<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kadim Lacin&#039;in            Seyir Defterinden</title>
	<atom:link href="http://www.kadimlacin.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kadimlacin.com</link>
	<description>Kadim Laçin</description>
	<lastBuildDate>Sat, 14 Jan 2012 18:02:45 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	
		<item>
		<title>NASIL  AMERİKANCI  OLDUK !</title>
		<link>http://www.kadimlacin.com/nasil-amerikanci-olduk/</link>
		<comments>http://www.kadimlacin.com/nasil-amerikanci-olduk/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 14 Jan 2012 15:29:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ana Menu-Main Page]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Uluslararası Politika / İlişkiler]]></category>
		<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadimlacin.com/?p=497</guid>
		<description><![CDATA[Aslında Amerikan’cılığımız çok eski değildir. 1.dünya paylaşım savaşı sonrası İngiliz emperyalizmi yerini ABD’ye bırakmıştı. Sömürgeci İngiliz, Kapitalizmin anavatanı olması onun ebediliğini getirmemeşti. 1492’de Amerika kıtasına ayak basmasıyla yeni bir ülke ‘keşfettim’ yalanı, kapitalizmin dünya halklarına yaptığı en büyük aldaymacasıydı. Afrika’da… <a href="http://www.kadimlacin.com/nasil-amerikanci-olduk/" rel="bookmark">more</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.kadimlacin.com/wp-content/uploads/2012/01/mastercardvisa1.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-500" title="mastercardvisa[1]" src="http://www.kadimlacin.com/wp-content/uploads/2012/01/mastercardvisa1-229x300.jpg" alt="" width="229" height="300" /></a><a href="http://www.kadimlacin.com/wp-content/uploads/2012/01/internet-browsers-logo11.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-504" title="internet-browsers-logo[1]" src="http://www.kadimlacin.com/wp-content/uploads/2012/01/internet-browsers-logo11-300x217.jpg" alt="" width="300" height="217" /></a>Aslında Amerikan’cılığımız çok eski değildir. 1.dünya paylaşım savaşı sonrası İngiliz emperyalizmi yerini ABD’ye bırakmıştı. Sömürgeci İngiliz, Kapitalizmin anavatanı olması onun ebediliğini getirmemeşti. 1492’de Amerika kıtasına ayak basmasıyla yeni bir ülke ‘keşfettim’ yalanı, kapitalizmin dünya halklarına yaptığı en büyük aldaymacasıydı. Afrika’da ki Nil nehrinin kenarlarında topladığı yüzbinlerce siyah derili yoksul köleleri diğer kıtanın yerli halkı Kızılderilileri katletmek için kullanmıştı. Amerika&#8217;nın yerli halkı soykırıma tabii tutmuştu. İşte anavatanında 500 yıllık kapitalizmin tarihi var. İngiltere, İspanya, Portekiz, Hollanda,Fransız ve Alman’lardan oluşan Avrupa emperyalizminin yarattığı Amerika emperyalizmi başlamıştı bile.. 2. dünya savaşı sonrası ise ABD&#8217;nin yıldızı parladı&#8230;Bankacılık, sigortacılık, Borsacılık veya faizcilikle güçlendirilen kapitalist yaşam biçimine yeni teknolojiler eklenerek sürüdürlmektedir. Finans kapitalın hükmettiği dünya bankacılık ve iletişim teknolojisi ile insanı yarattığı sistemine bağlamayı başarmış durumdadır. Elbette ki bağladığı bir çok alan var ancak en önemli ve son 50 yılın en önemli modern köleliğini irdelemek gerek. Afrika’nın siyah halklarını beyaz Avrupa’da götürdüğü cıncık,boncuklarla kandıranlar şimdi yeni icatlarla halkları köleliştirmiş durumdalar. Bu yeni icatlarıyla, nasıl bağladığını iki şekliyle inceleyelim. Birncisi banka kartları, ikincisi iletişim tenolojisi…İkisi uluslararası sömürücü soygun sisteminin ayakta durmasını sağlayan en ‘’şirin’’ sunumlarıdır.</p>
<p>Cebinde banka kartları olmayanımız var mı? Ya Banka hesapları olmayanlar? Yakınlarına harçlık gönderirken yaptığımız para transferleri? Kim,nasıl nereden gözetleniyor? Peki ya evinde telefonu, televizyonu, interneti, cep telefonu olmayanlarımız varmı? E mail hesapları, web siteleri? Bu iletişim teknolojisinde en iyi şekilde yararlanmak için en gelişmiş araçları ediniyormuyuz? İ pad,İ pod, İwork,İtune, İ phone? Bütün bu iletşim teknolojisinin sevk idare mekanizmasını elinde bulunduran uzay istasyonunu biliyormuyuz? İnterneti kullanan yaklaşık 2.5 milyar insana bilgi akımını sağlayan arama motorları kimindir sizce? Web sitenize Domain name almak için kime bağlıyız? 450 milyon web sitesi kimin denetiminde? Hergün birbirimize gönderdiğmiz elektronik mektuplar, mesajlar, fotoğraf veya filmlerin önce ABD’ye uğradığını biliyormuyuz?</p>
<p>Kısaca yerküre’nin ’’ tanrısı’’ insanı istediği şekilde yönlendirirken kendi çıkarları için de dizayn ettiğini bilmemek büyük bir eksikliktir. ABD imparatorluğu yeryüzünün en büyük diktatörlüğünü Avrupa’da ki müttefikleriyle kurumlaştırdığına tanık olurken, uzayıda ele geçirmek için aktif çabasının devam ettiğini görmemek olamaz. Para ve teknoloji sitemine köle yapılan insanoğlu geleceğini kendi ellerine alamazsa ünlü fizikçi Prof Hawkins’in dediği gibi gezegenimizde normal insan yaşamı bin yıl daha sürebilir, sonrası ise karanlıktır! Hor kullanılan bir dünya dayız. Bu barbarlık ince bir ayarla 7 milyar insanın 100 milyon modern kölebeyi ne biat ettirildiği çağdayız. İleri ve çağdaş bir dünya herkesin özlemidir, gelişme ve aydınlanma herkesin özlemidir, ancak eşitlik, adalet ve özgürlüğün bir grubun elinde silah olarak sallanıyorsa burada barbarlığın kurduğu egemenlik sistemi uygulanmaktadır.</p>
<p>Şimdi kısaca bir analiz yaparak, yine onların kendi verileriyle insanlığı nasıl zarpturap altına aldıklarına göz atalım.</p>
<p><strong>A &#8211; BANKACILIK</strong></p>
<p><strong></strong> Bankacılıkta iki tür bankamatik kartı vardır. Bunlar, Kredi kartı ve hesap işlem kartı’dır.</p>
<p>Banka işlem kartı, her bankanın müşterisine sunduğu ve banka hizmetlerinde kolaylık olması için kullanılan ödeme (debit) veya bankanın özel garanti kartlarıdır. Herhangi bir bankanın bankamatiklerinde ve banka şube gişelerinde kullanılabilen bu kartlar sadece müşterinin hesabını kontrol etmesi veya işlem yapabilmesini sağlıyor.</p>
<p>Kredi kartı ise uluslararası bankacılık antlaşmaları çerçevesinde dünya’nın her yerinde kullanılabiliyor. Üzerinde VİSA veya MASTER yazan kartlar kredi kartları olup, müşterisine tanınan kredi limiti kadar kullanılabiliyor. Yine uluslararası antlaşma, güvence ve sigorta kapsamlarında her banka müşterilerine verebilmektedir. 120 milyon dan fazla noktada geçerli bu kartları toplam 1 milyarı aşkın kişinin kullandığı bildiriliyor.</p>
<p><strong>DÜNYA’DA BANKA KARTLARI</strong></p>
<p><strong></strong> 2010 Sonu itibarıyla dünya’da kullanılan banka kartları sayıları şöyledir. •American Express credit: 48.9 milyon kişi •MasterCard credit: 171 milyon kişi •MasterCard debit: 123 milyon kişi •Visa credit: 269 milyon kişi •Visa debit: 397 milyon kişi •Barcylcard : 23 milyon kişi</p>
<p>2010 yılı sonu rakamlarına göre dünya’da 933.9 milyon kart sahibi var, bu sayının 2011’de 1 milyar kişiyi aştığı belirtiliyor. Yani her yedi kişiden birinin visa veya master isimli kredi kartı bulunmaktadır.</p>
<p>Ayrıca özel firmaların ve bankaların kendi müşterileri için hazırladıkları ve sundukları özel indirim, teşvik, abonelik, üyelik ve benzeri isimlerle üyelerine,müşterilerine sundukları satış kartları bulunmaktadır.</p>
<p><strong>KARTLA SATINALMA CARİ İŞLEMİ</strong></p>
<p><strong></strong> 2010 yılı sonunda aşağıda ki miktarda kartla ürün satın alımı gerçekleştirilmiştir. •American Express: $131.1 milyar dollar •Discover cards: $92.5 milyar dollar •MasterCard credit: $479 milyar dollar •MasterCard debit: $333 milyar dollar •Visa credit: $809 milyar dollar •Visa debit: $1.05 trilyon dollar Toplam : 2,849.6 trilyon dollar</p>
<p>2010 yılında kartla Dünya’da yaklaşık olarak 3 trilyon dollarlık satın alma gerçekleştirildi.</p>
<p><strong>KARTLA TİCARİ İŞLEM HACMİ</strong></p>
<p><strong></strong> 2010 Yıl sonu hesaplarına göre kartla yapılan alış-veriş işlemi şöyle gerçekleşti. •American Express: Kamuoyuna açıklanmadı. •Discover cards: Bilinmiyor •MasterCard credit: 5.85 milyar kez işlem gerçekleşti. •MasterCard debit: 8.46 milyar kez işlem gerçekleşti. •Visa credit: 9.4 milyar kez işlem gerçekleşti. •Visa debit: 28.6 milyar kez işlem gerçekleşti.</p>
<p>Toplam 52.31 milyar kez gerçekleşen işlemin neredeyse yarısı Visa debit kartla yapılarak rekor kırıldı.</p>
<p><strong>MASTER KART</strong> Master kart sistemi 1966 yılında ABD’nin New York kentinde Master card İnternatıonal Global şirketi tarafında kuruldu. Bugünkü başkanı Richard Haythornthwaite’dır. Uluslararası banka kredisi kullanma veya diğer bir deyişle ödeme sistemidir. Bütün bankaların kullandığı ve Master Kart şirketiyle merkezi antlaşmalıdır. 5600 çalışanı ile dünya bankalarını Master kart yöntemiyle yönlndirmektedir.</p>
<p>• 2010 toplam yatrımı 8.837 milyar dollar • 2010 cirosu 5.539 milyar ABD dolları ,2011 cirosu • 2010 toplam cari işlemi 5.216 milyar dollar • 2010 net karı 1.846 milyar dollar</p>
