu-tasliyorum/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 04 Mar 2012 21:58:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat-Kültür-Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Şiirler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadimlacin.com/?p=507</guid>
		<description><![CDATA[&#160; ZULMÜ TAŞLIYORUM.. &#160; Zulme karşı dans ediyorum, Zalime karşı taş atıyorum, ateşin ve savaşın orta yerinde ölüme meydan okuyorum, kendim için hiç birşey istemedim, 6 bin yıldır bu topraklarda yaşarım Mezopotamya’yım, Anadoluyum ben fakat beni tanımazlar sen yoksun derler,… <a href="http://www.kadimlacin.com/zulmu-tasliyorum/" rel="bookmark">more</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p>ZULMÜ TAŞLIYORUM..</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Zulme karşı dans ediyorum,</p>
<p>Zalime karşı taş atıyorum,</p>
<p>ateşin ve savaşın orta yerinde ölüme meydan okuyorum,</p>
<p>kendim için hiç birşey istemedim,</p>
<p>6 bin yıldır bu topraklarda yaşarım</p>
<p>Mezopotamya’yım, Anadoluyum ben</p>
<p>fakat beni tanımazlar sen yoksun derler,</p>
<p>Doğa dan aldığım coğrafyam, dilim, kültürüm, suyum ve havam işgal altında..</p>
<p>ırkçılığın ve faşizmin diktatörlüğü altında ki topraklarda susadığm özgürlüğüm için direniyorum&#8230;</p>
<p>Panzerlerinizi, silahlarınızı ve ölüm kusan makinalarınızı taşlıyorum…</p>
<p>ve bana terörist diyorlar bunu yaptığım için&#8221;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kadim Laçin</p>
<p>ekim <a href="http://www.kadimlacin.com/wp-content/uploads/2012/03/panzerlerinize-karsi-cocuklar.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-508" title="panzerlerinize karsi cocuklar" src="http://www.kadimlacin.com/wp-content/uploads/2012/03/panzerlerinize-karsi-cocuklar-300x203.jpg" alt="ZULMÜ TAŞLIYORUM" width="300" height="203" /></a>2011</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadimlacin.com/zulmu-tasliyorum/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>NASIL  AMERİKANCI  OLDUK !</title>
		<link>http://www.kadimlacin.com/nasil-amerikanci-olduk/</link>
		<comments>http://www.kadimlacin.com/nasil-amerikanci-olduk/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 14 Jan 2012 15:29:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ana Menu-Main Page]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Uluslararası Politika / İlişkiler]]></category>
		<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadimlacin.com/?p=497</guid>
		<description><![CDATA[Aslında Amerikan’cılığımız çok eski değildir. 1.dünya paylaşım savaşı sonrası İngiliz emperyalizmi yerini ABD’ye bırakmıştı. Sömürgeci İngiliz, Kapitalizmin anavatanı olması onun ebediliğini getirmemeşti. 1492’de Amerika kıtasına ayak basmasıyla yeni bir ülke ‘keşfettim’ yalanı, kapitalizmin dünya halklarına yaptığı en büyük aldaymacasıydı. Afrika’da… <a href="http://www.kadimlacin.com/nasil-amerikanci-olduk/" rel="bookmark">more</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.kadimlacin.com/wp-content/uploads/2012/01/mastercardvisa1.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-500" title="mastercardvisa[1]" src="http://www.kadimlacin.com/wp-content/uploads/2012/01/mastercardvisa1-229x300.jpg" alt="" width="229" height="300" /></a><a href="http://www.kadimlacin.com/wp-content/uploads/2012/01/internet-browsers-logo11.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-504" title="internet-browsers-logo[1]" src="http://www.kadimlacin.com/wp-content/uploads/2012/01/internet-browsers-logo11-300x217.jpg" alt="" width="300" height="217" /></a>Aslında Amerikan’cılığımız çok eski değildir. 1.dünya paylaşım savaşı sonrası İngiliz emperyalizmi yerini ABD’ye bırakmıştı. Sömürgeci İngiliz, Kapitalizmin anavatanı olması onun ebediliğini getirmemeşti. 1492’de Amerika kıtasına ayak basmasıyla yeni bir ülke ‘keşfettim’ yalanı, kapitalizmin dünya halklarına yaptığı en büyük aldaymacasıydı. Afrika’da ki Nil nehrinin kenarlarında topladığı yüzbinlerce siyah derili yoksul köleleri diğer kıtanın yerli halkı Kızılderilileri katletmek için kullanmıştı. Amerika&#8217;nın yerli halkı soykırıma tabii tutmuştu. İşte anavatanında 500 yıllık kapitalizmin tarihi var. İngiltere, İspanya, Portekiz, Hollanda,Fransız ve Alman’lardan oluşan Avrupa emperyalizminin yarattığı Amerika emperyalizmi başlamıştı bile.. 2. dünya savaşı sonrası ise ABD&#8217;nin yıldızı parladı&#8230;Bankacılık, sigortacılık, Borsacılık veya faizcilikle güçlendirilen kapitalist yaşam biçimine yeni teknolojiler eklenerek sürüdürlmektedir. Finans kapitalın hükmettiği dünya bankacılık ve iletişim teknolojisi ile insanı yarattığı sistemine bağlamayı başarmış durumdadır. Elbette ki bağladığı bir çok alan var ancak en önemli ve son 50 yılın en önemli modern köleliğini irdelemek gerek. Afrika’nın siyah halklarını beyaz Avrupa’da götürdüğü cıncık,boncuklarla kandıranlar şimdi yeni icatlarla halkları köleliştirmiş durumdalar. Bu yeni icatlarıyla, nasıl bağladığını iki şekliyle inceleyelim. Birncisi banka kartları, ikincisi iletişim tenolojisi…İkisi uluslararası sömürücü soygun sisteminin ayakta durmasını sağlayan en ‘’şirin’’ sunumlarıdır.</p>
<p>Cebinde banka kartları olmayanımız var mı? Ya Banka hesapları olmayanlar? Yakınlarına harçlık gönderirken yaptığımız para transferleri? Kim,nasıl nereden gözetleniyor? Peki ya evinde telefonu, televizyonu, interneti, cep telefonu olmayanlarımız varmı? E mail hesapları, web siteleri? Bu iletişim teknolojisinde en iyi şekilde yararlanmak için en gelişmiş araçları ediniyormuyuz? İ pad,İ pod, İwork,İtune, İ phone? Bütün bu iletşim teknolojisinin sevk idare mekanizmasını elinde bulunduran uzay istasyonunu biliyormuyuz? İnterneti kullanan yaklaşık 2.5 milyar insana bilgi akımını sağlayan arama motorları kimindir sizce? Web sitenize Domain name almak için kime bağlıyız? 450 milyon web sitesi kimin denetiminde? Hergün birbirimize gönderdiğmiz elektronik mektuplar, mesajlar, fotoğraf veya filmlerin önce ABD’ye uğradığını biliyormuyuz?</p>
<p>Kısaca yerküre’nin ’’ tanrısı’’ insanı istediği şekilde yönlendirirken kendi çıkarları için de dizayn ettiğini bilmemek büyük bir eksikliktir. ABD imparatorluğu yeryüzünün en büyük diktatörlüğünü Avrupa’da ki müttefikleriyle kurumlaştırdığına tanık olurken, uzayıda ele geçirmek için aktif çabasının devam ettiğini görmemek olamaz. Para ve teknoloji sitemine köle yapılan insanoğlu geleceğini kendi ellerine alamazsa ünlü fizikçi Prof Hawkins’in dediği gibi gezegenimizde normal insan yaşamı bin yıl daha sürebilir, sonrası ise karanlıktır! Hor kullanılan bir dünya dayız. Bu barbarlık ince bir ayarla 7 milyar insanın 100 milyon modern kölebeyi ne biat ettirildiği çağdayız. İleri ve çağdaş bir dünya herkesin özlemidir, gelişme ve aydınlanma herkesin özlemidir, ancak eşitlik, adalet ve özgürlüğün bir grubun elinde silah olarak sallanıyorsa burada barbarlığın kurduğu egemenlik sistemi uygulanmaktadır.</p>
<p>Şimdi kısaca bir analiz yaparak, yine onların kendi verileriyle insanlığı nasıl zarpturap altına aldıklarına göz atalım.</p>
<p><strong>A &#8211; BANKACILIK</strong></p>
<p><strong></strong> Bankacılıkta iki tür bankamatik kartı vardır. Bunlar, Kredi kartı ve hesap işlem kartı’dır.</p>
<p>Banka işlem kartı, her bankanın müşterisine sunduğu ve banka hizmetlerinde kolaylık olması için kullanılan ödeme (debit) veya bankanın özel garanti kartlarıdır. Herhangi bir bankanın bankamatiklerinde ve banka şube gişelerinde kullanılabilen bu kartlar sadece müşterinin hesabını kontrol etmesi veya işlem yapabilmesini sağlıyor.</p>
<p>Kredi kartı ise uluslararası bankacılık antlaşmaları çerçevesinde dünya’nın her yerinde kullanılabiliyor. Üzerinde VİSA veya MASTER yazan kartlar kredi kartları olup, müşterisine tanınan kredi limiti kadar kullanılabiliyor. Yine uluslararası antlaşma, güvence ve sigorta kapsamlarında her banka müşterilerine verebilmektedir. 120 milyon dan fazla noktada geçerli bu kartları toplam 1 milyarı aşkın kişinin kullandığı bildiriliyor.</p>
<p><strong>DÜNYA’DA BANKA KARTLARI</strong></p>
<p><strong></strong> 2010 Sonu itibarıyla dünya’da kullanılan banka kartları sayıları şöyledir. •American Express credit: 48.9 milyon kişi •MasterCard credit: 171 milyon kişi •MasterCard debit: 123 milyon kişi •Visa credit: 269 milyon kişi •Visa debit: 397 milyon kişi •Barcylcard : 23 milyon kişi</p>
<p>2010 yılı sonu rakamlarına göre dünya’da 933.9 milyon kart sahibi var, bu sayının 2011’de 1 milyar kişiyi aştığı belirtiliyor. Yani her yedi kişiden birinin visa veya master isimli kredi kartı bulunmaktadır.</p>
<p>Ayrıca özel firmaların ve bankaların kendi müşterileri için hazırladıkları ve sundukları özel indirim, teşvik, abonelik, üyelik ve benzeri isimlerle üyelerine,müşterilerine sundukları satış kartları bulunmaktadır.</p>
<p><strong>KARTLA SATINALMA CARİ İŞLEMİ</strong></p>
<p><strong></strong> 2010 yılı sonunda aşağıda ki miktarda kartla ürün satın alımı gerçekleştirilmiştir. •American Express: $131.1 milyar dollar •Discover cards: $92.5 milyar dollar •MasterCard credit: $479 milyar dollar •MasterCard debit: $333 milyar dollar •Visa credit: $809 milyar dollar •Visa debit: $1.05 trilyon dollar Toplam : 2,849.6 trilyon dollar</p>
<p>2010 yılında kartla Dünya’da yaklaşık olarak 3 trilyon dollarlık satın alma gerçekleştirildi.</p>
<p><strong>KARTLA TİCARİ İŞLEM HACMİ</strong></p>
<p><strong></strong> 2010 Yıl sonu hesaplarına göre kartla yapılan alış-veriş işlemi şöyle gerçekleşti. •American Express: Kamuoyuna açıklanmadı. •Discover cards: Bilinmiyor •MasterCard credit: 5.85 milyar kez işlem gerçekleşti. •MasterCard debit: 8.46 milyar kez işlem gerçekleşti. •Visa credit: 9.4 milyar kez işlem gerçekleşti. •Visa debit: 28.6 milyar kez işlem gerçekleşti.</p>