<p><strong>VİSA KART</strong> Standard ve Poor isimli şirketin 1860 yılında ABD’de Henry Varnum Poor tarafında kurulan özel şirket bugün kapitalizmin kredi  derecelendirmesini, çeki-düzenini yapmakla ünlendi. Daha sonra 1.dünya savaşı sonrası 1923’te biraz daha ciddiye alınır ve bugünün dev VİSA şirketinin temelleri atılmıştı. 1958 yılında ABD’nin Fresno kentinde ilk kurulduğunda 60 bin kişiye Amerikan merkez bankası kart verdi ve daha sonra 1970’de uluslararası bankaların kredi sağlama, ödeme veya borçlandırıp tekrar tahsil etme sistemi olarak dünya finans merkezine oturan bir kart sistemi oldu. Bugünkü yöneticileri Joseph Saunders (mdürü &amp; CEO) ve John Partridge (başkan)’dır. Kaliforniya da 25 bin metrekare kapalı alanda merkezi idare binası bulunmaktadır. Bütün ülkelerde temsilcilikleriyle dünya finans devi bir ABD şirketidir. S &amp; P 500 bugün başka ülkelerin ve uluslararası şirketlerin kredi değerlerini belirlemektedir. Sadece finansman alanda değil, sosyal, kültürel ve sanatsal alanlarda da kredi değerlendirmeleri yapmaktadır. Hükümet, parti, Ülke veya tekellerin ekonomik performanslarına göre derecelendirme yapmaktadır. 6800 çalışanı ile dünya finans ve kredi işlemlerini sevk idare etmektedir. 70 milyar işlemin gerçekleştiği 2010 yılında yaklaşık 5 trilyon dollarlık para dolaşımı sağlandı. 2011 yılında da benzer rakamların işlem gördüğü tahmin ediliyor.</p>
<p>• 2010 toplam yatrımı 33.408 milyar dollar • 2010 toplam yatırımı-mal varlığı 25.014 milyar dollar • 2010 cirosu 8.065 milyar ABD dolları • 2010 toplam cari işlemi 4.638 milyar dollar • 2010 net karı 2.966 milyar dollar</p>
<p>Hem VİSA, hem de Master kartı veya diğer banka kredi ve ödeme kartlarıyla büyük bir fiinans ağıyla dünya ekonomisi, tüketiciler anlık bilgilerle denetlenebilmektedir. Ürettiği kartlarda ki mikrofilm çhip sisteminde kart sahibinin kimlik bilgileri hafızalanmaktadır, telefon bağlantısında ki özel makinalı banka ağ sistemi ile donatılan bu küçük kartlar yüz milyonlarca müşterisini her alış verişinde merkeze bilgiyi otomotik olarak aktarmaktadır.</p>
<p><strong>DİĞER KARTLAR</strong> Dünya’da daha bir çok banka kartları bulunmaktadır, bunlar sırasyla aşağıya çıkarılmıştır. Bu bankalar esas olarak banka ödeme, kredi kartları faaliyetini dünya’ya yaygınlaştıran VİSA ve MASTER’ın önemli müşterileridir. HSBC ve BARCYLAYCARD ingiltere menşeli olmak üzere diğerleri ABD’lilere aittir. •American Express •Discover •US Bank •Wells Fargo •Chase •Barclaycard •Bank of America •Capital One •Citi •HSBC</p>
<p>Yeryüzünde ki insanı ekonomik olarak kıskaca alana, finansmal, ticari olarak denetime alan bankacılık sektörünün uyguladığı kart sistemi modern köleliğin geldiği en son denetim mekanizmasıdır. Bu mekanizma ile insan birer tüketici yapılmakla kalınmıyor aynı zamanda denetim altına da almaktadır. Tüketicileştirilen toplulukların talepleri, yönlendikleri ekonomik alanları da tespit edilerek ona göre yeni projeler geliştirilmektedir. Bu projeler doğrultusunda insanoğlunun cebinde ki parayı ele geçirme yöntemleri bulunmaktadır.</p>
<p>Banka’dan bankaya, ülkeden ülkeye yapılan para transferlerinin önemli bir miktarı önce ABD’den görülmektedir. Dünya’nın en büyük bankacılık grubu CİTİ grup’un ABD’li olması buna tek kanıt değildir. Visa, master, debit ve diğer banka kartlarının toplandığı merkez ABD’dir. Diyelim ki banka ile değil de posta veya Money gram yada western union gibi şirketler vasıtasıyla bu transfer işlemi yapıldı yinede ABD herkesten önce bunu fark edecektir.</p>
<p><strong>İNSAN SERMAYE SAHİPLERİNİN KÖLESİ ve TÜKETİCİSİ YAPILDI</strong></p>
<p>Üretilen ürünlerin pazarlanması yapıldıktan sonra, bu ürünlere sahip olmanın kolaylıkları olarak sunulan kartla alıışveriş ve harcama küresel finans sistemini en iyi ayak tutan cazibelere dönüşür.</p>
<p>Yeterki tüket biz seni ödeyen birer köle yapmasını biliriz denilmektedir. Senin ürettiğini tekrar satarlar ve o anda karlarını yamışlardır, üretim araçlarına sahip olanlar. Tüketim toplumu yaratıldı !</p>
<p>Sana yaşamı kolaylııştıryorum adı altında bu kartlara köle yaparlar. Çerçevesini çizdikleri sistem içerisinde herşeyini organize edebilme kolaylığına sahipler, buna da demokrasi, insan haklar veya özgürlükler olarak sunarlar.</p>
<p>Oysa sen büyük uluslararas sermaye gruplarının renkli, canlı ve birer tüketicisin artık! Hangi restoran’a gittin, hangi yemeği yedin ilk önce o bilir. Satın aldığın coca cola’yı, su, içki veya mutfağına aldığın ürünü hemen bilir. Bindiğin aracı, nerede satın aldığın petrol ve miktarını, çocuğuna, yakınına veya eşine aldığın hediye yi bilirler. Dünya’nın hangi köşesinde olursan ol ilk beş dakika da ABD’de ki finans merkezleri öğrenirler. Nasıl mı? İşte o kartlarla, bankalarla yaptığın harcamlar birer belgedir kapitalizm için. Uçak biletini, otelini, tatilini veya bindiğin aracı herkesten önce öğrenecekleri bir sistem kurmuşlardı ve şimdi sen, ben, ötekisi bu bankalarla, banka kartlarıyla bu bilgiyi sızdıran birer gönüllüyüz!!! İstediğin kadar anti kapitalist ol, o seni biliyor ve denetliyor hergün&#8230;yediğini, içtiğini, giydiğini herkesten daha iyi biliyor.</p>
<p>Eski toplumsal yaplarda ki takas bitmiştir! Herşey para içindir ve para dünyanın en büyük ekonomik tanrısıdır artık! Herkes yaşamını istihdam edebilmesi için para kazanmak zorunda bırakılmış, kazanılan para da büyük sermaye gruplarna akması sağlanmaktadır. Bu gün dünya’yı yöneten, ekonomik olarak sömüren ve yönlendiren 100 milyon kişi var. Bu sayının içerisinde ise en büyük tekellere, kartellere sahip ise 20 milyon kişidir, diğer 6.9 milyar insan birer modern köle olarak üretim ve tüketim alanlarında konuşlandırılmaktadır. Oysa herşeyi üreten, emek harcayan ve her sabah dünya yı yeniden yaratn büyük çoğunluk kurulan sistemlerin içerisinde birer varlık olmaktan öteye geçemiyorlar. İşte kavga da burada başlıyor. Zengin Yoksul kavgası, yöneten ile yönetilen arasındaki çatışma, ezen ezilen kavgası, emek ile sermaye arasında ki mücadele sürüp gitmektedir.</p>
<p><strong>B- İLETİŞİM TEKNOLOJİSİ</strong></p>
<p>İnsanlık ve toplumlar tairihi önemli çelişki, çalkantı ve çatışmalarda büyük badireler atlatarak bu günlere geldi. İnsan için hava, su, güneş, toprak kadar yaşamsal gerekliliğin sosyolojik ihityaçlarından biriside komünikasyondur. Komünikasyonla dil, kültür, inanç, düşünce veya programlarını uygulayabilir. İnsan denilen varlık arhaz, dilsiz ve düşüncesiz değildir! Sosyal varlık olduğuna göre inasanın iletişime ihtiyacı var diğer canlılarla&#8230;İşte iletişim araç ve gereçleri, yol ve yöntemleri çok önemlidir. Bunu bugün dünden daha da kolaylaştıran bilimsel gelişme başdöndürücü bir şekilde devam ediyor. Dünya yı kocaman bir köye çeviren iletişim teknolojisi ve küreselleşen finans gruplarıdır. Gelki bu bilim ve teknolojide yukarıda anlattığımız gibi yine belli bir grubun elindedir, bir ülkenin denetimdedir.</p>
<p>Geçtiğimiz yüzyılın başlarında ABD’de ki Motorola grubunun askeri faaliyetler için ürettiği telgraf, faks, telefon ve bilgisayarlar bugün yeryüzünde yaşayan herkese birer bilgi, ulaşım, sosyal ve kültürel iletişim araçlarına dönüştürüldü. NASA’nın dünya’nın uydusu AY’a ayak basmasını diğer gezegenler takip ediyor, uzay da kurulan üs’ler, satelite istasyonları izlemektedir.</p>
<p><strong>MEDYA</strong> Yazılı basına yüzyıllardır tanığız ve görsel basın dediğimiz medya’yı da 1900’ların başında itibaren gelişerek yaşamımızın önemli bir parçası olduğunu biliyoruz. Yazılı ve görsel medya konusunda çok şey yazmaya gerek yok. Medya alanında dünya ya bilgi akışı sağlayan yazılı, görsel olarak var olan ajans, gazete,radyo, televizyon’ların yüzde 92’si ABD ve İngiltere’nin elindedir. Dünya medya imparatoru Ruppert Murdoch İngiltere, ABD, Kanada ve Avusturalya merkezli 200 civarında basın-yayın kurumuna sahiptir. Bilgisayar ve İnternet teknolojisinin de yüzde 98’i ABD’lilerin elinde olduğuna göre&#8230;</p>
<p>1980’lı yıllarda kitle kullanım aracına dönüştürülen internet teknolojisi hakikaten başdönderici şekilde ilerliyor. İnsanın normal yaşamını, iş hayatını, öğrenim, bilgi ve iletişim ihtiyacını tarihte görülmemiş şekilde kolaylaştırmaktadır. İnsan yeniye yatkın doğası gereği bu gelişmeye çok hızlı ayak uydurur durumdadır. Kaç kişinin cep telfonu, interneti, televizyonu veya uydu bağlantılı televizyonu yoktur? Afrika ve uzak doğunun yoksul halkları henüz bu teknoloji den tam faydalanmıyor diyebiliriz, ancak dünya’nın önemli nüfusu hızla tüketici, kullanıcı olarak yararlanmaktadır. Bir kaç yıl önce bir İngiliz gazetesinde ilginç bir yazı okumuştum. ABD’de yaşayan bir bilim adamı professör’ün yaşamını anlatıyordu. Professör henüz ev ve cep telefonu, faks ve internet kullanmıyormuş!! Birisini araması gerektiğinde dışarı çıkıp sokakta ki kulübelerde bulunan jetonlu telefonlarda arama yapıyormuş! Kapitalizmle ilişki kurmama, kapitalizmin piyasaya sürdüğü teknolojik ürünlerde uzak durmayı ilke edinmiş kendisine&#8230;çünkü anti-kapitalistim diyordu.. Fakat yazının sonuna doğru bu Proffesörümüz kendisini ele veriyordu&#8230; Bal gibi Kapitalizmin çarkına o da bir şekliyle mahkumdu&#8230; Çalıştığı üniversitede maaşları banka hesabına yatırılmaktaydı ve o da banka kartlarına sahipti!! Kısacası bu sistemden ‘’kaçış’’ çok zor, ancak sistemi insanlık yararına değiştirmek ve bunun için çaba harcamak daha da olasıydı !</p>
<p><strong>CEP TELEFONLARI</strong> Cep telefonlarını kablosuz ve sabit olmayan hatlara dönüştüren uzay da ki uydu istasyonudur. Bu istasyona yerleştirilen satelite uydu sistemleri yeryüzünde ki her karış alanı izleme ve gözetleme yeteneğine sahiptir. Televizyon, telefon, internet’in kullanımının yanı sıra kare kare fotoğraf çekebilmektedir. Bu istasyon dünya’nın en gelişmiş 7 kapitalist ülkesinin elindedir. Geçtiğimiz yıl Çin’de bu kervana katıldı. Diğer yoksul ülkeler veya şirketler sadece kiralayabilmektedirler. Türkiye’nin Fransa’dan kiraladığı gibi.</p>
<p>Google gibi dev ABD şirketleri, telefon, televizyon ve internet tekellerine hizmet veren uydular bununla yetinmeyip, askeri hareketlikleri, hava durumu ve istihbarat içinde yönlendirilmiş durumdadır. Batılı telekom tekellerinin hatlarnda ki konuşmalar, mesaj ve diğer iletişimsel faaliyetler il önce bu uydu dan tespit edilir ve ilk önce uydu sahibi emperyalistler bilgi ve görüntüyü elde ederler, sonrada bizim gibi tüketici topluluklar!</p>
<p><strong>İNTERNET</strong></p>
<p>Dünya’da iki dev bilgisayar yazılım, program ve operasyon sistemi var. Bunlar Prsonel Kompütür (PC) ve Apple Macintosh’dur. Dünya bu iki bilgisayar sistemini kullanıyor. PC’nin yazılım, program ve operasyon sistemi Microsoft-Windows isimli sisteme sahip grubun programlarıyla çalışmaktadır, Apple Macintosh ise kendi özel programlarına sahiptir. Bill Gates’in sahibi olduğu PC Windows grubu ve Steven Paul Jobs’un sahibi olduğu Apple grubu dünya bilgisayar sistemlerinin sahipleridir, ikisi de ABD’lidir. Çin ve Rusya’nın bir iki ulusal programlarını saymazsak Dünya bu iki firmaya ‘’gebe’’ durumdadır. Onlarsız bilgisayar kullanılamaz, internet bağlanamaz!</p>
<p><strong>FACEBOOK</strong> Facebook (yüzkitabı) isimli soyal medya aracının 1 ocak 2012 tarihi ile dünya da 820 milyon kayıtlı kulanıcısı oldu. 2004 yılında dör arkadaş olan Mark Zuckerberg, Eduardo Saverin, Dustin Moskovitz ve Chris Hughes tarafından kuruldu. Okullarında uzaklaştırılan bu gençler bu buluşa imza attılar. Bugün kü piyasa değeri 60 milyar dollar olan bu sosyal medya ağının 3 bin çalışanı, 4.5 milyar dollar cirosuyla ABD’nin Kaliforniya kentinde dünya yı ve insanı çıkarları doğrultusunda yönlendirip dizayn etmeye çelışıyor.</p>
<p><strong>TWİTTER</strong> 2006 yılında ABD’nin Kaliforniya kentinde Jack Dorsey tarafından kuruldu. 2012 yılına geldiğimizde 300 milyon kullanıcıya ulaşmıştı ve günlük ortalama 1.5 milyar mesaj gönderiyordu. 600 çalışanı ve 250 milyon dollar ciroya ulaştı. Sosyal medya alanında iki ABD’li site yarış içerisindeler.Facebook halkın daha fazla kullandığı, Twitter ise basın yayın, ,iş ve yönetici dünyasının sık kullandığı ağlara dönüştü…</p>
<p><strong>YAHOO</strong> Santa Clara isimli ABD yurttaşı 1 Mart 1995 yılında arkadaşları Jerry Young ve David Filo ile Kaliforniya kentinde bilgisayar, program ve arama motoru olarak Yahoo’yu kurdu. Bugün 13600 çalışanı ile yılda 1.5 milyar dollar net kar yapan firmaya dönüştü. Geçtiğimiz 2011’de yıllık cirosu 15 milyar dolları ve ana mal varlığı 6.5 milyar dollar ve piyasada ki değeri 35 milyar dollar civarındaydı. Yahoo’nun sahibi oladuğu bilgisayar ve internet ticari hizmeti yapan 62 şirket bulunmaktadır. Bu üç eski solcu genç bugün dünya’nın en zengin işadamları listesine girdiler.Google alternatif tek grup olarak kaldı.</p>
<p><strong>MİCROSOFT</strong> Bill Gatess ve Paul Allen 1975 yılında ABD’nin New Mexico eyaletinde Microsoft isimli dünya bilgisayar devini kurdular. Bugün 92 bin çalışanı, 70 milyar dollarlık piyasa değeri, 2011 yılında 109 milyar dollar cirosu ve 23 milyar dollar net kar yapan bir firmaya dönüştü Microsoft. Dünya da PC bilgisayarı olan herkesin mutlaka Microsoft ürünlerini satın aldığı ve bilgisayarında kullandığını biliyormuydunuz? Çünkü PC bilgisayarlarını en iyi operasyonunu gerçekleştiren, erişim ve sevk ve idare araç, programlarına sahip tek grup Microsoft’tur…1992’de çıkardığı Windows programıyla bilgisayar pazarını Apple, Macintoshun elinden alarak herkese bir PC sloganıyla halka mal ettiler. Hotmail, word, vista ve daha çok sayıdan programla bilgisayr kullanımını kolaylaştıran, her eve her ofise ve her kişiye sağlayan bir gruba yükselen Microsoft oldu. Şimdi Nokia telefon şirketiyle bir olup yeni bir cep telefonu geliştirmeye başladılar. Google ve Apple alternatif bir cep telefonu üzerinde çalışıyorlar.</p>
<p><strong>APPLE MAC</strong> Apple kompütür firması 1977 yılında ABD’de Steve Jobs tarafından kurludu ancak 1984 yılında Macintosh zaten ilk bilgisayarı üretmişti. IBM bilgisayarları ve Macintosh isimli bilgisayarlar ABD pazarından sonra dünya medya ve iş şirketlerinin talep ettiği kompütürler olmuştu. Henüz yaygın değildi, 1990’lı yıllarda PC bilgisayarlarnda Microsoft windows programlar dalga dalga yayılmaya başlayınca Apple ile Macintosh firmaları AppleMac ismiyle birleşmişlerdi. Kendisine özel hardware beyin hafızası, software uygulama programları bulunan Apple uzun zaman dünya pazarında zayıf kaldı. Geçtiğimiz bir kaç yıl içerisinde İ Phone üretmesiyle yenide parladı. İ pod, İ pad, İ tune, İ work, İ life ve İ phone isimleriyle ürettiği bilgisayar, müzik, video, oyun ve cep telefonu kendisinden öncekileri neredyse yok etti. Dünya cep telefon devi Nokia 30 bin çalışanını çıkartarak iflasa yaklaştı, Motorola, Sony, Samsung ve diğer cep telefon üreticileri zorlandılar. Telefon üreticisi firmalar şimdi İ phone’u kopyalama veya benzerini üretmek için yarışıyorlar… İ phone dokunmatik telefon üreterek bir ilke imza atmıştı. 2011’de 26 milyar net kar yapan bir firma oldu. 60 bin çalışanı ve 120 milyar dollara yakın cirosuyla Kapitalistleri içtahlandıran bir firma oluverdi.</p>
<p><strong>DELL</strong> ABD’nin Teksas eyaletinde 4 Kasım 1984 yılında kurulan DELL firmasının bugün dünyada en çok bilgisayar satabileceğini biliyormuydu kurucus Michael Dell?.. Dell’in 103 bin çalışanı var, Dünya’da satılan bilgisayarların yüzde 20’ye yakını DELL’in dir.Sadece 2011 yılında 2.7 milyar dolar net kar elde etti..Dünya’nın en zengin 41. kişisi oldu.</p>
<p><strong>HEWLETT-PACKARD</strong> Bill Hewlett ve Bill Packard 1939 ılında Hewlett Packard bilgisayar ve araçları firmasını Kaliforniya’da kurarak belkide dünya’nın eski özel firması olmuşlardı.350 bin çalışanıyla dünya’da HP markasıyla en çok bilgisayar, program, servisi, iletişim araç ve gereçleri üretip pazarlayan bir firma olarak 130 milyar dollar dolaynda mal varlıkları, yıllık ortalama 125 milyar ciros ve 2011’de yaklaşık 8 milyar net kar yapan bir firma bugün.</p>
<p><strong>GOOGLE</strong></p>
<p>4 Eylül 1998’de, ABD’nin California kentinde ki Menlo Park, Sergey Brin ve Larry Page biraraya gelerek Google arama motorunu kurdular. Bugün piyasa değeri 80 milyar dollara ulaşmış, 32 bin çalışanı olan, 2011’de yaklaşık 10 milyar dollar net karı ve 25 milyar dollar ana sermayesi ve 70 milyar dolları aşan ciroya ulaşan dünya’nın dev internet karteli oldu. Google internet üzerinde ki bilgisayarınızı dünya ile bululturan arama motorudur. Yahoo, Excite,Alta Vista, MSN, AOL ve daha bir çok arama motoru var, sayıları 70’I bulan arama motorlarının %90’nı ABD’de dir. Dünya arama motorlarının birincisi %87’lik oranla Google, ardından %10 gibi Yahoo ikinci diğerlerinin toplam oranı ise %3 dolayındadır. Bu demektir ki arama motorları deyince Google ve Yahoo akla gelir ve ikiside ABD’de dir. 1992’de ABD’de başlayan internet arama motorları furyası bugün Google isimli tekelin kartelleşip, Youtube isimli video paylaşım sitesini almasına kadar vardı.1998’de kurulan Google’dan önce 18 arama motoru vardı, bugün birçoğu kapanmak zorunda kaldı. Google’un piyasa değeri 80 milyarı geçti. İnternet dünyasının en çok kullanılan arama motoru Google, en çok yükleme ve izleme yapılan video film web sitesi ise Youtube’dır ve ABD’li yahudi kökenli genç iş adamların elindedir.</p>
<p>Diğer tarafta sosyal medya alanın devleri de ABD’ menşelidir. Yaklaşık 1 milyar üyesi olan Facebook (yüzkitabı) ve 100 milyon üyeli Twitter ABD’li tekelerin elindedir. ABD’de kurulan bu firmalar dünya sosyal medya ağının ağası durumundalar.</p>
<p>Domain name web sitesine alınması gereken isimdir. Dünya’da 450 milyon dolayında kişisel veya kurumsal web sitesi vardır. World Wide Web (WWW) olarak tanımlanan dünya çapında internet ağı’dır. Bu ağ’a yüklenecek olan bloglar-web sitelerinin isimlendirilmesi, bu isimlerin yüklenen bilgi,belge,foto ve video’larıyla yıllık park edilme işlemine host denir. İsime, park etmeye ve dünaya ya dağıtılmasında hep ABD’ye bağımlılık söz konusudur. Bunu yapan firmalar ABD’de olup diğerleri acenta, taşeron veya temsilcilik görevleri yapmaktadır.</p>
<p>Microsoft, Windows, Apple Macintosh, MSN, MS Word, MS vista, AltaVista, Google, Yahoo, Aol, Hotmail, Live, Youtube, facebook, twitter ve daha bunlara benzer birçok yazılım, görsel, operasyonel, arama ve tarama araçlarına sahipseniz siz çoktan ABD’lilere bağlanmışsınız demektir. Finansman, banka işlemleri, iletişim araç ve gereçleri, gerçek ve sosyal medya ile ilintiliyseniz siz ABD’den çok uzak değilsiniz demektir.</p>