<p>Toplam 52.31 milyar kez gerçekleşen işlemin neredeyse yarısı Visa debit kartla yapılarak rekor kırıldı.</p>
<p><strong>MASTER KART</strong> Master kart sistemi 1966 yılında ABD’nin New York kentinde Master card İnternatıonal Global şirketi tarafında kuruldu. Bugünkü başkanı Richard Haythornthwaite’dır. Uluslararası banka kredisi kullanma veya diğer bir deyişle ödeme sistemidir. Bütün bankaların kullandığı ve Master Kart şirketiyle merkezi antlaşmalıdır. 5600 çalışanı ile dünya bankalarını Master kart yöntemiyle yönlndirmektedir.</p>
<p>• 2010 toplam yatrımı 8.837 milyar dollar • 2010 cirosu 5.539 milyar ABD dolları ,2011 cirosu • 2010 toplam cari işlemi 5.216 milyar dollar • 2010 net karı 1.846 milyar dollar</p>
<p><strong>VİSA KART</strong> Standard ve Poor isimli şirketin 1860 yılında ABD’de Henry Varnum Poor tarafında kurulan özel şirket bugün kapitalizmin kredi  derecelendirmesini, çeki-düzenini yapmakla ünlendi. Daha sonra 1.dünya savaşı sonrası 1923’te biraz daha ciddiye alınır ve bugünün dev VİSA şirketinin temelleri atılmıştı. 1958 yılında ABD’nin Fresno kentinde ilk kurulduğunda 60 bin kişiye Amerikan merkez bankası kart verdi ve daha sonra 1970’de uluslararası bankaların kredi sağlama, ödeme veya borçlandırıp tekrar tahsil etme sistemi olarak dünya finans merkezine oturan bir kart sistemi oldu. Bugünkü yöneticileri Joseph Saunders (mdürü &amp; CEO) ve John Partridge (başkan)’dır. Kaliforniya da 25 bin metrekare kapalı alanda merkezi idare binası bulunmaktadır. Bütün ülkelerde temsilcilikleriyle dünya finans devi bir ABD şirketidir. S &amp; P 500 bugün başka ülkelerin ve uluslararası şirketlerin kredi değerlerini belirlemektedir. Sadece finansman alanda değil, sosyal, kültürel ve sanatsal alanlarda da kredi değerlendirmeleri yapmaktadır. Hükümet, parti, Ülke veya tekellerin ekonomik performanslarına göre derecelendirme yapmaktadır. 6800 çalışanı ile dünya finans ve kredi işlemlerini sevk idare etmektedir. 70 milyar işlemin gerçekleştiği 2010 yılında yaklaşık 5 trilyon dollarlık para dolaşımı sağlandı. 2011 yılında da benzer rakamların işlem gördüğü tahmin ediliyor.</p>
<p>• 2010 toplam yatrımı 33.408 milyar dollar • 2010 toplam yatırımı-mal varlığı 25.014 milyar dollar • 2010 cirosu 8.065 milyar ABD dolları • 2010 toplam cari işlemi 4.638 milyar dollar • 2010 net karı 2.966 milyar dollar</p>
<p>Hem VİSA, hem de Master kartı veya diğer banka kredi ve ödeme kartlarıyla büyük bir fiinans ağıyla dünya ekonomisi, tüketiciler anlık bilgilerle denetlenebilmektedir. Ürettiği kartlarda ki mikrofilm çhip sisteminde kart sahibinin kimlik bilgileri hafızalanmaktadır, telefon bağlantısında ki özel makinalı banka ağ sistemi ile donatılan bu küçük kartlar yüz milyonlarca müşterisini her alış verişinde merkeze bilgiyi otomotik olarak aktarmaktadır.</p>
<p><strong>DİĞER KARTLAR</strong> Dünya’da daha bir çok banka kartları bulunmaktadır, bunlar sırasyla aşağıya çıkarılmıştır. Bu bankalar esas olarak banka ödeme, kredi kartları faaliyetini dünya’ya yaygınlaştıran VİSA ve MASTER’ın önemli müşterileridir. HSBC ve BARCYLAYCARD ingiltere menşeli olmak üzere diğerleri ABD’lilere aittir. •American Express •Discover •US Bank •Wells Fargo •Chase •Barclaycard •Bank of America •Capital One •Citi •HSBC</p>
<p>Yeryüzünde ki insanı ekonomik olarak kıskaca alana, finansmal, ticari olarak denetime alan bankacılık sektörünün uyguladığı kart sistemi modern köleliğin geldiği en son denetim mekanizmasıdır. Bu mekanizma ile insan birer tüketici yapılmakla kalınmıyor aynı zamanda denetim altına da almaktadır. Tüketicileştirilen toplulukların talepleri, yönlendikleri ekonomik alanları da tespit edilerek ona göre yeni projeler geliştirilmektedir. Bu projeler doğrultusunda insanoğlunun cebinde ki parayı ele geçirme yöntemleri bulunmaktadır.</p>
<p>Banka’dan bankaya, ülkeden ülkeye yapılan para transferlerinin önemli bir miktarı önce ABD’den görülmektedir. Dünya’nın en büyük bankacılık grubu CİTİ grup’un ABD’li olması buna tek kanıt değildir. Visa, master, debit ve diğer banka kartlarının toplandığı merkez ABD’dir. Diyelim ki banka ile değil de posta veya Money gram yada western union gibi şirketler vasıtasıyla bu transfer işlemi yapıldı yinede ABD herkesten önce bunu fark edecektir.</p>
<p><strong>İNSAN SERMAYE SAHİPLERİNİN KÖLESİ ve TÜKETİCİSİ YAPILDI</strong></p>
<p>Üretilen ürünlerin pazarlanması yapıldıktan sonra, bu ürünlere sahip olmanın kolaylıkları olarak sunulan kartla alıışveriş ve harcama küresel finans sistemini en iyi ayak tutan cazibelere dönüşür.</p>
<p>Yeterki tüket biz seni ödeyen birer köle yapmasını biliriz denilmektedir. Senin ürettiğini tekrar satarlar ve o anda karlarını yamışlardır, üretim araçlarına sahip olanlar. Tüketim toplumu yaratıldı !</p>
<p>Sana yaşamı kolaylııştıryorum adı altında bu kartlara köle yaparlar. Çerçevesini çizdikleri sistem içerisinde herşeyini organize edebilme kolaylığına sahipler, buna da demokrasi, insan haklar veya özgürlükler olarak sunarlar.</p>
<p>Oysa sen büyük uluslararas sermaye gruplarının renkli, canlı ve birer tüketicisin artık! Hangi restoran’a gittin, hangi yemeği yedin ilk önce o bilir. Satın aldığın coca cola’yı, su, içki veya mutfağına aldığın ürünü hemen bilir. Bindiğin aracı, nerede satın aldığın petrol ve miktarını, çocuğuna, yakınına veya eşine aldığın hediye yi bilirler. Dünya’nın hangi köşesinde olursan ol ilk beş dakika da ABD’de ki finans merkezleri öğrenirler. Nasıl mı? İşte o kartlarla, bankalarla yaptığın harcamlar birer belgedir kapitalizm için. Uçak biletini, otelini, tatilini veya bindiğin aracı herkesten önce öğrenecekleri bir sistem kurmuşlardı ve şimdi sen, ben, ötekisi bu bankalarla, banka kartlarıyla bu bilgiyi sızdıran birer gönüllüyüz!!! İstediğin kadar anti kapitalist ol, o seni biliyor ve denetliyor hergün&#8230;yediğini, içtiğini, giydiğini herkesten daha iyi biliyor.</p>
<p>Eski toplumsal yaplarda ki takas bitmiştir! Herşey para içindir ve para dünyanın en büyük ekonomik tanrısıdır artık! Herkes yaşamını istihdam edebilmesi için para kazanmak zorunda bırakılmış, kazanılan para da büyük sermaye gruplarna akması sağlanmaktadır. Bu gün dünya’yı yöneten, ekonomik olarak sömüren ve yönlendiren 100 milyon kişi var. Bu sayının içerisinde ise en büyük tekellere, kartellere sahip ise 20 milyon kişidir, diğer 6.9 milyar insan birer modern köle olarak üretim ve tüketim alanlarında konuşlandırılmaktadır. Oysa herşeyi üreten, emek harcayan ve her sabah dünya yı yeniden yaratn büyük çoğunluk kurulan sistemlerin içerisinde birer varlık olmaktan öteye geçemiyorlar. İşte kavga da burada başlıyor. Zengin Yoksul kavgası, yöneten ile yönetilen arasındaki çatışma, ezen ezilen kavgası, emek ile sermaye arasında ki mücadele sürüp gitmektedir.</p>
<p><strong>B- İLETİŞİM TEKNOLOJİSİ</strong></p>
<p>İnsanlık ve toplumlar tairihi önemli çelişki, çalkantı ve çatışmalarda büyük badireler atlatarak bu günlere geldi. İnsan için hava, su, güneş, toprak kadar yaşamsal gerekliliğin sosyolojik ihityaçlarından biriside komünikasyondur. Komünikasyonla dil, kültür, inanç, düşünce veya programlarını uygulayabilir. İnsan denilen varlık arhaz, dilsiz ve düşüncesiz değildir! Sosyal varlık olduğuna göre inasanın iletişime ihtiyacı var diğer canlılarla&#8230;İşte iletişim araç ve gereçleri, yol ve yöntemleri çok önemlidir. Bunu bugün dünden daha da kolaylaştıran bilimsel gelişme başdöndürücü bir şekilde devam ediyor. Dünya yı kocaman bir köye çeviren iletişim teknolojisi ve küreselleşen finans gruplarıdır. Gelki bu bilim ve teknolojide yukarıda anlattığımız gibi yine belli bir grubun elindedir, bir ülkenin denetimdedir.</p>
<p>Geçtiğimiz yüzyılın başlarında ABD’de ki Motorola grubunun askeri faaliyetler için ürettiği telgraf, faks, telefon ve bilgisayarlar bugün yeryüzünde yaşayan herkese birer bilgi, ulaşım, sosyal ve kültürel iletişim araçlarına dönüştürüldü. NASA’nın dünya’nın uydusu AY’a ayak basmasını diğer gezegenler takip ediyor, uzay da kurulan üs’ler, satelite istasyonları izlemektedir.</p>
<p><strong>MEDYA</strong> Yazılı basına yüzyıllardır tanığız ve görsel basın dediğimiz medya’yı da 1900’ların başında itibaren gelişerek yaşamımızın önemli bir parçası olduğunu biliyoruz. Yazılı ve görsel medya konusunda çok şey yazmaya gerek yok. Medya alanında dünya ya bilgi akışı sağlayan yazılı, görsel olarak var olan ajans, gazete,radyo, televizyon’ların yüzde 92’si ABD ve İngiltere’nin elindedir. Dünya medya imparatoru Ruppert Murdoch İngiltere, ABD, Kanada ve Avusturalya merkezli 200 civarında basın-yayın kurumuna sahiptir. Bilgisayar ve İnternet teknolojisinin de yüzde 98’i ABD’lilerin elinde olduğuna göre&#8230;</p>
<p>1980’lı yıllarda kitle kullanım aracına dönüştürülen internet teknolojisi hakikaten başdönderici şekilde ilerliyor. İnsanın normal yaşamını, iş hayatını, öğrenim, bilgi ve iletişim ihtiyacını tarihte görülmemiş şekilde kolaylaştırmaktadır. İnsan yeniye yatkın doğası gereği bu gelişmeye çok hızlı ayak uydurur durumdadır. Kaç kişinin cep telfonu, interneti, televizyonu veya uydu bağlantılı televizyonu yoktur? Afrika ve uzak doğunun yoksul halkları henüz bu teknoloji den tam faydalanmıyor diyebiliriz, ancak dünya’nın önemli nüfusu hızla tüketici, kullanıcı olarak yararlanmaktadır. Bir kaç yıl önce bir İngiliz gazetesinde ilginç bir yazı okumuştum. ABD’de yaşayan bir bilim adamı professör’ün yaşamını anlatıyordu. Professör henüz ev ve cep telefonu, faks ve internet kullanmıyormuş!! Birisini araması gerektiğinde dışarı çıkıp sokakta ki kulübelerde bulunan jetonlu telefonlarda arama yapıyormuş! Kapitalizmle ilişki kurmama, kapitalizmin piyasaya sürdüğü teknolojik ürünlerde uzak durmayı ilke edinmiş kendisine&#8230;çünkü anti-kapitalistim diyordu.. Fakat yazının sonuna doğru bu Proffesörümüz kendisini ele veriyordu&#8230; Bal gibi Kapitalizmin çarkına o da bir şekliyle mahkumdu&#8230; Çalıştığı üniversitede maaşları banka hesabına yatırılmaktaydı ve o da banka kartlarına sahipti!! Kısacası bu sistemden ‘’kaçış’’ çok zor, ancak sistemi insanlık yararına değiştirmek ve bunun için çaba harcamak daha da olasıydı !</p>