<p>Çok önemli pazara sahip ve dünyayı yönlendiren belli başlı ABD firmalarını yukarıda yazmaya, dökümünü yapmaya çalıştık. Elbettteki dah çok fazla ABD tekeli küresel dünyayı etkiisi altında tutmaktadır. UPS, Shell,Texacon, General motors,Generals elektrik, uzay ve havacılık firmaları, medya şirketleri, silah ve savaş tekelleri, gıda ve içeçecek tekelleri, Petrol ve enerji tekeleri gibi bir çok sayıda tekeller ABD’nin çıkarlarını dünyaya yaymaya kabul ettirmeye çalıştıklarını biliyoruz. Her sektörü ve bu sektörlerde ki tekelleri yazmak belkide birer kitap gerektirecek genişliktedir. Bu yazıda değinemeyeceğiz.</p>
<p>Bir şekliyle dolaylı veya dolaysız hemen hemen herkes ABD’ye ‘’hizmet’’ etmektedir. Hayır, ben anti emperyalistim, anti ABD’liyim diyenler dahi ‘’Amerikancılaşmış’’ durumdadır. Milyonda bir belki saydıklarımızın dışındadır… Ama hepimiz Amerikancılaştık ! Hüsamettin hiç ABD’ye hizmet etmediğini söylüyordu ve yakalayabilse ABD’yi bir kaşık suda boğacak kadar öfkeliydi ABD emperyalizmine. ! Bir sohbetimizde çok anti Amerikancı olan Hüsamettin’e sormuştum. E mail adresin varmı? Evet ! …..hotmail.com, ….yahoo.com, peki bilgisayrın varmı? evet! .. HP Dizüstü-Laptop… diyerek yanıt vermişti bana. Fakat bu sohbet esnasında enaz 4-5 sigara içmişti. Hüzamettin sigara paketini verirmisin? Dedim ve uzattı bana…Marlboro… Günde kaç tane içersin bu 20 lik paketten? Bir paket bir gün dayanmıyori bitiyor! Demişti… yani hergün 9.00 TL Marlboro sigarasına aidat ödemektedir. Altında ki WV passat’ın benzinine ise çok dikkat ediyordu, sağlam yerde yani Shell ‘den alıyormuş! İşte bu arkadaşımız ‘’ulusalcı solcu – muhafazakar solcu’’ olmakla övünüyor. Ancak yukarıda arabası hariç herşeyiyle ABD’ye bağlıdır ve hergün ABD’nin ayakta kalması için pratik fiiliyat içerisindedir, solculuğu ise sadece ‘’geyik muhabbetlerinde’’ yapmaktadır. Shell petrol’un sağlam olduğunu bana bir kaç kez söylemişti, Shell’in ne kadar ABD’li olduğunu ve yıllarca Güney Afrika ırkçı rejimini desteklediğini bilmek istemiyordu!Shell’de aldığı petrolün risk taşımadığını anlatırken elinde 500ml pet şişe içerisinde ki diet coca cola’yı yudumlarken arada bir kahve sehpasının üzerinde ki İ phone telefonun ekranına bakmayı da ihmal etmiyordu. Bizim Hüsamettin’in anti Amerkancılığı sadece sloganlar da kaldığı her halinde biliniyordu, o pratik yaşamda ABD’ye çalışan bir bireydi artık!</p>
<p>Dünya’nın 180 ülkesinde ABD’nin Coca Cola’sını 2.5 milyar insan içmektedir. 5 kıtada 15 milyon insan veya firma Coca Cola ticareti yapmaktadır. 2008 yılında İngiltere’de satılan cola miktarı su’dan daha fazlaydı. Bir başka araştırmaya göre ise dünya’da insanların konuştuğu her beş kelimeden birisinin coca cola olduğudur!</p>
<p>Öğrenilmiş veya öğretilmiş çaresizliktir, Amerikancılık! Banka, Borsa, finans, bilgisayar, telefon, internet veya benzer alanlarda ki Amerikancılık yaşamı, bağımlı kalma yaşamı zorunluluk haline getirilmiştir! Yaşamdan olmazsa olmaz gibi! Bir de dayatılan Amerikancılık var. Sistem veya hakim sınıfların düzenleri tarafından askeri, siyasi ve ekonomik olarak dayatılır&#8230;Bu dayatmalar kontrant, antlaşma veya kanun maddelerine dayandırılır. Örnek verirsek,IMF, Dünya bankası, NATO üyeliği dayatılmış Amerikancılıktır!</p>
<p>Kültürü, dili, eğitimi, bilimi, sanatı, ekonomisi, medya, iletişimi , teknolojisi ve gıdasıyla ABD dünya’nın her yerinde dir. McDonalds veya Burger King’de Hamburger’ini yemesen, Pizza Hut, KFC’de tavuklarını, Starbucks’da kahvesini,Hollywood filmlerini, CNN haberlerini, Disneyland çizgi filmlerini, Bar’da Jack Daniels whiskisini, Philip Morris’in sigaralarını yada Marlboro sigaralarnı, Dell veya HP Bilgisayarlarını, arabanda, ofisinde, evinde veya cebinde telefonlarını taşırsın yada bir başka şekliyle mutlaka bir Amerikalıya bulaşmşsındır! ABD dünyalaşmıyor 100 yıldır dünya Amerikancılaşıyor!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadimlacin.com/nasil-amerikanci-olduk/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>umudun en alttakileri</title>
		<link>http://www.kadimlacin.com/umudun-en-alttakileri/</link>
		<comments>http://www.kadimlacin.com/umudun-en-alttakileri/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 14 Nov 2011 20:05:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiirler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadimlacin.com/?p=453</guid>
		<description><![CDATA[Dünya ya geldiğimiz gibi değildi hayat Büyüdükçe gördük zorlukları Yaşadıkça izledik adaletsizlikleri Koyun koyuna iken yataklarımızda anladık yoksulluğu İlk önlüğü giydiğimiz gün ana dilimizin geçersiz sayıldığına tanık olduk Sofralarımız yoktu toprak kokan evimizde,ne de yatak odamız Her titreyişimizde acılara boğuluyordu… <a href="http://www.kadimlacin.com/umudun-en-alttakileri/" rel="bookmark">more</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya ya geldiğimiz gibi değildi hayat</p>
<p>Büyüdükçe gördük zorlukları</p>
<p>Yaşadıkça izledik adaletsizlikleri</p>
<p>Koyun koyuna iken yataklarımızda anladık yoksulluğu</p>
<p>İlk önlüğü giydiğimiz gün ana dilimizin geçersiz sayıldığına<br />
tanık olduk</p>
<p>Sofralarımız yoktu toprak kokan evimizde,ne de yatak odamız</p>
<p>Her titreyişimizde acılara boğuluyordu yüreklerimiz</p>
<p>Koca çelişkiler, horlamalar, baskılar ve zulmün<br />
yumağındaydık ki</p>
<p>yaşadıkça ve büyüdükçe öğreniyorduk farkımızı</p>
<p>Oysa Kardeşçe düşünmüştük herşeyi</p>
<p>Çünkü paylaşırdık ayakkabılarımızı, yatak ve ekmeğimizi</p>
<p>Sonra güneşimizi, suyumuzu, köyümüzü ve dağlarımızı..</p>
<p>Doğduğuz topraklarda dahi özgür olamayacağımız bilemezdik</p>
<p>Zalimlerin zulmünde çelikleştikçe susamıştık hürriyete</p>
<p>Korku baryerlerine çarptıkça yalnızlaştırılıyorduk</p>
<p>Dünyamızı parçaladıklarını büyüdükçe anlıyorduk !</p>
<p>Bir de deprem de anlamıştık ötekileştirildiğimizi</p>
<p>Biz büyüdüğümüzde bize, birşey bırakmayacak kadar<br />
paylaşmışlardı gezegeni..</p>
<p>En alttakileriz, en dipten gelenleriz umut yüklendik geliyoruz,</p>
<p>Büyüteceğiz yarına dair herşeyi</p>
<p>ve bir daha dokundurmayacağız yeryüzüne, vahşinin pençesini !</p>
<p>05 kASIM 2011</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadimlacin.com/umudun-en-alttakileri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ÜLKEM DE İNSAN MANZARALARI..</title>
		<link>http://www.kadimlacin.com/ulkem-de-insan-manzaralari/</link>
		<comments>http://www.kadimlacin.com/ulkem-de-insan-manzaralari/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 06 Nov 2011 21:53:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ana Menu-Main Page]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadimlacin.com/?p=368</guid>
		<description><![CDATA[Eşitlik ve adaletin mülk sahiplerinin iradesine teslim edildiği bir coğrafyada ki  toplumsal yaşamda  ki çelişkilerin çıplaklığını görebilmek çok zor değildir. Bunun için bir beyine sahip olmak, objektif gözlem ve bir araştırma çabası yeterlidir.  Mülk sahiplerinin egemenliğine dayalı sistemin dizayn ettiği… <a href="http://www.kadimlacin.com/ulkem-de-insan-manzaralari/" rel="bookmark">more</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.kadimlacin.com/wp-content/uploads/2011/11/cocuga-kelepce-takan.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-378" title="cocuga kelepce takan" src="http://www.kadimlacin.com/wp-content/uploads/2011/11/cocuga-kelepce-takan-300x194.jpg" alt="" width="300" height="194" /></a>Eşitlik ve adaletin mülk sahiplerinin iradesine teslim edildiği bir coğrafyada ki  toplumsal yaşamda  ki çelişkilerin çıplaklığını görebilmek çok zor değildir. Bunun için bir beyine sahip olmak, objektif gözlem ve bir araştırma çabası yeterlidir.  Mülk sahiplerinin egemenliğine dayalı sistemin dizayn ettiği toplumsal projenin kurum ve kuralları gezegenimizde ki hayatın bütün  noktalarında geçerli kılnır. Artk öyle bir kültürel ve sosyal yaşam biçiminin bütün aykırılıklarına rağmen olağan görülür.<br />
Yaşamın bir parçası sayılır.  Çizilen varlık ve yaşam sınırları egemenin inanç, ahlak, sosyal ve eylem biçimiyle</p>
<p>örtüşmesi için düzenlemeler yapılır. İşte toplumsal yapımızda ki aykırılıkları,<br />
çelişkileri ve doğa zıtı manzaraların insan üzerinde ki etkilerine bir göz<br />
atalım.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>VE </strong><strong> ÇOCUKLARIMIZ&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;..</strong></p>
<p><strong>- 10 </strong><strong> yaşında kelepçe takılır&#8230;</strong></p>
<p><strong>- 11 </strong><strong> yaşında çalıştırılır&#8230;.</strong></p>
<p><strong>- 12 </strong><strong> yaşında cinsel olarak taciz edilir..</strong></p>
<p><strong>- 13 </strong><strong> yaşında 26 kişinin tecavüzüne maruz kalır&#8230;</strong></p>
<p><strong>- 14 </strong><strong> yaşında terörist sayılır&#8230;</strong></p>
<p><strong>- 15 </strong><strong> yaşında zorla evlendirilir&#8230;</strong></p>
<p><strong>- 16 </strong><strong> yaşında işkence yada havan topuyla öldürülür..</strong></p>
<p><strong>- 17 </strong><strong> yaşında idam edilir&#8230;.</strong></p>
<p><strong>-18 </strong><strong> yaşında sırtına dünya&#8217;nın bütün kirlilikleri yüklenir&#8230;</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>VE  KADINLARIMIZ&#8230;&#8230;</p>
<p>-Her 3  saniye de en az 300 kadın çalıştığı işyerinde cinsel istismarla karşılaşıyor…</p>
<p>-Her 30 dakika da bir bayan tecavüze<br />
uğruyor&#8230;</p>
<p>-Her gün 300 çocuk cinsel istismar ediliyor&#8230;</p>
<p>-Her gün 300 bayan zorla evlendiriliyor&#8230;</p>
<p>-Her yıl 300 kadın intihar ediyor&#8230;</p>
<p>-Her yıl 300 kadın töre cinayetiyle katlediliyor&#8230;</p>
<p>-Her yıl 300 bin kadın dayak ve şidete maruz<br />
kalıyor</p>
<p>-Her yıl 3000 kadın hapse atılıyor&#8230;</p>
<p>-Her yıl 30 milyon bayan erkek baskısı<br />
altındadır&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Dünyada<br />
her 3 kadından 1&#8242;nin şiddete maruz kaldığını uluslararası kurumların<br />
yayımladıkları raporlarda öğreniyoruz. Ayrıca son 10 yılda Türkiye&#8217;de Kadına<br />
Yönelik Şiddet, Tecavüz Ve Kadın Cinayetleri Oranı Yüzde  1400 arttığı bildiriliyor. Resmi rakamlara<br />
göre son 1 yılda karısını döven erkek sayısı<br />
1 milyonu aştı. Kadınların yüzde 34’ü fiziksel, yüzde 53’ü de sözlü<br />
şiddetle karşı karşıya.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>VE<br />
TECAVÜZLERİMİZ…</p>
<p>Tecavüz<br />
temelde cinsel bir yaklaşma eyleminden çok vahşi bir aşağılanma eylemidir.<br />
Tecavüz edenle edilen arasındaki temel etkileşim ise fiziksel egemenlik ve<br />
boyun eğme ilişkisidir. Düzce Tıp Fakültesi Ana Bilim Dalı&#8217;na cinsel saldırı<br />
iddiasıyla başvuran bir grupla yaptığı araştırmanın sonuçları yayınlanmıştı. Bu<br />
sonuçlara göre cinsel saldırganların yüzde 43.4&#8242;ü tanıdık. Yüzde 13.2&#8242;si eski<br />
sevgili, yüzde 11.3&#8242;ü koca, yüzde 7.5&#8242;i biyolojik baba, yüzde 7.5&#8242;i de yakın<br />
erkek akraba. Mağdurların yüzde 18.9&#8242;u 11 yaşın altında. Yüzde 69.8&#8242;iyse 18<br />
yaşın altında.</p>
<p>•Her<br />
5 kadından 1&#8242;i hayatlarının bir noktasında tecavüz vaya tecavüze teşebbüs<br />
kurbanı oluyor. ABD&#8217;de bu sayı 4&#8242;e düşmektedir.</p>
<p>•Dünya<br />
kadın nüfusunun %10&#8242;u hayatlarının bir noktasında tecavüze maruz kalıyor.</p>
<p>•Dünya<br />
çapında tecavüz kurbanlarının %10&#8242;unu erkekler oluşturuyor.</p>
<p>•Her<br />
4 kız çocuktan biri ve her erkek çocuktan biri 18 yaşına gelmeden cinsel<br />
istismar veya tecavüzle karşılaşıyor.</p>
<p>•Tecavüz<br />
kurbanlarının %70&#8242;i tecavüzcüyü tanıyor.</p>
<p>•Tecavüze<br />
uğrayan kadınların %54&#8242;ü bunu 18 yaşına gelmeden yaşıyor.</p>
<p>•Güney<br />
Afrika&#8217;da hergün 147 kadın tecavüze uğramaktadır.</p>
<p>•Fransa&#8217;da<br />
her yıl 25.000 kadın tecavüze uğramaktadır.</p>
<p>•ABD&#8217;de<br />
her 90 saniyede bir 1 kadın tecavüze uğramaktadır.</p>
<p>•Türkiye&#8217;de<br />
kadınların %35.6&#8242;sı bazan; %16.3&#8242;ü sık sık aile içi tecavüze uğruyor.</p>
<p>•Türkiye&#8217;de<br />
her 4 saatte bir tecavüz veya tecavüze yeltenme suçu işlenmektedir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>VE<br />
EMEKÇİLERİMİZ…</p>
<p>Her<br />
sabah dünya yı yeniden kurarlar beyin ve bedenleriyle. Üretim ve<br />
servis merkezlerine iş başı için koşuşturmaca çileye döner yollarda. Bir parça<br />
hayattan faydalanmak için ücretli kölelik sisteminin çarklarını çalıştrmaya<br />
başlarlar seher vaktinde. Sosyal haklardan fazlaca yararlandırılmazlar<br />
toplumsal yapının dinamikleri, yaşlanınca evlerine gönderilirler, artık<br />
emeğinden fazla kar edilemeyceği için.Her gün emekle yaşama yön verirler,<br />
yönetildikleri yöntemlerle.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>VE<br />
İNSANLARIMIZ….</p>
<p>En<br />
enerjik yaşta, yani ergenlikle dinamizmleri sömürü alanlarına yansır. Duyguları,<br />
düşünceleri, yetenekleri, meslekleri katagorize edilerek egemenlik sistemine<br />
bağlanır. Ulus, dil, din, bayrak ve vatanseverlik kutsallık olarak ruhlarına,<br />
damarlarına kadar şırınga edilir. O dünya lı değil, dünya yı parçalara bölmüşlerin<br />
otorittiel yönetim erk’lerine adaptasyonu sağlanır. Bazı sosyal, kültürel ve<br />
sağlık yaşamı da seçeneklerine kayıt edilir artık. Kurulu düzenin çemberinde<br />
kaldığın sürece güvencedesin sen…Çemberi zorladığında egemenin cenderesine<br />
itiraz olarak fezlekelenirsin. Kafa veya kol emekçisi olarak kurulu düzenlerin<br />
birer figüranı olmaya mahkum edilen bir hayata ‘doğal’’ lık yaftası<br />
yapıştırılarak yarış ‘at’ı gibi hipodrumlarda koşturulur insanım!</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>..ve<br />
sen sözüm ona dünyalı yedi milyar dan birisin, özgür doğduğun gezegenin sadece<br />
bir parçasında verileni kadar özgürsün! Doğa ve evren de var olanlara sahip<br />
olabilmek için parçalara ayırmış egemene borçlu olarak yaşamaya, yaşlanmaya<br />
başlarsın!  Çizilen çerçeve içerisinde<br />
yaşam kavgasına başlarsın! Heyecanlı, inişli ve çıkışlı hayat içerisinde bazı<br />
mutluluklara ulaşman içinde engeller kuruludur. Bir takım doğa üstü güçleri<br />
dokunulmaz ve erişilmez olarak günlük yaşamına sokar ve sen o sokuntu ile uyur,<br />
kalkar ve yaşarsın! Doğa üstü gücü yaratan da yeryüzünde ki mülkün de ototriter<br />
gücüdür, sistemidir yani sistemin sahibi sınıflardır! Özgür doğduğun toprağın<br />
bir parça mezarına para denilen yeryüzü kirliliğinin simgesini ödemeye<br />
mahkumsun! Yeryüzünün en vahşi varlığı olan insan şimdi gökyüzüne de sahip<br />
olmak için çırpınıyor, başarırsa orada da sana bir ‘kutsal yaşam’ kuracaktır!<br />
Çünkü sen başkasına aitsin gezegende senin gibi bir canlıya ama mülkü<br />
paylaşmışlara aitsin taaa köleci toplumsal yaşamdan bu yana !</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kadim<br />
Laçin</p>
<p>5<br />
Kasım 2011</p>
<p>www.kadimlacin.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadimlacin.com/ulkem-de-insan-manzaralari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title></title>
		<link>http://www.kadimlacin.com/348/</link>
		<comments>http://www.kadimlacin.com/348/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 08 Oct 2011 21:35:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Fotoğraflar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadimlacin.com/?p=348</guid>
		<description><![CDATA[ <a href="http://www.kadimlacin.com/348/" rel="bookmark">more</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<a href='http://www.kadimlacin.com/348/03062011036-2/' title='03062011036'><img width="150" height="150" src="http://www.kadimlacin.com/wp-content/uploads/2011/10/03062011036-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="Kadim- Highgate cemetry, London" title="03062011036" /></a>
<a href='http://www.kadimlacin.com/348/attachment/08062011042/' title='08062011042'><img width="150" height="150" src="http://www.kadimlacin.com/wp-content/uploads/2011/10/08062011042-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="kadim, Albecete, Spain" title="08062011042" /></a>
<a href='http://www.kadimlacin.com/348/attachment/26082011172/' title='26082011172'><img width="150" height="150" src="http://www.kadimlacin.com/wp-content/uploads/2011/10/26082011172-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="Kadim, Gdansk- Poland" title="26082011172" /></a>
<a href='http://www.kadimlacin.com/348/kadimkrakow-curch-22-08-2011-2-copy/' title='Kadim=krakow curch -22-08-2011-2 - Copy'><img width="150" height="150" src="http://www.kadimlacin.com/wp-content/uploads/2011/10/Kadimkrakow-curch-22-08-2011-2-Copy-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="Kadim, Krakow-Poland, 2011" title="Kadim=krakow curch -22-08-2011-2 - Copy" /></a>
<a href='http://www.kadimlacin.com/348/kadim-mersin-2/' title='Kadim-mersin-Turkey, 2008'><img width="50" height="50" src="http://www.kadimlacin.com/wp-content/uploads/2011/10/Kadim-mersin1.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="Kadim-mersin-Turkey, 2008" title="Kadim-mersin-Turkey, 2008" /></a>
<a href='http://www.kadimlacin.com/348/kadim-valencia-20-copy/' title='kadim-valencia (20) - Copy'><img width="65" height="78" src="http://www.kadimlacin.com/wp-content/uploads/2011/10/kadim-valencia-20-Copy.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="Kadim, London, 2010" title="kadim-valencia (20) - Copy" /></a>
<a href='http://www.kadimlacin.com/348/safe_image_003-2/' title='safe_image_003'><img width="90" height="67" src="http://www.kadimlacin.com/wp-content/uploads/2011/10/safe_image_003.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="Kadim, London,2009" title="safe_image_003" /></a>
<a href='http://www.kadimlacin.com/348/koktyl-de/' title='koktyl de'><img width="150" height="150" src="http://www.kadimlacin.com/wp-content/uploads/2011/10/koktyl-de-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="kadim, Kitap tanitim, Londra, 2009" title="koktyl de" /></a>