<p><strong>CEP TELEFONLARI</strong> Cep telefonlarını kablosuz ve sabit olmayan hatlara dönüştüren uzay da ki uydu istasyonudur. Bu istasyona yerleştirilen satelite uydu sistemleri yeryüzünde ki her karış alanı izleme ve gözetleme yeteneğine sahiptir. Televizyon, telefon, internet’in kullanımının yanı sıra kare kare fotoğraf çekebilmektedir. Bu istasyon dünya’nın en gelişmiş 7 kapitalist ülkesinin elindedir. Geçtiğimiz yıl Çin’de bu kervana katıldı. Diğer yoksul ülkeler veya şirketler sadece kiralayabilmektedirler. Türkiye’nin Fransa’dan kiraladığı gibi.</p>
<p>Google gibi dev ABD şirketleri, telefon, televizyon ve internet tekellerine hizmet veren uydular bununla yetinmeyip, askeri hareketlikleri, hava durumu ve istihbarat içinde yönlendirilmiş durumdadır. Batılı telekom tekellerinin hatlarnda ki konuşmalar, mesaj ve diğer iletişimsel faaliyetler il önce bu uydu dan tespit edilir ve ilk önce uydu sahibi emperyalistler bilgi ve görüntüyü elde ederler, sonrada bizim gibi tüketici topluluklar!</p>
<p><strong>İNTERNET</strong></p>
<p>Dünya’da iki dev bilgisayar yazılım, program ve operasyon sistemi var. Bunlar Prsonel Kompütür (PC) ve Apple Macintosh’dur. Dünya bu iki bilgisayar sistemini kullanıyor. PC’nin yazılım, program ve operasyon sistemi Microsoft-Windows isimli sisteme sahip grubun programlarıyla çalışmaktadır, Apple Macintosh ise kendi özel programlarına sahiptir. Bill Gates’in sahibi olduğu PC Windows grubu ve Steven Paul Jobs’un sahibi olduğu Apple grubu dünya bilgisayar sistemlerinin sahipleridir, ikisi de ABD’lidir. Çin ve Rusya’nın bir iki ulusal programlarını saymazsak Dünya bu iki firmaya ‘’gebe’’ durumdadır. Onlarsız bilgisayar kullanılamaz, internet bağlanamaz!</p>
<p><strong>FACEBOOK</strong> Facebook (yüzkitabı) isimli soyal medya aracının 1 ocak 2012 tarihi ile dünya da 820 milyon kayıtlı kulanıcısı oldu. 2004 yılında dör arkadaş olan Mark Zuckerberg, Eduardo Saverin, Dustin Moskovitz ve Chris Hughes tarafından kuruldu. Okullarında uzaklaştırılan bu gençler bu buluşa imza attılar. Bugün kü piyasa değeri 60 milyar dollar olan bu sosyal medya ağının 3 bin çalışanı, 4.5 milyar dollar cirosuyla ABD’nin Kaliforniya kentinde dünya yı ve insanı çıkarları doğrultusunda yönlendirip dizayn etmeye çelışıyor.</p>
<p><strong>TWİTTER</strong> 2006 yılında ABD’nin Kaliforniya kentinde Jack Dorsey tarafından kuruldu. 2012 yılına geldiğimizde 300 milyon kullanıcıya ulaşmıştı ve günlük ortalama 1.5 milyar mesaj gönderiyordu. 600 çalışanı ve 250 milyon dollar ciroya ulaştı. Sosyal medya alanında iki ABD’li site yarış içerisindeler.Facebook halkın daha fazla kullandığı, Twitter ise basın yayın, ,iş ve yönetici dünyasının sık kullandığı ağlara dönüştü…</p>
<p><strong>YAHOO</strong> Santa Clara isimli ABD yurttaşı 1 Mart 1995 yılında arkadaşları Jerry Young ve David Filo ile Kaliforniya kentinde bilgisayar, program ve arama motoru olarak Yahoo’yu kurdu. Bugün 13600 çalışanı ile yılda 1.5 milyar dollar net kar yapan firmaya dönüştü. Geçtiğimiz 2011’de yıllık cirosu 15 milyar dolları ve ana mal varlığı 6.5 milyar dollar ve piyasada ki değeri 35 milyar dollar civarındaydı. Yahoo’nun sahibi oladuğu bilgisayar ve internet ticari hizmeti yapan 62 şirket bulunmaktadır. Bu üç eski solcu genç bugün dünya’nın en zengin işadamları listesine girdiler.Google alternatif tek grup olarak kaldı.</p>
<p><strong>MİCROSOFT</strong> Bill Gatess ve Paul Allen 1975 yılında ABD’nin New Mexico eyaletinde Microsoft isimli dünya bilgisayar devini kurdular. Bugün 92 bin çalışanı, 70 milyar dollarlık piyasa değeri, 2011 yılında 109 milyar dollar cirosu ve 23 milyar dollar net kar yapan bir firmaya dönüştü Microsoft. Dünya da PC bilgisayarı olan herkesin mutlaka Microsoft ürünlerini satın aldığı ve bilgisayarında kullandığını biliyormuydunuz? Çünkü PC bilgisayarlarını en iyi operasyonunu gerçekleştiren, erişim ve sevk ve idare araç, programlarına sahip tek grup Microsoft’tur…1992’de çıkardığı Windows programıyla bilgisayar pazarını Apple, Macintoshun elinden alarak herkese bir PC sloganıyla halka mal ettiler. Hotmail, word, vista ve daha çok sayıdan programla bilgisayr kullanımını kolaylaştıran, her eve her ofise ve her kişiye sağlayan bir gruba yükselen Microsoft oldu. Şimdi Nokia telefon şirketiyle bir olup yeni bir cep telefonu geliştirmeye başladılar. Google ve Apple alternatif bir cep telefonu üzerinde çalışıyorlar.</p>
<p><strong>APPLE MAC</strong> Apple kompütür firması 1977 yılında ABD’de Steve Jobs tarafından kurludu ancak 1984 yılında Macintosh zaten ilk bilgisayarı üretmişti. IBM bilgisayarları ve Macintosh isimli bilgisayarlar ABD pazarından sonra dünya medya ve iş şirketlerinin talep ettiği kompütürler olmuştu. Henüz yaygın değildi, 1990’lı yıllarda PC bilgisayarlarnda Microsoft windows programlar dalga dalga yayılmaya başlayınca Apple ile Macintosh firmaları AppleMac ismiyle birleşmişlerdi. Kendisine özel hardware beyin hafızası, software uygulama programları bulunan Apple uzun zaman dünya pazarında zayıf kaldı. Geçtiğimiz bir kaç yıl içerisinde İ Phone üretmesiyle yenide parladı. İ pod, İ pad, İ tune, İ work, İ life ve İ phone isimleriyle ürettiği bilgisayar, müzik, video, oyun ve cep telefonu kendisinden öncekileri neredyse yok etti. Dünya cep telefon devi Nokia 30 bin çalışanını çıkartarak iflasa yaklaştı, Motorola, Sony, Samsung ve diğer cep telefon üreticileri zorlandılar. Telefon üreticisi firmalar şimdi İ phone’u kopyalama veya benzerini üretmek için yarışıyorlar… İ phone dokunmatik telefon üreterek bir ilke imza atmıştı. 2011’de 26 milyar net kar yapan bir firma oldu. 60 bin çalışanı ve 120 milyar dollara yakın cirosuyla Kapitalistleri içtahlandıran bir firma oluverdi.</p>
<p><strong>DELL</strong> ABD’nin Teksas eyaletinde 4 Kasım 1984 yılında kurulan DELL firmasının bugün dünyada en çok bilgisayar satabileceğini biliyormuydu kurucus Michael Dell?.. Dell’in 103 bin çalışanı var, Dünya’da satılan bilgisayarların yüzde 20’ye yakını DELL’in dir.Sadece 2011 yılında 2.7 milyar dolar net kar elde etti..Dünya’nın en zengin 41. kişisi oldu.</p>
<p><strong>HEWLETT-PACKARD</strong> Bill Hewlett ve Bill Packard 1939 ılında Hewlett Packard bilgisayar ve araçları firmasını Kaliforniya’da kurarak belkide dünya’nın eski özel firması olmuşlardı.350 bin çalışanıyla dünya’da HP markasıyla en çok bilgisayar, program, servisi, iletişim araç ve gereçleri üretip pazarlayan bir firma olarak 130 milyar dollar dolaynda mal varlıkları, yıllık ortalama 125 milyar ciros ve 2011’de yaklaşık 8 milyar net kar yapan bir firma bugün.</p>
<p><strong>GOOGLE</strong></p>
<p>4 Eylül 1998’de, ABD’nin California kentinde ki Menlo Park, Sergey Brin ve Larry Page biraraya gelerek Google arama motorunu kurdular. Bugün piyasa değeri 80 milyar dollara ulaşmış, 32 bin çalışanı olan, 2011’de yaklaşık 10 milyar dollar net karı ve 25 milyar dollar ana sermayesi ve 70 milyar dolları aşan ciroya ulaşan dünya’nın dev internet karteli oldu. Google internet üzerinde ki bilgisayarınızı dünya ile bululturan arama motorudur. Yahoo, Excite,Alta Vista, MSN, AOL ve daha bir çok arama motoru var, sayıları 70’I bulan arama motorlarının %90’nı ABD’de dir. Dünya arama motorlarının birincisi %87’lik oranla Google, ardından %10 gibi Yahoo ikinci diğerlerinin toplam oranı ise %3 dolayındadır. Bu demektir ki arama motorları deyince Google ve Yahoo akla gelir ve ikiside ABD’de dir. 1992’de ABD’de başlayan internet arama motorları furyası bugün Google isimli tekelin kartelleşip, Youtube isimli video paylaşım sitesini almasına kadar vardı.1998’de kurulan Google’dan önce 18 arama motoru vardı, bugün birçoğu kapanmak zorunda kaldı. Google’un piyasa değeri 80 milyarı geçti. İnternet dünyasının en çok kullanılan arama motoru Google, en çok yükleme ve izleme yapılan video film web sitesi ise Youtube’dır ve ABD’li yahudi kökenli genç iş adamların elindedir.</p>
<p>Diğer tarafta sosyal medya alanın devleri de ABD’ menşelidir. Yaklaşık 1 milyar üyesi olan Facebook (yüzkitabı) ve 100 milyon üyeli Twitter ABD’li tekelerin elindedir. ABD’de kurulan bu firmalar dünya sosyal medya ağının ağası durumundalar.</p>
<p>Domain name web sitesine alınması gereken isimdir. Dünya’da 450 milyon dolayında kişisel veya kurumsal web sitesi vardır. World Wide Web (WWW) olarak tanımlanan dünya çapında internet ağı’dır. Bu ağ’a yüklenecek olan bloglar-web sitelerinin isimlendirilmesi, bu isimlerin yüklenen bilgi,belge,foto ve video’larıyla yıllık park edilme işlemine host denir. İsime, park etmeye ve dünaya ya dağıtılmasında hep ABD’ye bağımlılık söz konusudur. Bunu yapan firmalar ABD’de olup diğerleri acenta, taşeron veya temsilcilik görevleri yapmaktadır.</p>
<p>Microsoft, Windows, Apple Macintosh, MSN, MS Word, MS vista, AltaVista, Google, Yahoo, Aol, Hotmail, Live, Youtube, facebook, twitter ve daha bunlara benzer birçok yazılım, görsel, operasyonel, arama ve tarama araçlarına sahipseniz siz çoktan ABD’lilere bağlanmışsınız demektir. Finansman, banka işlemleri, iletişim araç ve gereçleri, gerçek ve sosyal medya ile ilintiliyseniz siz ABD’den çok uzak değilsiniz demektir.</p>