<a href='http://www.kadimlacin.com/348/kadim-valencia-50/' title='kadim-valencia (50)'><img width="150" height="150" src="http://www.kadimlacin.com/wp-content/uploads/2011/10/kadim-valencia-50-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="kadim, China, 2009" title="kadim-valencia (50)" /></a>
<a href='http://www.kadimlacin.com/348/24-3-10-kemalkadimnevsalsemra-2/' title='24-3-10 kemal,kadim,nevsal,semra-2'><img width="150" height="150" src="http://www.kadimlacin.com/wp-content/uploads/2011/10/24-3-10-kemalkadimnevsalsemra-2-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="kadim,Kemal,Nevsal ve semra, Londra, 2010" title="24-3-10 kemal,kadim,nevsal,semra-2" /></a>
<a href='http://www.kadimlacin.com/348/kadim-china-2009/' title='kadim-china-2009'><img width="150" height="150" src="http://www.kadimlacin.com/wp-content/uploads/2011/10/kadim-china-2009-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="kadim-china-2009" title="kadim-china-2009" /></a>
<a href='http://www.kadimlacin.com/348/kadim-valencia-9/' title='kadim-valencia (9)'><img width="150" height="150" src="http://www.kadimlacin.com/wp-content/uploads/2011/10/kadim-valencia-9-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="Kadim, Hong Kong- 2009" title="kadim-valencia (9)" /></a>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadimlacin.com/348/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>TÜRKİYE LAİK,DEMOKRATİK ve SOSYAL HUKUK DEVLETİ MİDİR?</title>
		<link>http://www.kadimlacin.com/turkiye-laikdemokratik-ve-sosyal-hukuk-devleti-midir/</link>
		<comments>http://www.kadimlacin.com/turkiye-laikdemokratik-ve-sosyal-hukuk-devleti-midir/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 01 Oct 2011 15:09:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ana Menu-Main Page]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye- Ortadoğu- Kürdistan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadimlacin.com/?p=335</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nin Anayasasının birinci ve değiştirilemez olan maddesinde &#8221; Türkiye laik, demokratik ve sosyal hukuk devletidir&#8221; der.. Peki Türkiye kurulduğu günden bu yana öylemidir? İşte bu tartışma zaman zaman yapılıyor ancak rakamlara bakarak tartışan yok. Aşağdaki rakamlar Türkiye yi anlatıyor,… <a href="http://www.kadimlacin.com/turkiye-laikdemokratik-ve-sosyal-hukuk-devleti-midir/" rel="bookmark">more</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nin Anayasasının birinci ve değiştirilemez olan maddesinde &#8221; Türkiye laik, demokratik ve sosyal hukuk devletidir&#8221; der.. Peki Türkiye kurulduğu günden bu yana öylemidir? İşte bu tartışma zaman zaman yapılıyor ancak rakamlara bakarak tartışan yok. Aşağdaki rakamlar Türkiye yi anlatıyor, söz uçar ama rakamlar uçmaz! Şimdi soralım kendi kendimize ve yanıtlarını devletin arşivinden çıkarıp yanıtlayalım&#8230;<br />
***<br />
Türkiye’de kaç okul var? 67 bin…</p>
<p>Kaç hastane var? 1220…</p>
<p>Kaç sağlık ocağı var: 6 bin 300…</p>
<p>Peki kaç cami var? 85 bin…</p>
<p>Her 60 bin kişiye 1 hastane düşerken, 350 kişiye 1 cami düşüyor.</p>
<p>Peki kaç kilise var? 270…</p>
<p>Kaç cemevi var? 100.</p>
<p>* * *</p>
<p>Türkiye’de kaç doktor var? 77 bin…</p>
<p>Peki kaç din görevlisi var? 90 bin…</p>
<p>Türkiye’de her 900 kişiye bir doktor düşerken, her 780 kişiye bir din görevlisi düşüyor.</p>
<p>Eğitim-Sen’e göre Türkiye’nin 200 bin öğretmen açığı var.</p>
<p>* * *</p>
<p>Türkiye’de kaç kütüphane var? 1435…</p>
<p>Almanya’da kaç kütüphane var? 11 bin…</p>
<p>Türkiye’nin kaç kentinde devlet tiyatrosu var? 13…</p>
<p>Kaç kentte kuran kursu var? 81…</p>
<p>Bu kursların toplam sayısı kaç? 3852…</p>
<p>* * *</p>
<p>Türkiye’de 1 opera derneği var; 11 bale, 10 heykel, 18 resim, 18 sinema, 38 tiyatro derneği var.</p>
<p>Peki kaç tane “cami yaptırma derneği” var? 35 bin…</p>
<p>* * *</p>
<p>İçişleri Bakanlığı’nın bütçesi ne kadar? 783 trilyon…</p>
<p>Ulaştırma Bakanlığı’nın? 678 trilyon…</p>
<p>Bayındırlık ve İskân Bakanlığı’nın? 677 trilyon…</p>
<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın? 632 trilyon…</p>
<p>Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın? 280 trilyon…</p>
<p>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın? 249 trilyon…</p>
<p>Çevre ve Orman Bakanlığı’nın? 404 trilyon…</p>
<p>Sadece Sünnileri temsil eden Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bütçesi ne kadar?</p>
<p>1.3 katrilyon…</p>
<p>8 bakanlığın bütçesi kadar…</p>
<p>22 üniversitenin toplam bütçesine denk…</p>
<p>* * *</p>
<p>Diyanet İşleri Başkanlığı bütçesinin yıldan yıla büyümesine bakalım:</p>
<p>1997′de 66 trilyon.</p>
<p>1998′de 119…</p>
<p>1999′da 180…</p>
<p>2000′de 270…</p>
<p>2001′de 302…</p>
<p>2002′de 553…</p>
<p>2003′te 771…</p>
<p>2004′te 1 katrilyon…</p>
<p>2005′te 1 katrilyon…</p>
<p>2006′da 1,3 katrilyon…</p>
<p>2007′de 2.7 katrilyon…</p>
<p>* * *<br />
Böylesi bir ülkede laik&#8217;likten söz edilebilinir mi? Devletin dini varken, dini devlet besleyip yönlendirirken laik lik olabilir mi? Ayrıca ülke de çok sayıda farklı inançlara rağmen devletin dayattığı sünni islam egemen ulusun, devletin diniyken Laik&#8217;lik koca bir aldatmaca değilmidir?..ve bu aldatmaca ya sayları 20 milyona yakın Alevi yurttaşın inandırıldığı bir Türkiye sosyal hukuk devleti oabilir mi? Eşitsizlik, adaletsizlik ve sosyal ekonomik paylaşımın olmadığı böylesi bir ülkede sosyal hukuk devletinden söz edilebilinir mi?</p>
<p>Eşit ve adaletli Eğitim, sağlık, kültürel, refah ve sosyal yatırımlardan yoksun bir ülke de huzur olabilir mi?</p>
<p>Kadim Laçin<br />
30 Eylül 2011<br />
*************************************<br />
Kaynak:* Devlet Istatistik Enstitüsü<br />
* Hükümet bütçesi<br />
* ilgili bakanlık arşivleri</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadimlacin.com/turkiye-laikdemokratik-ve-sosyal-hukuk-devleti-midir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>DÜNYA YENİDEN İKİ KUTUBA BÖLÜNÜYOR, DOĞU VE BATI !</title>
		<link>http://www.kadimlacin.com/dunya-yeniden-iki-kutuba-bolunuyor-dogu-ve-bati/</link>
		<comments>http://www.kadimlacin.com/dunya-yeniden-iki-kutuba-bolunuyor-dogu-ve-bati/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Sep 2011 22:23:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ana Menu-Main Page]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye- Ortadoğu- Kürdistan]]></category>
		<category><![CDATA[Uluslararası Politika / İlişkiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadimlacin.com/?p=172</guid>
		<description><![CDATA[&#8221; İran, Rusya ve Çin NATO&#8217;ya karşı &#8216;ortak füze kalkanı&#8217; kuruyor&#8230;Türkiye&#8217;ye kurulacak olan NATO radar sistemine büyük tepki gösteren İran&#8217;ın Rusya ve Çin&#8217;le &#8220;ortak füze sistemi&#8221; kurmak amacıyla &#8220;ciddi görüşmeler&#8221; yaptığı ileri sürüldü &#8221;&#8230; İran, Rusya, Hindistan ve Çin&#8217;in başını… <a href="http://www.kadimlacin.com/dunya-yeniden-iki-kutuba-bolunuyor-dogu-ve-bati/" rel="bookmark">more</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>&#8221; İran, Rusya ve Çin NATO&#8217;ya karşı &#8216;ortak füze kalkanı&#8217;<br />
kuruyor&#8230;Türkiye&#8217;ye kurulacak olan NATO radar sistemine büyük tepki<br />
gösteren İran&#8217;ın Rusya ve Çin&#8217;le &#8220;ortak füze sistemi&#8221; kurmak amacıyla<br />
&#8220;ciddi görüşmeler&#8221; yaptığı ileri sürüldü &#8221;&#8230; İran, Rusya, Hindistan ve<br />
Çin&#8217;in başını çektiği doğu bloku, ABD ve AB&#8217;nin başını çektiği bloka<br />
karşı kapışma sahneleri hazırlıyorlar..</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>1990&#8242;larda SSCB paktı olan Warşova&#8217;nın dağılması ve eski &#8216;sosyalist&#8217;  ülkelerin<br />
birer birer yıkılmasından sonra dünya tek kutuplu olarak, batı<br />
emperyalist sistemine bağlanmıştı. Yeryüzü ve gökyüzü Batılılar<br />
tarafında siyasi, ekonomik ve askeri olarak yönlendirilmeye, dizayn<br />
edilmeye ve yönetilmeye başlanmıştı. 17. yüzyıldan bu yana Kapitalis<br />
topluma geçiş yapana ve giderek emperyalleşen küresel kapitalist sistem<br />
tek tek olanaklarını, kaynaklarını tüketerek 2008 yılından itibaren son<br />
100 yılın en büyük ekonomik krizine girdi. 1929 yılında ki krizden<br />
dahi  ağır ekonomik buhran dünya kapitalist sistemini sarmalamış ve<br />
hergün  derinleşmektedir. Batı emperyalistlerin NATO gücü her yerde<br />
konuşlanıyor, üs kuruyor ve işgaller gerçekleştiriyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Dünya<br />
nüfusnun yarsından fazlası Doğu&#8217;da yaşıyor yine en fazla yoksullukta<br />
doğuda ve ayrıca yeraltı yer üstü zenginlik kaynakalrıda bu bölgede..Bu<br />
da sömürücü tekellerin, emperyalist devletlerin içtahını kabartmaktadır.<br />
Çin, Hindistan, iran ve Rusya&#8217;nın ortak çıkarları dünyanın doğusunda<br />
bir bloka doğru gidiyor. Bir kaç yıldır batıya karşı ortak hareket<br />
ediyorlar. İşte şimdi de Füze kalkanı, askeri ve ekonomik güçlerinin AB<br />
ve ABD&#8217;ye karşı birleştiriyorlar. NATO&#8221;nun malatya Kürecik&#8217;e kurma kararı aldığı Füze kalkanına karşı doğu&#8217;nun kalkanlarıda kurulma aşamasında olduğunu söyleyebiliyoruz.</p>
<p><a href="http://www.kadimlacin.com/wp-content/uploads/2011/09/cin-rusya-hindistan-fuzeleri.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-173" title="cin-rusya-hindistan fuzeleri" src="http://www.kadimlacin.com/wp-content/uploads/2011/09/cin-rusya-hindistan-fuzeleri-300x198.jpg" alt="Rusya, Cin, İran ve Hindistan dörtlüsü" width="300" height="198" /></a></p>
<p>Aslında dünya da ki<br />
kriz, savaş ve çatışmaların özünde Rusya, İran, Çin ve Hindistan&#8217;ın<br />
doğu&#8217;da ki nüfuzuna müdahale var. Bilim insanları ve ekonomistler<br />
2030&#8242;lardan sonra dünya batı dan değil doğu dan yönlendirilmeye<br />
başlanacağını ileri sürmektedirler. ABD ve batılı emperyalistlerin<br />
Afganistan işgali, ortadoğu ve arapların dizayn edilmesinin altında ki<br />
asıl neden doğu&#8217;yu yavaş yavaş ele geçirmedir. Bu senaryonun bölgedeki<br />
en iyi yedek oyuncusu görevi ise Türkiye&#8217;ye verildi. Aslında figüranlık<br />
görevi verildi. Doğu&#8217;da İslam etkisinde ki Pakistan, Bangledeşh,<br />
Singapur, Malezya, Endonazya, Türkmenistan, Kırgızistan, Tacikistan,<br />
Özbekistan, Çeçenistan, Azerbaycan, İran ve Arap ülkeleeri üzerinde<br />
Türkiye&#8217;nin belli bir &#8221;ağırlığı&#8217; emperyalistler tarafından çıkarları<br />
için kullanılmaya çalışılyor. Bu ülkelere 350 milyon müslüman nüfuslu<br />
Hindistan&#8217;da eklendiğinde 1 milyar insan emperyalist tekellerin<br />
tüketicisi yapılmak istenmektedir. Pazar alanı yapılmak istenen bu<br />
ülkelerde Çin, Rusya, hindistan ve İran&#8217;ın da önemli ölçüde çıkarları ve<br />
etkinliği söz konusudur. İşte batı emperyalizmi bunu kırma peşindedir!<br />
Batı ve doğu kavgası geleceğin en önemli rövanşı olacaktır. Doğu dörtlüsünü sıkıştırmak, dağıtmak ve örgütsüz bırakmak istiyor. 2 yıldır süren küresel ekonomik kriz&#8217;de dolayı yaklaşık 40 milyon insan işini kaybetti.Krizin 2017 hatta İngiltere&#8217;de 2020&#8242;e kadar etkilerinin süreceğini biz değil kapitalizm akıl hocaları söylüyor. Asya projesi yada doğu projesi önümüzde ki 100 yılın hesapları yapılarak adım adım uygulanmaya başlandı. Dünya kapitalizmi sanıldığ kadar da aptal değil, bilimi d ekullanarak gelecek bin yılın hesaplarıına yaparak sınırsz olduğunu ispatlamaya çalışıyor, kendi krizine kendisi tekrar çare buluyor! Bu çareler de kuşkusuz yeni sömürü alanları, pazar ve tüketici halklar yaratarak gerçekleştirmektedir. Bloklar, kapitalistler arası çelişkilerin çatışmaya dönüşebilir, ama 19. ve 20. yüzyllarda ki büyük kara ve deniz savaşları beklenmesin bence. Füzelerin anti füze kalkanlara da sahip olduğu gezegenimiz de Kapitalizm hüküm sürmektedir !</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kadim Laçin</p>
<p>26 Eylül 2011</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadimlacin.com/dunya-yeniden-iki-kutuba-bolunuyor-dogu-ve-bati/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ALEVİ ESNAFLAR ve YARIM AYDINLAR !</title>
		<link>http://www.kadimlacin.com/alevi-esnaflar-ve-yarim-aydinlar/</link>
		<comments>http://www.kadimlacin.com/alevi-esnaflar-ve-yarim-aydinlar/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 21 Sep 2011 12:41:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat-Kültür-Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye- Ortadoğu- Kürdistan]]></category>
		<category><![CDATA[alevi esnafları ve yarım aydınlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadimlacin.com/?p=163</guid>
		<description><![CDATA[Alevi esnafları ve yarım aydınlar sözcüğü,  bir yazarımızın kitaplarında sık sık kullanılır ve benimde ilgi duyduğum bir belirlemedir. 1980 darbesinden sonra  &#8221;ALEVİLİK&#8221; üzerine neredeyse  100 dolayında kitap yayımlandı. 1980 darbesi öncesi sınırlı sayıda ki  kitap ve yazara çok sayıda Kitap… <a href="http://www.kadimlacin.com/alevi-esnaflar-ve-yarim-aydinlar/" rel="bookmark">more</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Alevi esnafları ve yarım aydınlar sözcüğü,  bir yazarımızın kitaplarında sık sık kullanılır ve benimde ilgi duyduğum bir<br />
belirlemedir. 1980 darbesinden sonra  &#8221;ALEVİLİK&#8221; üzerine neredeyse  100 dolayında kitap yayımlandı. 1980 darbesi<br />
öncesi sınırlı sayıda ki  kitap ve yazara çok sayıda Kitap ve Yazar eklenmiş oldu, öyleki son 10-15 yılda her yıl<br />
ortalama ikişer kitap yayımlayan yazarlarımız oldu. Yayımlananlar sadece şiir, <a href="http://www.kadimlacin.com/wp-content/uploads/2011/09/pir+sultan+abdal1.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-164" title="ALEVİ ESNAFLARI ve YARIM AYDINLAR" src="http://www.kadimlacin.com/wp-content/uploads/2011/09/pir+sultan+abdal1.jpg" alt="" width="295" height="394" /></a>deyiş  veya roman değildi, aynı zamanda bilimsel<br />
tarih araştrması iddialarına sahip eserlerdir. 1985 sonrası Alevilik furyası<br />
başladı. 1990 sonrası ise yüzlerce köy derneği, Alevi derneği, vakfı ve Cemevi<br />
kuruldu.Nasıl olurda binlerce yıllık tarihi olan Alevilik, bektaşilik veya<br />
özgün adıyla Kızılbaşlık böyle prim yapan bir pazara dönüştü? Çok sayıda kişi<br />
Alevilik araştırmasına başladı, kitap yayımladı, Alevilik üzerine araştrma,<br />
sözlük, tarih, felsefe ve uygulama üzerine çok sayıda kitap peş peşe yayımladı.<br />
Sözel  tarihe sahip olan Alevilik birden  dökümnateriye kavuşmaya başladı&#8230; 1960&#8242;lardan<br />
sonra kırdan kente göçle rafa kaldırılmaya başlanan Alevilik felsefesi ve<br />
uygulaması yeniden yeni yeni tespit ve iddalarla, yeni bir yörüngeye<br />
oturtulmaya başlandı. Egemen ulusun, egemen inancın egemen olan devletin<br />
yörüngesine yönlendirilen bir Alevilik tanımı büyük prim yapanlar arasına<br />
girdi..ve Alevilik tarihi taru-mar edilerek &#8221;sünni&#8221; leştirilmiş bir ALEVİLİK<br />
yarşına tanık olduk.. Öyleki bazı &#8221;sol&#8221; gruplar dahi dağılan Sovyet Birliği<br />
ile yeni bir Kabe kendilerine bularak hızla Alevilik&#8217;i SERÇEŞME seçtiler, Hace<br />
Bektaşı Veli dergahını Hac saydılar. Her 16 Ağustos’ta dergahın çevresini<br />
propoganda üssü olarak seçtiler. Dergiler, gazeteler ve kitaplar peşe peşe<br />
geldi. İngiltere merkezli TKP işçinin sesi isimli grup bu işin öncülüğüne<br />
soyundu. Ardından diğerleri Alevilik keşfine çıkar gibi, koşturdular. Aleviler<br />
büyük potansiyeldi ve Alevilik büyük bir pazardı, tam gaz koştular. Eski<br />
solcular, yeni Kerbala&#8217;cılar, dergahçı  ve &#8216;sünnilleşmiş&#8221; Alevi ozan ve dedeleri  de &#8221;olanaksızlıktan&#8221; bu kişi ve gruplara<br />
yaslandılar..Büyük bir KORO oluşmuştu&#8230; Öyleki Alevilik üzerine 15-20 kitap<br />
hatta daha fazlasınıı yazanlar çıktı piyasaya ve hepimizde okuduk, inandık veya<br />
zaman  zaman şaşırdık hangisini okuyalım<br />
diye..Ama öyle bir gün geldi ki ALEVİ ESNAFLAR çoğaldı, YARIM AYDINLAR<br />
türedi..Alevilik masaya yatırıldı,<br />
soyunduruldu ve Alevilik &#8216;e yeni tanımlarla yeni elbiseler<br />
giyindirilmeye başlandı.</p>
<p>En acı veren ise Alevi tarihi Alevi olmayanlar tarafından<br />
yazılıp resmi ideolojinin hizmetkarlığına soyunulmasıydı.  Alevi tarihini başkaları yazıldı, Alevilere<br />
fırsat verilmedi. Halklar enformasyon bombardımanına tutuldu.</p>
<p>Geçtiğimiz günlerde bir kitap elime geçti. Kitap, tairhte 24<br />
Alevi Devleti  kurulduğunu ve yaşadığını<br />
iddia ediyor. Yine bir başka yazarımız da Divriği devletinin Koçgiri’lilerin<br />
kurduğu ilk Alevi devleti olduğunu ispat etmeye çalışıyor. Yeryüzünde ki  bütün dinlerin ve inançların Alevi<br />
felsefesinden beslendiğini  iddia edecek<br />
kadar ileri gidildi. Bu her ikisinin de bilimsel olmadığı ve gerçeklerle ilgisi<br />
olmadığı tarihleriyle, kurucuları, sistem, yönetim ve kültürleriyle aşikardır.<br />
Alevilik kırsal alanda vücut bulmuş, varolan sistem, yönetim ve kurulu<br />
düzenlerle bağdaşmamış bir itiraz ve isyan kültürüdür. Adalet, eşitlik ve soyal<br />
paylaşımı rehber edinen değişimci bir inanç biçimidir. Doğa ve evrenin varlık<br />
sebebi sayar. Muhalif olması onun iktidar erkinde uzak durmasını sağlamıştır.<br />
Ancak Alevi esnaflığı yapanlar bu tarihsel gerçeği, sosyolojik gerçeği, sosyal<br />
ve doğasal gelişimi yok saymışlardır. İlkel komünal çağlarda türemeye başlayan<br />
inançların, toplulukların sınıf, ulus ve toplumsal alt üst oluşları görmezden<br />
gelmişlerdir. Ortaçağın karanlığında korkuya, doğa olaylarına ve erişilemeyen<br />
olağan üstü güçlere ‘’güce tapmacı’’ bir biçimde sarılmıştır. Hiç bir dinsel<br />
inanç, felsefesi ve yaşam tarzları birbirnden tamamen bağımsız değildir. Hiç<br />
birisi bir ilk veya son değildir. Hiç birisi diğerinden etkilenmedi denilemez.<br />
Bu doğa ve insan tarihine aykırı tespit olur.</p>
<p>Günümüzün rahatlığı, olanakların genişliği ise herkesi yazar<br />
yapabilmektedir.  Bir geçim kaynağı<br />
olarak Aleviliği kaynak seçenlerin sayısını artırabiliyor. Savunmasız,<br />
kimsesiz, ezilen ve horlanan topluluk üzerinde politika yaptırabiliyor, yarım aydınlar<br />