<p>Çok önemli pazara sahip ve dünyayı yönlendiren belli başlı ABD firmalarını yukarıda yazmaya, dökümünü yapmaya çalıştık. Elbettteki dah çok fazla ABD tekeli küresel dünyayı etkiisi altında tutmaktadır. UPS, Shell,Texacon, General motors,Generals elektrik, uzay ve havacılık firmaları, medya şirketleri, silah ve savaş tekelleri, gıda ve içeçecek tekelleri, Petrol ve enerji tekeleri gibi bir çok sayıda tekeller ABD’nin çıkarlarını dünyaya yaymaya kabul ettirmeye çalıştıklarını biliyoruz. Her sektörü ve bu sektörlerde ki tekelleri yazmak belkide birer kitap gerektirecek genişliktedir. Bu yazıda değinemeyeceğiz.</p>
<p>Bir şekliyle dolaylı veya dolaysız hemen hemen herkes ABD’ye ‘’hizmet’’ etmektedir. Hayır, ben anti emperyalistim, anti ABD’liyim diyenler dahi ‘’Amerikancılaşmış’’ durumdadır. Milyonda bir belki saydıklarımızın dışındadır… Ama hepimiz Amerikancılaştık ! Hüsamettin hiç ABD’ye hizmet etmediğini söylüyordu ve yakalayabilse ABD’yi bir kaşık suda boğacak kadar öfkeliydi ABD emperyalizmine. ! Bir sohbetimizde çok anti Amerikancı olan Hüsamettin’e sormuştum. E mail adresin varmı? Evet ! …..hotmail.com, ….yahoo.com, peki bilgisayrın varmı? evet! .. HP Dizüstü-Laptop… diyerek yanıt vermişti bana. Fakat bu sohbet esnasında enaz 4-5 sigara içmişti. Hüzamettin sigara paketini verirmisin? Dedim ve uzattı bana…Marlboro… Günde kaç tane içersin bu 20 lik paketten? Bir paket bir gün dayanmıyori bitiyor! Demişti… yani hergün 9.00 TL Marlboro sigarasına aidat ödemektedir. Altında ki WV passat’ın benzinine ise çok dikkat ediyordu, sağlam yerde yani Shell ‘den alıyormuş! İşte bu arkadaşımız ‘’ulusalcı solcu – muhafazakar solcu’’ olmakla övünüyor. Ancak yukarıda arabası hariç herşeyiyle ABD’ye bağlıdır ve hergün ABD’nin ayakta kalması için pratik fiiliyat içerisindedir, solculuğu ise sadece ‘’geyik muhabbetlerinde’’ yapmaktadır. Shell petrol’un sağlam olduğunu bana bir kaç kez söylemişti, Shell’in ne kadar ABD’li olduğunu ve yıllarca Güney Afrika ırkçı rejimini desteklediğini bilmek istemiyordu!Shell’de aldığı petrolün risk taşımadığını anlatırken elinde 500ml pet şişe içerisinde ki diet coca cola’yı yudumlarken arada bir kahve sehpasının üzerinde ki İ phone telefonun ekranına bakmayı da ihmal etmiyordu. Bizim Hüsamettin’in anti Amerkancılığı sadece sloganlar da kaldığı her halinde biliniyordu, o pratik yaşamda ABD’ye çalışan bir bireydi artık!</p>
<p>Dünya’nın 180 ülkesinde ABD’nin Coca Cola’sını 2.5 milyar insan içmektedir. 5 kıtada 15 milyon insan veya firma Coca Cola ticareti yapmaktadır. 2008 yılında İngiltere’de satılan cola miktarı su’dan daha fazlaydı. Bir başka araştırmaya göre ise dünya’da insanların konuştuğu her beş kelimeden birisinin coca cola olduğudur!</p>
<p>Öğrenilmiş veya öğretilmiş çaresizliktir, Amerikancılık! Banka, Borsa, finans, bilgisayar, telefon, internet veya benzer alanlarda ki Amerikancılık yaşamı, bağımlı kalma yaşamı zorunluluk haline getirilmiştir! Yaşamdan olmazsa olmaz gibi! Bir de dayatılan Amerikancılık var. Sistem veya hakim sınıfların düzenleri tarafından askeri, siyasi ve ekonomik olarak dayatılır&#8230;Bu dayatmalar kontrant, antlaşma veya kanun maddelerine dayandırılır. Örnek verirsek,IMF, Dünya bankası, NATO üyeliği dayatılmış Amerikancılıktır!</p>
<p>Kültürü, dili, eğitimi, bilimi, sanatı, ekonomisi, medya, iletişimi , teknolojisi ve gıdasıyla ABD dünya’nın her yerinde dir. McDonalds veya Burger King’de Hamburger’ini yemesen, Pizza Hut, KFC’de tavuklarını, Starbucks’da kahvesini,Hollywood filmlerini, CNN haberlerini, Disneyland çizgi filmlerini, Bar’da Jack Daniels whiskisini, Philip Morris’in sigaralarını yada Marlboro sigaralarnı, Dell veya HP Bilgisayarlarını, arabanda, ofisinde, evinde veya cebinde telefonlarını taşırsın yada bir başka şekliyle mutlaka bir Amerikalıya bulaşmşsındır! ABD dünyalaşmıyor 100 yıldır dünya Amerikancılaşıyor!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadimlacin.com/nasil-amerikanci-olduk/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>umudun en alttakileri</title>
		<link>http://www.kadimlacin.com/umudun-en-alttakileri/</link>
		<comments>http://www.kadimlacin.com/umudun-en-alttakileri/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 14 Nov 2011 20:05:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiirler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadimlacin.com/?p=453</guid>
		<description><![CDATA[Dünya ya geldiğimiz gibi değildi hayat Büyüdükçe gördük zorlukları Yaşadıkça izledik adaletsizlikleri Koyun koyuna iken yataklarımızda anladık yoksulluğu İlk önlüğü giydiğimiz gün ana dilimizin geçersiz sayıldığına tanık olduk Sofralarımız yoktu toprak kokan evimizde,ne de yatak odamız Her titreyişimizde acılara boğuluyordu… <a href="http://www.kadimlacin.com/umudun-en-alttakileri/" rel="bookmark">more</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya ya geldiğimiz gibi değildi hayat</p>
<p>Büyüdükçe gördük zorlukları</p>
<p>Yaşadıkça izledik adaletsizlikleri</p>
<p>Koyun koyuna iken yataklarımızda anladık yoksulluğu</p>
<p>İlk önlüğü giydiğimiz gün ana dilimizin geçersiz sayıldığına<br />
tanık olduk</p>
<p>Sofralarımız yoktu toprak kokan evimizde,ne de yatak odamız</p>
<p>Her titreyişimizde acılara boğuluyordu yüreklerimiz</p>
<p>Koca çelişkiler, horlamalar, baskılar ve zulmün<br />
yumağındaydık ki</p>
<p>yaşadıkça ve büyüdükçe öğreniyorduk farkımızı</p>
<p>Oysa Kardeşçe düşünmüştük herşeyi</p>
<p>Çünkü paylaşırdık ayakkabılarımızı, yatak ve ekmeğimizi</p>
<p>Sonra güneşimizi, suyumuzu, köyümüzü ve dağlarımızı..</p>
<p>Doğduğuz topraklarda dahi özgür olamayacağımız bilemezdik</p>
<p>Zalimlerin zulmünde çelikleştikçe susamıştık hürriyete</p>
<p>Korku baryerlerine çarptıkça yalnızlaştırılıyorduk</p>
<p>Dünyamızı parçaladıklarını büyüdükçe anlıyorduk !</p>
<p>Bir de deprem de anlamıştık ötekileştirildiğimizi</p>
<p>Biz büyüdüğümüzde bize, birşey bırakmayacak kadar<br />
paylaşmışlardı gezegeni..</p>
<p>En alttakileriz, en dipten gelenleriz umut yüklendik geliyoruz,</p>
<p>Büyüteceğiz yarına dair herşeyi</p>
<p>ve bir daha dokundurmayacağız yeryüzüne, vahşinin pençesini !</p>
<p>05 kASIM 2011</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadimlacin.com/umudun-en-alttakileri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ÜLKEM DE İNSAN MANZARALARI..</title>
		<link>http://www.kadimlacin.com/ulkem-de-insan-manzaralari/</link>
		<comments>http://www.kadimlacin.com/ulkem-de-insan-manzaralari/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 06 Nov 2011 21:53:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ana Menu-Main Page]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadimlacin.com/?p=368</guid>
		<description><![CDATA[Eşitlik ve adaletin mülk sahiplerinin iradesine teslim edildiği bir coğrafyada ki  toplumsal yaşamda  ki çelişkilerin çıplaklığını görebilmek çok zor değildir. Bunun için bir beyine sahip olmak, objektif gözlem ve bir araştırma çabası yeterlidir.  Mülk sahiplerinin egemenliğine dayalı sistemin dizayn ettiği… <a href="http://www.kadimlacin.com/ulkem-de-insan-manzaralari/" rel="bookmark">more</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.kadimlacin.com/wp-content/uploads/2011/11/cocuga-kelepce-takan.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-378" title="cocuga kelepce takan" src="http://www.kadimlacin.com/wp-content/uploads/2011/11/cocuga-kelepce-takan-300x194.jpg" alt="" width="300" height="194" /></a>Eşitlik ve adaletin mülk sahiplerinin iradesine teslim edildiği bir coğrafyada ki  toplumsal yaşamda  ki çelişkilerin çıplaklığını görebilmek çok zor değildir. Bunun için bir beyine sahip olmak, objektif gözlem ve bir araştırma çabası yeterlidir.  Mülk sahiplerinin egemenliğine dayalı sistemin dizayn ettiği toplumsal projenin kurum ve kuralları gezegenimizde ki hayatın bütün  noktalarında geçerli kılnır. Artk öyle bir kültürel ve sosyal yaşam biçiminin bütün aykırılıklarına rağmen olağan görülür.<br />
Yaşamın bir parçası sayılır.  Çizilen varlık ve yaşam sınırları egemenin inanç, ahlak, sosyal ve eylem biçimiyle</p>
<p>örtüşmesi için düzenlemeler yapılır. İşte toplumsal yapımızda ki aykırılıkları,<br />
çelişkileri ve doğa zıtı manzaraların insan üzerinde ki etkilerine bir göz<br />
atalım.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>VE </strong><strong> ÇOCUKLARIMIZ&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;..</strong></p>
<p><strong>- 10 </strong><strong> yaşında kelepçe takılır&#8230;</strong></p>
<p><strong>- 11 </strong><strong> yaşında çalıştırılır&#8230;.</strong></p>
<p><strong>- 12 </strong><strong> yaşında cinsel olarak taciz edilir..</strong></p>
<p><strong>- 13 </strong><strong> yaşında 26 kişinin tecavüzüne maruz kalır&#8230;</strong></p>
<p><strong>- 14 </strong><strong> yaşında terörist sayılır&#8230;</strong></p>
<p><strong>- 15 </strong><strong> yaşında zorla evlendirilir&#8230;</strong></p>
<p><strong>- 16 </strong><strong> yaşında işkence yada havan topuyla öldürülür..</strong></p>
<p><strong>- 17 </strong><strong> yaşında idam edilir&#8230;.</strong></p>
<p><strong>-18 </strong><strong> yaşında sırtına dünya&#8217;nın bütün kirlilikleri yüklenir&#8230;</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>VE  KADINLARIMIZ&#8230;&#8230;</p>
<p>-Her 3  saniye de en az 300 kadın çalıştığı işyerinde cinsel istismarla karşılaşıyor…</p>
<p>-Her 30 dakika da bir bayan tecavüze<br />
uğruyor&#8230;</p>
<p>-Her gün 300 çocuk cinsel istismar ediliyor&#8230;</p>
<p>-Her gün 300 bayan zorla evlendiriliyor&#8230;</p>
<p>-Her yıl 300 kadın intihar ediyor&#8230;</p>
<p>-Her yıl 300 kadın töre cinayetiyle katlediliyor&#8230;</p>
<p>-Her yıl 300 bin kadın dayak ve şidete maruz<br />
kalıyor</p>
<p>-Her yıl 3000 kadın hapse atılıyor&#8230;</p>
<p>-Her yıl 30 milyon bayan erkek baskısı<br />
altındadır&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Dünyada<br />
her 3 kadından 1&#8242;nin şiddete maruz kaldığını uluslararası kurumların<br />
yayımladıkları raporlarda öğreniyoruz. Ayrıca son 10 yılda Türkiye&#8217;de Kadına<br />
Yönelik Şiddet, Tecavüz Ve Kadın Cinayetleri Oranı Yüzde  1400 arttığı bildiriliyor. Resmi rakamlara<br />
göre son 1 yılda karısını döven erkek sayısı<br />
1 milyonu aştı. Kadınların yüzde 34’ü fiziksel, yüzde 53’ü de sözlü<br />
şiddetle karşı karşıya.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>VE<br />
TECAVÜZLERİMİZ…</p>
<p>Tecavüz<br />
temelde cinsel bir yaklaşma eyleminden çok vahşi bir aşağılanma eylemidir.<br />
Tecavüz edenle edilen arasındaki temel etkileşim ise fiziksel egemenlik ve<br />
boyun eğme ilişkisidir. Düzce Tıp Fakültesi Ana Bilim Dalı&#8217;na cinsel saldırı<br />
iddiasıyla başvuran bir grupla yaptığı araştırmanın sonuçları yayınlanmıştı. Bu<br />
sonuçlara göre cinsel saldırganların yüzde 43.4&#8242;ü tanıdık. Yüzde 13.2&#8242;si eski<br />
sevgili, yüzde 11.3&#8242;ü koca, yüzde 7.5&#8242;i biyolojik baba, yüzde 7.5&#8242;i de yakın<br />
erkek akraba. Mağdurların yüzde 18.9&#8242;u 11 yaşın altında. Yüzde 69.8&#8242;iyse 18<br />
yaşın altında.</p>
<p>•Her<br />
5 kadından 1&#8242;i hayatlarının bir noktasında tecavüz vaya tecavüze teşebbüs<br />
kurbanı oluyor. ABD&#8217;de bu sayı 4&#8242;e düşmektedir.</p>
<p>•Dünya<br />
kadın nüfusunun %10&#8242;u hayatlarının bir noktasında tecavüze maruz kalıyor.</p>
<p>•Dünya<br />
çapında tecavüz kurbanlarının %10&#8242;unu erkekler oluşturuyor.</p>
<p>•Her<br />
4 kız çocuktan biri ve her erkek çocuktan biri 18 yaşına gelmeden cinsel<br />
istismar veya tecavüzle karşılaşıyor.</p>
<p>•Tecavüz<br />
kurbanlarının %70&#8242;i tecavüzcüyü tanıyor.</p>
<p>•Tecavüze<br />
uğrayan kadınların %54&#8242;ü bunu 18 yaşına gelmeden yaşıyor.</p>
<p>•Güney<br />
Afrika&#8217;da hergün 147 kadın tecavüze uğramaktadır.</p>
<p>•Fransa&#8217;da<br />
her yıl 25.000 kadın tecavüze uğramaktadır.</p>
<p>•ABD&#8217;de<br />
her 90 saniyede bir 1 kadın tecavüze uğramaktadır.</p>
<p>•Türkiye&#8217;de<br />
kadınların %35.6&#8242;sı bazan; %16.3&#8242;ü sık sık aile içi tecavüze uğruyor.</p>
<p>•Türkiye&#8217;de<br />
her 4 saatte bir tecavüz veya tecavüze yeltenme suçu işlenmektedir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>VE<br />
EMEKÇİLERİMİZ…</p>
<p>Her<br />
sabah dünya yı yeniden kurarlar beyin ve bedenleriyle. Üretim ve<br />
servis merkezlerine iş başı için koşuşturmaca çileye döner yollarda. Bir parça<br />
hayattan faydalanmak için ücretli kölelik sisteminin çarklarını çalıştrmaya<br />
başlarlar seher vaktinde. Sosyal haklardan fazlaca yararlandırılmazlar<br />
toplumsal yapının dinamikleri, yaşlanınca evlerine gönderilirler, artık<br />
emeğinden fazla kar edilemeyceği için.Her gün emekle yaşama yön verirler,<br />
yönetildikleri yöntemlerle.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>VE<br />
İNSANLARIMIZ….</p>
<p>En<br />
enerjik yaşta, yani ergenlikle dinamizmleri sömürü alanlarına yansır. Duyguları,<br />
düşünceleri, yetenekleri, meslekleri katagorize edilerek egemenlik sistemine<br />
bağlanır. Ulus, dil, din, bayrak ve vatanseverlik kutsallık olarak ruhlarına,<br />
damarlarına kadar şırınga edilir. O dünya lı değil, dünya yı parçalara bölmüşlerin<br />
otorittiel yönetim erk’lerine adaptasyonu sağlanır. Bazı sosyal, kültürel ve<br />
sağlık yaşamı da seçeneklerine kayıt edilir artık. Kurulu düzenin çemberinde<br />
kaldığın sürece güvencedesin sen…Çemberi zorladığında egemenin cenderesine<br />
itiraz olarak fezlekelenirsin. Kafa veya kol emekçisi olarak kurulu düzenlerin<br />
birer figüranı olmaya mahkum edilen bir hayata ‘doğal’’ lık yaftası<br />
yapıştırılarak yarış ‘at’ı gibi hipodrumlarda koşturulur insanım!</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>..ve<br />
sen sözüm ona dünyalı yedi milyar dan birisin, özgür doğduğun gezegenin sadece<br />
bir parçasında verileni kadar özgürsün! Doğa ve evren de var olanlara sahip<br />
olabilmek için parçalara ayırmış egemene borçlu olarak yaşamaya, yaşlanmaya<br />
başlarsın!  Çizilen çerçeve içerisinde<br />
yaşam kavgasına başlarsın! Heyecanlı, inişli ve çıkışlı hayat içerisinde bazı<br />
mutluluklara ulaşman içinde engeller kuruludur. Bir takım doğa üstü güçleri<br />
dokunulmaz ve erişilmez olarak günlük yaşamına sokar ve sen o sokuntu ile uyur,<br />
kalkar ve yaşarsın! Doğa üstü gücü yaratan da yeryüzünde ki mülkün de ototriter<br />
gücüdür, sistemidir yani sistemin sahibi sınıflardır! Özgür doğduğun toprağın<br />
bir parça mezarına para denilen yeryüzü kirliliğinin simgesini ödemeye<br />
mahkumsun! Yeryüzünün en vahşi varlığı olan insan şimdi gökyüzüne de sahip<br />
olmak için çırpınıyor, başarırsa orada da sana bir ‘kutsal yaşam’ kuracaktır!<br />
Çünkü sen başkasına aitsin gezegende senin gibi bir canlıya ama mülkü<br />
paylaşmışlara aitsin taaa köleci toplumsal yaşamdan bu yana !</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kadim<br />
Laçin</p>
<p>5<br />
Kasım 2011</p>
<p>www.kadimlacin.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadimlacin.com/ulkem-de-insan-manzaralari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title></title>
		<link>http://www.kadimlacin.com/348/</link>
		<comments>http://www.kadimlacin.com/348/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 08 Oct 2011 21:35:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Fotoğraflar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadimlacin.com/?p=348</guid>
		<description><![CDATA[ <a href="http://www.kadimlacin.com/348/" rel="bookmark">more</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<a href='http://www.kadimlacin.com/348/03062011036-2/' title='03062011036'><img width="150" height="150" src="http://www.kadimlacin.com/wp-content/uploads/2011/10/03062011036-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="Kadim- Highgate cemetry, London" title="03062011036" /></a>
<a href='http://www.kadimlacin.com/348/attachment/08062011042/' title='08062011042'><img width="150" height="150" src="http://www.kadimlacin.com/wp-content/uploads/2011/10/08062011042-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="kadim, Albecete, Spain" title="08062011042" /></a>
<a href='http://www.kadimlacin.com/348/attachment/26082011172/' title='26082011172'><img width="150" height="150" src="http://www.kadimlacin.com/wp-content/uploads/2011/10/26082011172-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="Kadim, Gdansk- Poland" title="26082011172" /></a>
<a href='http://www.kadimlacin.com/348/kadimkrakow-curch-22-08-2011-2-copy/' title='Kadim=krakow curch -22-08-2011-2 - Copy'><img width="150" height="150" src="http://www.kadimlacin.com/wp-content/uploads/2011/10/Kadimkrakow-curch-22-08-2011-2-Copy-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="Kadim, Krakow-Poland, 2011" title="Kadim=krakow curch -22-08-2011-2 - Copy" /></a>
<a href='http://www.kadimlacin.com/348/kadim-mersin-2/' title='Kadim-mersin-Turkey, 2008'><img width="50" height="50" src="http://www.kadimlacin.com/wp-content/uploads/2011/10/Kadim-mersin1.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="Kadim-mersin-Turkey, 2008" title="Kadim-mersin-Turkey, 2008" /></a>
<a href='http://www.kadimlacin.com/348/kadim-valencia-20-copy/' title='kadim-valencia (20) - Copy'><img width="65" height="78" src="http://www.kadimlacin.com/wp-content/uploads/2011/10/kadim-valencia-20-Copy.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="Kadim, London, 2010" title="kadim-valencia (20) - Copy" /></a>
<a href='http://www.kadimlacin.com/348/safe_image_003-2/' title='safe_image_003'><img width="90" height="67" src="http://www.kadimlacin.com/wp-content/uploads/2011/10/safe_image_003.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="Kadim, London,2009" title="safe_image_003" /></a>
<a href='http://www.kadimlacin.com/348/koktyl-de/' title='koktyl de'><img width="150" height="150" src="http://www.kadimlacin.com/wp-content/uploads/2011/10/koktyl-de-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="kadim, Kitap tanitim, Londra, 2009" title="koktyl de" /></a>
<a href='http://www.kadimlacin.com/348/kadim-valencia-50/' title='kadim-valencia (50)'><img width="150" height="150" src="http://www.kadimlacin.com/wp-content/uploads/2011/10/kadim-valencia-50-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="kadim, China, 2009" title="kadim-valencia (50)" /></a>
<a href='http://www.kadimlacin.com/348/24-3-10-kemalkadimnevsalsemra-2/' title='24-3-10 kemal,kadim,nevsal,semra-2'><img width="150" height="150" src="http://www.kadimlacin.com/wp-content/uploads/2011/10/24-3-10-kemalkadimnevsalsemra-2-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="kadim,Kemal,Nevsal ve semra, Londra, 2010" title="24-3-10 kemal,kadim,nevsal,semra-2" /></a>
<a href='http://www.kadimlacin.com/348/kadim-china-2009/' title='kadim-china-2009'><img width="150" height="150" src="http://www.kadimlacin.com/wp-content/uploads/2011/10/kadim-china-2009-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="kadim-china-2009" title="kadim-china-2009" /></a>
<a href='http://www.kadimlacin.com/348/kadim-valencia-9/' title='kadim-valencia (9)'><img width="150" height="150" src="http://www.kadimlacin.com/wp-content/uploads/2011/10/kadim-valencia-9-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="Kadim, Hong Kong- 2009" title="kadim-valencia (9)" /></a>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadimlacin.com/348/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>TÜRKİYE LAİK,DEMOKRATİK ve SOSYAL HUKUK DEVLETİ MİDİR?</title>
		<link>http://www.kadimlacin.com/turkiye-laikdemokratik-ve-sosyal-hukuk-devleti-midir/</link>
		<comments>http://www.kadimlacin.com/turkiye-laikdemokratik-ve-sosyal-hukuk-devleti-midir/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 01 Oct 2011 15:09:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ana Menu-Main Page]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye- Ortadoğu- Kürdistan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadimlacin.com/?p=335</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nin Anayasasının birinci ve değiştirilemez olan maddesinde &#8221; Türkiye laik, demokratik ve sosyal hukuk devletidir&#8221; der.. Peki Türkiye kurulduğu günden bu yana öylemidir? İşte bu tartışma zaman zaman yapılıyor ancak rakamlara bakarak tartışan yok. Aşağdaki rakamlar Türkiye yi anlatıyor,… <a href="http://www.kadimlacin.com/turkiye-laikdemokratik-ve-sosyal-hukuk-devleti-midir/" rel="bookmark">more</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nin Anayasasının birinci ve değiştirilemez olan maddesinde &#8221; Türkiye laik, demokratik ve sosyal hukuk devletidir&#8221; der.. Peki Türkiye kurulduğu günden bu yana öylemidir? İşte bu tartışma zaman zaman yapılıyor ancak rakamlara bakarak tartışan yok. Aşağdaki rakamlar Türkiye yi anlatıyor, söz uçar ama rakamlar uçmaz! Şimdi soralım kendi kendimize ve yanıtlarını devletin arşivinden çıkarıp yanıtlayalım&#8230;<br />
***<br />
Türkiye’de kaç okul var? 67 bin…</p>
<p>Kaç hastane var? 1220…</p>
<p>Kaç sağlık ocağı var: 6 bin 300…</p>
<p>Peki kaç cami var? 85 bin…</p>
<p>Her 60 bin kişiye 1 hastane düşerken, 350 kişiye 1 cami düşüyor.</p>
<p>Peki kaç kilise var? 270…</p>
<p>Kaç cemevi var? 100.</p>
<p>* * *</p>
<p>Türkiye’de kaç doktor var? 77 bin…</p>
<p>Peki kaç din görevlisi var? 90 bin…</p>
<p>Türkiye’de her 900 kişiye bir doktor düşerken, her 780 kişiye bir din görevlisi düşüyor.</p>
<p>Eğitim-Sen’e göre Türkiye’nin 200 bin öğretmen açığı var.</p>
<p>* * *</p>
<p>Türkiye’de kaç kütüphane var? 1435…</p>
<p>Almanya’da kaç kütüphane var? 11 bin…</p>
<p>Türkiye’nin kaç kentinde devlet tiyatrosu var? 13…</p>
<p>Kaç kentte kuran kursu var? 81…</p>
<p>Bu kursların toplam sayısı kaç? 3852…</p>
<p>* * *</p>
<p>Türkiye’de 1 opera derneği var; 11 bale, 10 heykel, 18 resim, 18 sinema, 38 tiyatro derneği var.</p>
<p>Peki kaç tane “cami yaptırma derneği” var? 35 bin…</p>
<p>* * *</p>
<p>İçişleri Bakanlığı’nın bütçesi ne kadar? 783 trilyon…</p>
<p>Ulaştırma Bakanlığı’nın? 678 trilyon…</p>
<p>Bayındırlık ve İskân Bakanlığı’nın? 677 trilyon…</p>
<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın? 632 trilyon…</p>
<p>Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın? 280 trilyon…</p>
<p>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın? 249 trilyon…</p>
<p>Çevre ve Orman Bakanlığı’nın? 404 trilyon…</p>
<p>Sadece Sünnileri temsil eden Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bütçesi ne kadar?</p>
<p>1.3 katrilyon…</p>
<p>8 bakanlığın bütçesi kadar…</p>
<p>22 üniversitenin toplam bütçesine denk…</p>
<p>* * *</p>
<p>Diyanet İşleri Başkanlığı bütçesinin yıldan yıla büyümesine bakalım:</p>
<p>1997′de 66 trilyon.</p>
<p>1998′de 119…</p>
<p>1999′da 180…</p>
<p>2000′de 270…</p>
<p>2001′de 302…</p>
<p>2002′de 553…</p>
<p>2003′te 771…</p>
<p>2004′te 1 katrilyon…</p>
<p>2005′te 1 katrilyon…</p>
<p>2006′da 1,3 katrilyon…</p>
<p>2007′de 2.7 katrilyon…</p>
<p>* * *<br />
Böylesi bir ülkede laik&#8217;likten söz edilebilinir mi? Devletin dini varken, dini devlet besleyip yönlendirirken laik lik olabilir mi? Ayrıca ülke de çok sayıda farklı inançlara rağmen devletin dayattığı sünni islam egemen ulusun, devletin diniyken Laik&#8217;lik koca bir aldatmaca değilmidir?..ve bu aldatmaca ya sayları 20 milyona yakın Alevi yurttaşın inandırıldığı bir Türkiye sosyal hukuk devleti oabilir mi? Eşitsizlik, adaletsizlik ve sosyal ekonomik paylaşımın olmadığı böylesi bir ülkede sosyal hukuk devletinden söz edilebilinir mi?</p>
<p>Eşit ve adaletli Eğitim, sağlık, kültürel, refah ve sosyal yatırımlardan yoksun bir ülke de huzur olabilir mi?</p>
<p>Kadim Laçin<br />
30 Eylül 2011<br />
*************************************<br />
Kaynak:* Devlet Istatistik Enstitüsü<br />
* Hükümet bütçesi<br />
* ilgili bakanlık arşivleri</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadimlacin.com/turkiye-laikdemokratik-ve-sosyal-hukuk-devleti-midir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>DÜNYA YENİDEN İKİ KUTUBA BÖLÜNÜYOR, DOĞU VE BATI !</title>
		<link>http://www.kadimlacin.com/dunya-yeniden-iki-kutuba-bolunuyor-dogu-ve-bati/</link>
		<comments>http://www.kadimlacin.com/dunya-yeniden-iki-kutuba-bolunuyor-dogu-ve-bati/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Sep 2011 22:23:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ana Menu-Main Page]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye- Ortadoğu- Kürdistan]]></category>
		<category><![CDATA[Uluslararası Politika / İlişkiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadimlacin.com/?p=172</guid>
		<description><![CDATA[&#8221; İran, Rusya ve Çin NATO&#8217;ya karşı &#8216;ortak füze kalkanı&#8217; kuruyor&#8230;Türkiye&#8217;ye kurulacak olan NATO radar sistemine büyük tepki gösteren İran&#8217;ın Rusya ve Çin&#8217;le &#8220;ortak füze sistemi&#8221; kurmak amacıyla &#8220;ciddi görüşmeler&#8221; yaptığı ileri sürüldü &#8221;&#8230; İran, Rusya, Hindistan ve Çin&#8217;in başını… <a href="http://www.kadimlacin.com/dunya-yeniden-iki-kutuba-bolunuyor-dogu-ve-bati/" rel="bookmark">more</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>&#8221; İran, Rusya ve Çin NATO&#8217;ya karşı &#8216;ortak füze kalkanı&#8217;<br />
kuruyor&#8230;Türkiye&#8217;ye kurulacak olan NATO radar sistemine büyük tepki<br />
gösteren İran&#8217;ın Rusya ve Çin&#8217;le &#8220;ortak füze sistemi&#8221; kurmak amacıyla<br />
&#8220;ciddi görüşmeler&#8221; yaptığı ileri sürüldü &#8221;&#8230; İran, Rusya, Hindistan ve<br />
Çin&#8217;in başını çektiği doğu bloku, ABD ve AB&#8217;nin başını çektiği bloka<br />
karşı kapışma sahneleri hazırlıyorlar..</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>1990&#8242;larda SSCB paktı olan Warşova&#8217;nın dağılması ve eski &#8216;sosyalist&#8217;  ülkelerin<br />
birer birer yıkılmasından sonra dünya tek kutuplu olarak, batı<br />
emperyalist sistemine bağlanmıştı. Yeryüzü ve gökyüzü Batılılar<br />
tarafında siyasi, ekonomik ve askeri olarak yönlendirilmeye, dizayn<br />
edilmeye ve yönetilmeye başlanmıştı. 17. yüzyıldan bu yana Kapitalis<br />
topluma geçiş yapana ve giderek emperyalleşen küresel kapitalist sistem<br />
tek tek olanaklarını, kaynaklarını tüketerek 2008 yılından itibaren son<br />
100 yılın en büyük ekonomik krizine girdi. 1929 yılında ki krizden<br />
dahi  ağır ekonomik buhran dünya kapitalist sistemini sarmalamış ve<br />
hergün  derinleşmektedir. Batı emperyalistlerin NATO gücü her yerde<br />
konuşlanıyor, üs kuruyor ve işgaller gerçekleştiriyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Dünya<br />
nüfusnun yarsından fazlası Doğu&#8217;da yaşıyor yine en fazla yoksullukta<br />
doğuda ve ayrıca yeraltı yer üstü zenginlik kaynakalrıda bu bölgede..Bu<br />
da sömürücü tekellerin, emperyalist devletlerin içtahını kabartmaktadır.<br />
Çin, Hindistan, iran ve Rusya&#8217;nın ortak çıkarları dünyanın doğusunda<br />
bir bloka doğru gidiyor. Bir kaç yıldır batıya karşı ortak hareket<br />
ediyorlar. İşte şimdi de Füze kalkanı, askeri ve ekonomik güçlerinin AB<br />
ve ABD&#8217;ye karşı birleştiriyorlar. NATO&#8221;nun malatya Kürecik&#8217;e kurma kararı aldığı Füze kalkanına karşı doğu&#8217;nun kalkanlarıda kurulma aşamasında olduğunu söyleyebiliyoruz.</p>
<p><a href="http://www.kadimlacin.com/wp-content/uploads/2011/09/cin-rusya-hindistan-fuzeleri.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-173" title="cin-rusya-hindistan fuzeleri" src="http://www.kadimlacin.com/wp-content/uploads/2011/09/cin-rusya-hindistan-fuzeleri-300x198.jpg" alt="Rusya, Cin, İran ve Hindistan dörtlüsü" width="300" height="198" /></a></p>
<p>Aslında dünya da ki<br />
kriz, savaş ve çatışmaların özünde Rusya, İran, Çin ve Hindistan&#8217;ın<br />
doğu&#8217;da ki nüfuzuna müdahale var. Bilim insanları ve ekonomistler<br />
2030&#8242;lardan sonra dünya batı dan değil doğu dan yönlendirilmeye<br />
başlanacağını ileri sürmektedirler. ABD ve batılı emperyalistlerin<br />
Afganistan işgali, ortadoğu ve arapların dizayn edilmesinin altında ki<br />
asıl neden doğu&#8217;yu yavaş yavaş ele geçirmedir. Bu senaryonun bölgedeki<br />
en iyi yedek oyuncusu görevi ise Türkiye&#8217;ye verildi. Aslında figüranlık<br />
görevi verildi. Doğu&#8217;da İslam etkisinde ki Pakistan, Bangledeşh,<br />
Singapur, Malezya, Endonazya, Türkmenistan, Kırgızistan, Tacikistan,<br />
Özbekistan, Çeçenistan, Azerbaycan, İran ve Arap ülkeleeri üzerinde<br />
Türkiye&#8217;nin belli bir &#8221;ağırlığı&#8217; emperyalistler tarafından çıkarları<br />
için kullanılmaya çalışılyor. Bu ülkelere 350 milyon müslüman nüfuslu<br />
Hindistan&#8217;da eklendiğinde 1 milyar insan emperyalist tekellerin<br />
tüketicisi yapılmak istenmektedir. Pazar alanı yapılmak istenen bu<br />
ülkelerde Çin, Rusya, hindistan ve İran&#8217;ın da önemli ölçüde çıkarları ve<br />
etkinliği söz konusudur. İşte batı emperyalizmi bunu kırma peşindedir!<br />
Batı ve doğu kavgası geleceğin en önemli rövanşı olacaktır. Doğu dörtlüsünü sıkıştırmak, dağıtmak ve örgütsüz bırakmak istiyor. 2 yıldır süren küresel ekonomik kriz&#8217;de dolayı yaklaşık 40 milyon insan işini kaybetti.Krizin 2017 hatta İngiltere&#8217;de 2020&#8242;e kadar etkilerinin süreceğini biz değil kapitalizm akıl hocaları söylüyor. Asya projesi yada doğu projesi önümüzde ki 100 yılın hesapları yapılarak adım adım uygulanmaya başlandı. Dünya kapitalizmi sanıldığ kadar da aptal değil, bilimi d ekullanarak gelecek bin yılın hesaplarıına yaparak sınırsz olduğunu ispatlamaya çalışıyor, kendi krizine kendisi tekrar çare buluyor! Bu çareler de kuşkusuz yeni sömürü alanları, pazar ve tüketici halklar yaratarak gerçekleştirmektedir. Bloklar, kapitalistler arası çelişkilerin çatışmaya dönüşebilir, ama 19. ve 20. yüzyllarda ki büyük kara ve deniz savaşları beklenmesin bence. Füzelerin anti füze kalkanlara da sahip olduğu gezegenimiz de Kapitalizm hüküm sürmektedir !</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kadim Laçin</p>
<p>26 Eylül 2011</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadimlacin.com/dunya-yeniden-iki-kutuba-bolunuyor-dogu-ve-bati/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ALEVİ ESNAFLAR ve YARIM AYDINLAR !</title>
		<link>http://www.kadimlacin.com/alevi-esnaflar-ve-yarim-aydinlar/</link>
		<comments>http://www.kadimlacin.com/alevi-esnaflar-ve-yarim-aydinlar/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 21 Sep 2011 12:41:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat-Kültür-Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye- Ortadoğu- Kürdistan]]></category>
		<category><![CDATA[alevi esnafları ve yarım aydınlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadimlacin.com/?p=163</guid>
		<description><![CDATA[Alevi esnafları ve yarım aydınlar sözcüğü,  bir yazarımızın kitaplarında sık sık kullanılır ve benimde ilgi duyduğum bir belirlemedir. 1980 darbesinden sonra  &#8221;ALEVİLİK&#8221; üzerine neredeyse  100 dolayında kitap yayımlandı. 1980 darbesi öncesi sınırlı sayıda ki  kitap ve yazara çok sayıda Kitap… <a href="http://www.kadimlacin.com/alevi-esnaflar-ve-yarim-aydinlar/" rel="bookmark">more</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Alevi esnafları ve yarım aydınlar sözcüğü,  bir yazarımızın kitaplarında sık sık kullanılır ve benimde ilgi duyduğum bir<br />
belirlemedir. 1980 darbesinden sonra  &#8221;ALEVİLİK&#8221; üzerine neredeyse  100 dolayında kitap yayımlandı. 1980 darbesi<br />
öncesi sınırlı sayıda ki  kitap ve yazara çok sayıda Kitap ve Yazar eklenmiş oldu, öyleki son 10-15 yılda her yıl<br />
ortalama ikişer kitap yayımlayan yazarlarımız oldu. Yayımlananlar sadece şiir, <a href="http://www.kadimlacin.com/wp-content/uploads/2011/09/pir+sultan+abdal1.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-164" title="ALEVİ ESNAFLARI ve YARIM AYDINLAR" src="http://www.kadimlacin.com/wp-content/uploads/2011/09/pir+sultan+abdal1.jpg" alt="" width="295" height="394" /></a>deyiş  veya roman değildi, aynı zamanda bilimsel<br />
tarih araştrması iddialarına sahip eserlerdir. 1985 sonrası Alevilik furyası<br />
başladı. 1990 sonrası ise yüzlerce köy derneği, Alevi derneği, vakfı ve Cemevi<br />
kuruldu.Nasıl olurda binlerce yıllık tarihi olan Alevilik, bektaşilik veya<br />
özgün adıyla Kızılbaşlık böyle prim yapan bir pazara dönüştü? Çok sayıda kişi<br />
Alevilik araştırmasına başladı, kitap yayımladı, Alevilik üzerine araştrma,<br />
sözlük, tarih, felsefe ve uygulama üzerine çok sayıda kitap peş peşe yayımladı.<br />
Sözel  tarihe sahip olan Alevilik birden  dökümnateriye kavuşmaya başladı&#8230; 1960&#8242;lardan<br />
sonra kırdan kente göçle rafa kaldırılmaya başlanan Alevilik felsefesi ve<br />
uygulaması yeniden yeni yeni tespit ve iddalarla, yeni bir yörüngeye<br />
oturtulmaya başlandı. Egemen ulusun, egemen inancın egemen olan devletin<br />
yörüngesine yönlendirilen bir Alevilik tanımı büyük prim yapanlar arasına<br />
girdi..ve Alevilik tarihi taru-mar edilerek &#8221;sünni&#8221; leştirilmiş bir ALEVİLİK<br />
yarşına tanık olduk.. Öyleki bazı &#8221;sol&#8221; gruplar dahi dağılan Sovyet Birliği<br />
ile yeni bir Kabe kendilerine bularak hızla Alevilik&#8217;i SERÇEŞME seçtiler, Hace<br />
Bektaşı Veli dergahını Hac saydılar. Her 16 Ağustos’ta dergahın çevresini<br />
propoganda üssü olarak seçtiler. Dergiler, gazeteler ve kitaplar peşe peşe<br />
geldi. İngiltere merkezli TKP işçinin sesi isimli grup bu işin öncülüğüne<br />
soyundu. Ardından diğerleri Alevilik keşfine çıkar gibi, koşturdular. Aleviler<br />
büyük potansiyeldi ve Alevilik büyük bir pazardı, tam gaz koştular. Eski<br />
solcular, yeni Kerbala&#8217;cılar, dergahçı  ve &#8216;sünnilleşmiş&#8221; Alevi ozan ve dedeleri  de &#8221;olanaksızlıktan&#8221; bu kişi ve gruplara<br />
yaslandılar..Büyük bir KORO oluşmuştu&#8230; Öyleki Alevilik üzerine 15-20 kitap<br />
hatta daha fazlasınıı yazanlar çıktı piyasaya ve hepimizde okuduk, inandık veya<br />
zaman  zaman şaşırdık hangisini okuyalım<br />
diye..Ama öyle bir gün geldi ki ALEVİ ESNAFLAR çoğaldı, YARIM AYDINLAR<br />
türedi..Alevilik masaya yatırıldı,<br />
soyunduruldu ve Alevilik &#8216;e yeni tanımlarla yeni elbiseler<br />
giyindirilmeye başlandı.</p>
<p>En acı veren ise Alevi tarihi Alevi olmayanlar tarafından<br />
yazılıp resmi ideolojinin hizmetkarlığına soyunulmasıydı.  Alevi tarihini başkaları yazıldı, Alevilere<br />
fırsat verilmedi. Halklar enformasyon bombardımanına tutuldu.</p>
<p>Geçtiğimiz günlerde bir kitap elime geçti. Kitap, tairhte 24<br />
Alevi Devleti  kurulduğunu ve yaşadığını<br />
iddia ediyor. Yine bir başka yazarımız da Divriği devletinin Koçgiri’lilerin<br />
kurduğu ilk Alevi devleti olduğunu ispat etmeye çalışıyor. Yeryüzünde ki  bütün dinlerin ve inançların Alevi<br />
felsefesinden beslendiğini  iddia edecek<br />
kadar ileri gidildi. Bu her ikisinin de bilimsel olmadığı ve gerçeklerle ilgisi<br />
olmadığı tarihleriyle, kurucuları, sistem, yönetim ve kültürleriyle aşikardır.<br />
Alevilik kırsal alanda vücut bulmuş, varolan sistem, yönetim ve kurulu<br />
düzenlerle bağdaşmamış bir itiraz ve isyan kültürüdür. Adalet, eşitlik ve soyal<br />
paylaşımı rehber edinen değişimci bir inanç biçimidir. Doğa ve evrenin varlık<br />
sebebi sayar. Muhalif olması onun iktidar erkinde uzak durmasını sağlamıştır.<br />
Ancak Alevi esnaflığı yapanlar bu tarihsel gerçeği, sosyolojik gerçeği, sosyal<br />
ve doğasal gelişimi yok saymışlardır. İlkel komünal çağlarda türemeye başlayan<br />
inançların, toplulukların sınıf, ulus ve toplumsal alt üst oluşları görmezden<br />
gelmişlerdir. Ortaçağın karanlığında korkuya, doğa olaylarına ve erişilemeyen<br />
olağan üstü güçlere ‘’güce tapmacı’’ bir biçimde sarılmıştır. Hiç bir dinsel<br />
inanç, felsefesi ve yaşam tarzları birbirnden tamamen bağımsız değildir. Hiç<br />
birisi bir ilk veya son değildir. Hiç birisi diğerinden etkilenmedi denilemez.<br />
Bu doğa ve insan tarihine aykırı tespit olur.</p>
<p>Günümüzün rahatlığı, olanakların genişliği ise herkesi yazar<br />
yapabilmektedir.  Bir geçim kaynağı<br />
olarak Aleviliği kaynak seçenlerin sayısını artırabiliyor. Savunmasız,<br />
kimsesiz, ezilen ve horlanan topluluk üzerinde politika yaptırabiliyor, yarım aydınlar<br />
çıkartabiliyor. Yarım aydınlar diyoruz çünkü gerçek aydın insan<br />
aydınlanmacıdır, statükocu, sistem ve egemen kültürün temsilcisi olamaz! En<br />
alttakilerin  adalet ve eşitlik feryadını<br />
dillendirir! Ezilenlerin yanında yer alır, yolunda ışık olur! Sömürü, soygun,<br />
talan, işgal, asimilasyon ve katliam yapanlara barikat olandır gerçek aydın!!Gerçek<br />
aydın sokakta, mahallede, üretim ve sosyal yaşam merkezlerinde halklarla<br />
birlikte olur, ezilenlerin yanında saf tutar.Gerçek aydın, ezen ve egemen<br />
sistemin karşısına kalemiyle, beyniyle ve duruşuyla dikilir.  Bugün böyleleri bir elin parmaklarını geçmez<br />
ancak Alevi aydını olarak piyasada gezinenlerin sayıısı yüzlercedir. İşte bu<br />
nedenle yarm aydınlardır, Alevi esnaflardır diyebilmekteyiz.</p>
<p>İnsanlık ,  nice badireler atlatıp bugünlere gelebildi.</p>
<p>Binlerce yıldan sonra bugün Alevi Tarihi, felsefesi, yaşam<br />
tarzı, inanaç ve uygulaması tartışılmaya açıldı ! Tarihi ve felsefesini<br />
kirletenler birer birer açığa çıkıyordu. Yazlanların neredeyse yüzde 85&#8242;i nin<br />
Alevilik&#8217;le ilgisi olmadığı anlaşlacaktı..Yazanlar, Konuşanlar, Pir, Dede,<br />
önder ,Aydın veya yazar olarak ortaya çıkanların ezici çoğunluğunun Türk-İslam<br />
Sentezinin Alevi versiyonu olduğu anlaşılacaktı..İslam&#8217;ın sünni ve Şii mezheplerini Cemevlerinde kopyalayan bir Alevilik son bin yılın uygulamasına dönüştü.. Orjinali varken nedenkopyacılık yaptırıldı, yaptırılıyor?? Bu soru ları bu yazarlara, Pir, önder veya aydınlara sormak gerekmez mi?</p>
<p>Statükalaştırılmış ve Arap çöllerine bağlanmış Alevilik can<br />
çekişiyor.</p>
<p>Son bin yılda<br />
islam çemberine alınarak bir mezhep statüsü verilen, verdirilen Alevilik şimdi<br />
geçmişini sorguluyor, araştırıyor ve tarihi ile yüzleşip hesaplaşma<br />
içerisindedir.  Yıllardır propoganda<br />
edilen ‘’ asıl müslüman biziz’’ ..’’ esas Türk biziz’’.. ‘’ Ehlibeyt’ten<br />
geliyoruz’’ şeklinde ki  ‘’Türk-İslam<br />
Sentezi’’ menşeli  tanımlamaya itiraz<br />
sesleri yükseldi.  Bugün Anadolu<br />
Aleviliği olarak tanımlanan bir topluluğun bin yıllardır yaşadığı felsefi yaşam<br />
ve inanç kültürünün önceli, Kızılbaşlık ve ışık topluluğu gün ışığına çıkmaya<br />
yüz tuttu.  İslam öncesi Işık tahifesini<br />
islam la buluşturma çabası gösteren dönemin Alevi önderleri Kızılbaşlık<br />
kültüründen uzaklaştırmayı başarmışlardı. Hace Bektaşi Veli, Yunus Emre, Şah<br />
Hatayi veya Şah İsmail gibileri bin yıllar süren bir başkaldırı kültürünü,<br />
sistem karşıtı felsefi yaşamsal  inançta<br />
ki Alevi topluluğunu Arap yarımadasında başlayan islam rüzgarına<br />
çekebilmişlerdi.  Tarihsel süreçte<br />
eşitlik, aydınlık ve adalet için başkaldıran Alevi önderleri darağaçlarında<br />
veya hapishanelerde hunharca katledilmişlerdi. Dik duran fakat diz çökmeyen<br />
Alevi inanç önderleri hiç bir dönem ezenlere biat etmediler. Biat edenler,<br />
işbirlikçiliği seçenler aynı zamanda Aleviliği değişik yöntem ve alışkanlıklar<br />
altında sünni’leştirmiş yada Şii’leştirmişlerdir. M.Ö 3500 yıl boyunca<br />
Mezopotamya ve Anadolu coğrafyasında kitleler üzerinde etkisi bulunan Zerdüşti<br />
inancı son bin yılda etkisizleştirilme başarısı sağlandı. Tek Tanrılı ve<br />
peygamberli dinsel inançlardan uzak yaşamayı başaran Işık veya Kızılbaş<br />
topluluğu Pers ve Osmanlı dönemleriyle Araplaştırılmasına gidildi. Öyleki<br />
Türklerin orta Asya’da ki  Şaman<br />
inançları, Perslerin Horasan ve İran topraklarında ki Şii inançlarıyla bezenmiş<br />
bir Alevilik kitlelerin önüne sürüldü. Netice de Anadolu Aleviliği Şii islam,<br />
şaman veya sünni  islam karışımı bir<br />
inanç sahibi yapılarak Ali’nin Aleviliğine büründürüldü.</p>
<p>İlk başta<br />
Kızılbaşlık kültüründe ki en önemli inançsal uygulama olan CIWAT ismi CEM<br />
yapılarak arapçalaştırıldı. Cıwat kürtçe, Cem Arapça kelimedir. Daha sonra<br />
Muharrem inancı 12 imamlaştırıldı derken yavaş yavaş Arap islamın bir mezhebi<br />
olarak resmileştirildi.</p>
<p>İslam’ın en<br />
etkili olduğu topraklarda  bütün<br />
korkulara, takkiye ve zulme karşın yaşadığı topraklarda İslamın temel<br />
şartlarını uygulamadılar. Minaresiz köy ve kentlerde binlerce yıllık rituellerini<br />
gerçekleştirmeye çalıştılar.  İslam<br />
dininin ibadet merkezi Camii’lerden uzak durdular. Mekke ve Medine’yi Kabe<br />
saymadlar. Hac ve ramazan orucundan uzak durdular. Namaz ve diğer ‘’müslüman’’<br />
lk uygulamalarından uzak yaşadılar. Kendi<br />
inançsal felsefelerinin uygulamas olan Pir, Ocak, Cem, Muharrem,<br />
Musayip, dört kapı kırk makam gibi rituellerine bağlı kalmayı yeğlediler.<br />
İnançları, yaşam felsefesi ve rituelleri ağır asimilayona tabii tutulduysada<br />
bugüne kadar getirilen bazı köklü<br />
kalıntılar Aleviliğin farklılığını ortaya kaoyabilmektedir.</p>
<p>Yeni Alevi esnafları ve çeyrek aydınlar, Eski pazarlarını kaybetme korkusuna girerlerken  sağa-sola sataşmaya başladılar. Alevi tarihini<br />
irdeleyen bazı gerçekçi araştırmacılara, yazar ve aydınlara karşı yeni bir<br />
dinsel savaş vermeye başladılar. Alevi halkının bin yıldır beyinlerine<br />
yerleştirilen dinsel duygularını da arkalarına alarak saldırı başlattılar.<br />
Sistem Aleviliğine sarılan bu zatlar, Aleviliğin muhalifliğinin içini<br />
boşaltarak yeni bir Kerbala Aleviliğini dayatmaktadırlar.</p>
<p>Sosyal medya , görsel veya yazısal medya da<br />
kıyasayı tartşmalar yaşandı-yaşanıyor..Konuşacak veya yazacak karşı<br />
fikirleri olmayanlar küfür,hakaret veya kökenine vuracak kadar alçaldılar!!!<br />
Nerede bu Alevi hoşgörüsü, 72 millete aynı gözle bakma felsefesi??  Bir insanın sünni anne ve baba&#8217;dan doğup Alevi<br />
felsefesi üzerinde yoğunlaşmasını &#8221; SUÇ&#8221; gibi lanse edebiliyorlar&#8230; Bu<br />
çirkin bir eleştiri dahi sayılmaz, utanmazca bir davranışa dönüşür. Sayın<br />
İzettin Doğan ve ulemasınn Alevi olması ALEVİLİĞİ sünnilikten, huraficilikten,<br />
Arap yarımadasından mı kurtardı?? ..Aksine Cemevlerini Minaresiz camilere çevir<br />
medi mi? Kızılbaş Alevileri ulusal kökenlerinden koparmadı mı? 30 yıldır süren<br />
Kürt ulusal özgürlük başkaldırsından uzaklaştırmak için herşeyi yapmadı mı?</p>
<p>900&#8242;lü yıllarda şimdiki Cem Vakfı (İzettin Doğan&#8217;ların)  Arap İslam çemberine aldıkları Aleviler bin<br />
yıldır bu çemberde cebelleşip duruyorlar&#8230;İslam 5 şartını uygulamayan,<br />
inanamayan Aleviler binlerce yıldır Minaresiz köylerde yaşadılar ve 1980<br />
darbesi sonrası da bu Minaresiz köylerde yapılan Cemevleri Minaresiz Camii&#8217;lere<br />
çevrildi..İşte Bülent beylerin bundan büyük katkı ve emekleri olduğuna inanıyorum..</p>
<p>Kirletilen, inkar ve imha edilen Alevi tarihi bugün<br />
kendisini arıyor!!! Resmi ideolojinin Türk-İslam sentezine bezenmiş Alevilik<br />
tarihi tuzla buz olup erimeye yüz tutmuştur.. Buna ayak direyenlerin bir<br />
başkaldırısını izliyorum..Yazılıyor, konuşuluyor ve tartışılıyor&#8230;Sözsel Tarih<br />
yazısal ve belgeli bir tarihe geçme çabasındadır.. Bu çabayı sürdürenler<br />
insanlık tarihi, toplumlar tarihi, düşünce ve inançlar tarihi ile doğa ve<br />
birlikte bilimsel hareket ettikleri sürece doğruyu bulacaklarına inanıyorum..</p>
<p>Binlerce yıllık Anadolu, Mezopotamya coğrafyasında ki<br />
Aleviliğe yapılacak en büyük kötülük onu 1400 yıl önceki Kerbala&#8217;da ki kavganın<br />
içerisine çekip, o dönemin iktidar kavgasında taraf yaparak Cemevlerini<br />
Minaresiz Camilere çevirmektir&#8230; Sünnileştirilmiş Aleviliği yaratarak İslam<br />
içerisinde yeni bir alt mezhep yapmaktır..Bunu yapanlar Takkiye yapacakalrına,<br />
kopyacılık yapacaklarına doğrudan orjinal islamın içine girmelerini daha<br />
faydalı bulduğumu ifade etmek isterim.</p>
<p>Alevilik tarihi insanoğlunun inanç ve düşünce tarihinden,<br />
Alevilerin tarihi ise sınıf ve toplumlar tarihinden bağımsız ele alınamaz!<br />
Alevilerin yaşadığı topraklarda zamanla 24 farklı ulus ve inançlar barındı,<br />
birlikte paylaşım ve etkileşimler yaşandı. Aleviler, yaşadığı coğrafyada son bin<br />
yıldır İslamın etkisine girdiği gibi başka inanç ve felseferin de etkisinden<br />
kurtulamadığı gibi kendi öz inançlarında da tamamen taviz vermeden 21. Yüzyıla<br />
kadar gelebildi. Dede den babaya, baba dan oğula, Pir den mürşite anlatılarak<br />
gelen söylence kültürü bugün yazımsal, belgesel bir kaba sığdırılmaya<br />
başlanmıştır. Değişim ve başkaldırı kültürü<br />
olan Alevilik tarihi yeniden yazıya dökülüyor. Bir süredir bu tarih, telli<br />
Kuran’la ve söylence ile bugüne kadar anlatılanlar, yazılanlar sorgulamaya,<br />
tartışmaya veya kritiks edilmeye başlandı. Bazı sancılar olacak, bazı ayrışma<br />
ve çatışmalar elbette yaşanacaktır. Ancak doğrular tespit edilip yazıya<br />
dökülünce Alevilik ve Aleviler üzerinde yıllardır rant elde edenler rahatsız<br />
oluyor ve olacaklar. Bu kapıyı bir geçim merkezi olarak görenlerin beslenme<br />
alanları kaybolacaktır! Alevi esnaflığı yapanlar, çeyrek veya yarım aydınlar<br />
köşelerine çekilecekleridir. Kısacası işsiz kalacaklardır yada sistemin<br />
öngördüğü sünnileştirilmiş Aleviliğin Arap çöllerindeki esintisinde gi dergah<br />
ve ocaklarda ömürlerini tamamlayacaklardır!  Yeni kuşaklar, yeni yazarlar, araştırmacı ve<br />
aydınlar Alevilik tarihini hak ettiği, kökleriyle buluşturup, olması gereken<br />
mercaha sürükleyeceklerine inanıyorum. Kır yaşamının kent yaşamına entegre<br />
olması için üretim ilişkilerinin belirlediği sosyal yaşam ağına<br />
dönüştürüleceğine umut ediyorum.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kadim Laçin</p>
<p>21 Eylül 2011</p>
<p>www.kadimlacin.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadimlacin.com/alevi-esnaflar-ve-yarim-aydinlar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>YENİ DEVLETİN YENİ PARTİSİ -AKP ..!</title>
		<link>http://www.kadimlacin.com/yeni-devletin-yeni-partisi-akp-2/</link>
		<comments>http://www.kadimlacin.com/yeni-devletin-yeni-partisi-akp-2/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 20 Sep 2011 16:48:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Türkiye- Ortadoğu- Kürdistan]]></category>
		<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadimlacin.com/?p=120</guid>
		<description><![CDATA[YENİ DEVLETİN YENİ PARTİSİ AKP &#8230;! 12 Haziran seçimlerinde % 50 oy alarak yeniden tek başına hükümet kuran AKP yeni devleti yeni sömürgeci ve küresel kapitalist sistemin çıkarları doğrultusunda dizayn etmektedir&#8230; Sürpriz deüildir bu ! Yargıdan Orduya, Parlementodan Anayasaya, Spordan… <a href="http://www.kadimlacin.com/yeni-devletin-yeni-partisi-akp-2/" rel="bookmark">more</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>YENİ DEVLETİN YENİ PARTİSİ AKP &#8230;!<br />
12 Haziran seçimlerinde % 50 oy alarak yeniden tek başına hükümet kuran AKP yeni devleti yeni sömürgeci ve küresel kapitalist sistemin çıkarları doğrultusunda dizayn etmektedir&#8230; Sürpriz deüildir bu ! Yargıdan Orduya, Parlementodan Anayasaya, Spordan Kültüre, İnançlardan Milliyetlere, Ekonomiden sendikalara, İletişimden teknolojiye, sağlıktan eğitime&#8230;Gençlikten Kadınlara&#8230;ve&#8230;bütün toplumsal yaşamı yeniden Küresel Kapitalizmin yeni dünya düzenine uyarlama çalışmaları devam ediyor&#8230;AKP&#8217;nin görevi budur ! AKP Cumhurriyet dönemi boyunca uluslararası sermaye gruplarının ve devletlerinin en memnun oldukları partidir, Özal&#8217;ın ANAP&#8217;ından sonra&#8230;Türkiye&#8217;ye yeni gelen bazı uygulamaları daha önce, onlarca ve yüzlerce yıl önce batı&#8217;da uygulanmaya başlanmıştı&#8230;AKP yeryüzüne yeni bir İCAT getirmedi, eski denenmiş ve uygulanmış icatları Türkiye devleti ve toplumu üzerinde uyguladı ve uyguluyor..AKP yeni değil, devlette Yeni olan insanoğlunu PARA denilen yeni dünya DİN&#8217;inin etrafında üreten ve tüketen olarak hizaya getirmektir! Paraya hakim olanlar ise yeni DİN&#8217;in peygamberleridir ! Yani Kurdukları sistem ve devletlerle insanoğlunu bu DİN&#8217;in içerisine hapsettiler, çember de kalmak şartıyla herkes özgürdür! Çember&#8217;i hafifçe genişletenlere ise AKP&#8217;denir, özgrlükçü, ilerici veya demokrat yaftası yapıştırılır ! Çemberin kenarında oyun oynamak YASAKTR, çembere zarar vermek YASADIŞIDIR ! Gezegenimizde oluşturulan 220 dolaynda çember var, bunlara ayn isim verilmiş DEVLET ! Çemberi yuvarlayanlar ise o yeni DİN&#8217;in sahipleri ve peygamberleri ! Oysa insanın tek çemberi olmalı doğa ve evren!<br />
Kadim Laçin<br />
01-07-2011</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadimlacin.com/yeni-devletin-yeni-partisi-akp-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