çıkartabiliyor. Yarım aydınlar diyoruz çünkü gerçek aydın insan<br />
aydınlanmacıdır, statükocu, sistem ve egemen kültürün temsilcisi olamaz! En<br />
alttakilerin  adalet ve eşitlik feryadını<br />
dillendirir! Ezilenlerin yanında yer alır, yolunda ışık olur! Sömürü, soygun,<br />
talan, işgal, asimilasyon ve katliam yapanlara barikat olandır gerçek aydın!!Gerçek<br />
aydın sokakta, mahallede, üretim ve sosyal yaşam merkezlerinde halklarla<br />
birlikte olur, ezilenlerin yanında saf tutar.Gerçek aydın, ezen ve egemen<br />
sistemin karşısına kalemiyle, beyniyle ve duruşuyla dikilir.  Bugün böyleleri bir elin parmaklarını geçmez<br />
ancak Alevi aydını olarak piyasada gezinenlerin sayıısı yüzlercedir. İşte bu<br />
nedenle yarm aydınlardır, Alevi esnaflardır diyebilmekteyiz.</p>
<p>İnsanlık ,  nice badireler atlatıp bugünlere gelebildi.</p>
<p>Binlerce yıldan sonra bugün Alevi Tarihi, felsefesi, yaşam<br />
tarzı, inanaç ve uygulaması tartışılmaya açıldı ! Tarihi ve felsefesini<br />
kirletenler birer birer açığa çıkıyordu. Yazlanların neredeyse yüzde 85&#8242;i nin<br />
Alevilik&#8217;le ilgisi olmadığı anlaşlacaktı..Yazanlar, Konuşanlar, Pir, Dede,<br />
önder ,Aydın veya yazar olarak ortaya çıkanların ezici çoğunluğunun Türk-İslam<br />
Sentezinin Alevi versiyonu olduğu anlaşılacaktı..İslam&#8217;ın sünni ve Şii mezheplerini Cemevlerinde kopyalayan bir Alevilik son bin yılın uygulamasına dönüştü.. Orjinali varken nedenkopyacılık yaptırıldı, yaptırılıyor?? Bu soru ları bu yazarlara, Pir, önder veya aydınlara sormak gerekmez mi?</p>
<p>Statükalaştırılmış ve Arap çöllerine bağlanmış Alevilik can<br />
çekişiyor.</p>
<p>Son bin yılda<br />
islam çemberine alınarak bir mezhep statüsü verilen, verdirilen Alevilik şimdi<br />
geçmişini sorguluyor, araştırıyor ve tarihi ile yüzleşip hesaplaşma<br />
içerisindedir.  Yıllardır propoganda<br />
edilen ‘’ asıl müslüman biziz’’ ..’’ esas Türk biziz’’.. ‘’ Ehlibeyt’ten<br />
geliyoruz’’ şeklinde ki  ‘’Türk-İslam<br />
Sentezi’’ menşeli  tanımlamaya itiraz<br />
sesleri yükseldi.  Bugün Anadolu<br />
Aleviliği olarak tanımlanan bir topluluğun bin yıllardır yaşadığı felsefi yaşam<br />
ve inanç kültürünün önceli, Kızılbaşlık ve ışık topluluğu gün ışığına çıkmaya<br />
yüz tuttu.  İslam öncesi Işık tahifesini<br />
islam la buluşturma çabası gösteren dönemin Alevi önderleri Kızılbaşlık<br />
kültüründen uzaklaştırmayı başarmışlardı. Hace Bektaşi Veli, Yunus Emre, Şah<br />
Hatayi veya Şah İsmail gibileri bin yıllar süren bir başkaldırı kültürünü,<br />
sistem karşıtı felsefi yaşamsal  inançta<br />
ki Alevi topluluğunu Arap yarımadasında başlayan islam rüzgarına<br />
çekebilmişlerdi.  Tarihsel süreçte<br />
eşitlik, aydınlık ve adalet için başkaldıran Alevi önderleri darağaçlarında<br />
veya hapishanelerde hunharca katledilmişlerdi. Dik duran fakat diz çökmeyen<br />
Alevi inanç önderleri hiç bir dönem ezenlere biat etmediler. Biat edenler,<br />
işbirlikçiliği seçenler aynı zamanda Aleviliği değişik yöntem ve alışkanlıklar<br />
altında sünni’leştirmiş yada Şii’leştirmişlerdir. M.Ö 3500 yıl boyunca<br />
Mezopotamya ve Anadolu coğrafyasında kitleler üzerinde etkisi bulunan Zerdüşti<br />
inancı son bin yılda etkisizleştirilme başarısı sağlandı. Tek Tanrılı ve<br />
peygamberli dinsel inançlardan uzak yaşamayı başaran Işık veya Kızılbaş<br />
topluluğu Pers ve Osmanlı dönemleriyle Araplaştırılmasına gidildi. Öyleki<br />
Türklerin orta Asya’da ki  Şaman<br />
inançları, Perslerin Horasan ve İran topraklarında ki Şii inançlarıyla bezenmiş<br />
bir Alevilik kitlelerin önüne sürüldü. Netice de Anadolu Aleviliği Şii islam,<br />
şaman veya sünni  islam karışımı bir<br />
inanç sahibi yapılarak Ali’nin Aleviliğine büründürüldü.</p>
<p>İlk başta<br />
Kızılbaşlık kültüründe ki en önemli inançsal uygulama olan CIWAT ismi CEM<br />
yapılarak arapçalaştırıldı. Cıwat kürtçe, Cem Arapça kelimedir. Daha sonra<br />
Muharrem inancı 12 imamlaştırıldı derken yavaş yavaş Arap islamın bir mezhebi<br />
olarak resmileştirildi.</p>
<p>İslam’ın en<br />
etkili olduğu topraklarda  bütün<br />
korkulara, takkiye ve zulme karşın yaşadığı topraklarda İslamın temel<br />
şartlarını uygulamadılar. Minaresiz köy ve kentlerde binlerce yıllık rituellerini<br />
gerçekleştirmeye çalıştılar.  İslam<br />
dininin ibadet merkezi Camii’lerden uzak durdular. Mekke ve Medine’yi Kabe<br />
saymadlar. Hac ve ramazan orucundan uzak durdular. Namaz ve diğer ‘’müslüman’’<br />
lk uygulamalarından uzak yaşadılar. Kendi<br />
inançsal felsefelerinin uygulamas olan Pir, Ocak, Cem, Muharrem,<br />
Musayip, dört kapı kırk makam gibi rituellerine bağlı kalmayı yeğlediler.<br />
İnançları, yaşam felsefesi ve rituelleri ağır asimilayona tabii tutulduysada<br />
bugüne kadar getirilen bazı köklü<br />
kalıntılar Aleviliğin farklılığını ortaya kaoyabilmektedir.</p>
<p>Yeni Alevi esnafları ve çeyrek aydınlar, Eski pazarlarını kaybetme korkusuna girerlerken  sağa-sola sataşmaya başladılar. Alevi tarihini<br />
irdeleyen bazı gerçekçi araştırmacılara, yazar ve aydınlara karşı yeni bir<br />
dinsel savaş vermeye başladılar. Alevi halkının bin yıldır beyinlerine<br />
yerleştirilen dinsel duygularını da arkalarına alarak saldırı başlattılar.<br />
Sistem Aleviliğine sarılan bu zatlar, Aleviliğin muhalifliğinin içini<br />
boşaltarak yeni bir Kerbala Aleviliğini dayatmaktadırlar.</p>
<p>Sosyal medya , görsel veya yazısal medya da<br />
kıyasayı tartşmalar yaşandı-yaşanıyor..Konuşacak veya yazacak karşı<br />
fikirleri olmayanlar küfür,hakaret veya kökenine vuracak kadar alçaldılar!!!<br />
Nerede bu Alevi hoşgörüsü, 72 millete aynı gözle bakma felsefesi??  Bir insanın sünni anne ve baba&#8217;dan doğup Alevi<br />
felsefesi üzerinde yoğunlaşmasını &#8221; SUÇ&#8221; gibi lanse edebiliyorlar&#8230; Bu<br />
çirkin bir eleştiri dahi sayılmaz, utanmazca bir davranışa dönüşür. Sayın<br />
İzettin Doğan ve ulemasınn Alevi olması ALEVİLİĞİ sünnilikten, huraficilikten,<br />
Arap yarımadasından mı kurtardı?? ..Aksine Cemevlerini Minaresiz camilere çevir<br />
medi mi? Kızılbaş Alevileri ulusal kökenlerinden koparmadı mı? 30 yıldır süren<br />
Kürt ulusal özgürlük başkaldırsından uzaklaştırmak için herşeyi yapmadı mı?</p>
<p>900&#8242;lü yıllarda şimdiki Cem Vakfı (İzettin Doğan&#8217;ların)  Arap İslam çemberine aldıkları Aleviler bin<br />
yıldır bu çemberde cebelleşip duruyorlar&#8230;İslam 5 şartını uygulamayan,<br />
inanamayan Aleviler binlerce yıldır Minaresiz köylerde yaşadılar ve 1980<br />
darbesi sonrası da bu Minaresiz köylerde yapılan Cemevleri Minaresiz Camii&#8217;lere<br />
çevrildi..İşte Bülent beylerin bundan büyük katkı ve emekleri olduğuna inanıyorum..</p>
<p>Kirletilen, inkar ve imha edilen Alevi tarihi bugün<br />
kendisini arıyor!!! Resmi ideolojinin Türk-İslam sentezine bezenmiş Alevilik<br />
tarihi tuzla buz olup erimeye yüz tutmuştur.. Buna ayak direyenlerin bir<br />
başkaldırısını izliyorum..Yazılıyor, konuşuluyor ve tartışılıyor&#8230;Sözsel Tarih<br />
yazısal ve belgeli bir tarihe geçme çabasındadır.. Bu çabayı sürdürenler<br />
insanlık tarihi, toplumlar tarihi, düşünce ve inançlar tarihi ile doğa ve<br />
birlikte bilimsel hareket ettikleri sürece doğruyu bulacaklarına inanıyorum..</p>
<p>Binlerce yıllık Anadolu, Mezopotamya coğrafyasında ki<br />
Aleviliğe yapılacak en büyük kötülük onu 1400 yıl önceki Kerbala&#8217;da ki kavganın<br />
içerisine çekip, o dönemin iktidar kavgasında taraf yaparak Cemevlerini<br />
Minaresiz Camilere çevirmektir&#8230; Sünnileştirilmiş Aleviliği yaratarak İslam<br />
içerisinde yeni bir alt mezhep yapmaktır..Bunu yapanlar Takkiye yapacakalrına,<br />
kopyacılık yapacaklarına doğrudan orjinal islamın içine girmelerini daha<br />
faydalı bulduğumu ifade etmek isterim.</p>
<p>Alevilik tarihi insanoğlunun inanç ve düşünce tarihinden,<br />
Alevilerin tarihi ise sınıf ve toplumlar tarihinden bağımsız ele alınamaz!<br />
Alevilerin yaşadığı topraklarda zamanla 24 farklı ulus ve inançlar barındı,<br />
birlikte paylaşım ve etkileşimler yaşandı. Aleviler, yaşadığı coğrafyada son bin<br />
yıldır İslamın etkisine girdiği gibi başka inanç ve felseferin de etkisinden<br />
kurtulamadığı gibi kendi öz inançlarında da tamamen taviz vermeden 21. Yüzyıla<br />
kadar gelebildi. Dede den babaya, baba dan oğula, Pir den mürşite anlatılarak<br />
gelen söylence kültürü bugün yazımsal, belgesel bir kaba sığdırılmaya<br />
başlanmıştır. Değişim ve başkaldırı kültürü<br />
olan Alevilik tarihi yeniden yazıya dökülüyor. Bir süredir bu tarih, telli<br />
Kuran’la ve söylence ile bugüne kadar anlatılanlar, yazılanlar sorgulamaya,<br />
tartışmaya veya kritiks edilmeye başlandı. Bazı sancılar olacak, bazı ayrışma<br />
ve çatışmalar elbette yaşanacaktır. Ancak doğrular tespit edilip yazıya<br />
dökülünce Alevilik ve Aleviler üzerinde yıllardır rant elde edenler rahatsız<br />
oluyor ve olacaklar. Bu kapıyı bir geçim merkezi olarak görenlerin beslenme<br />
alanları kaybolacaktır! Alevi esnaflığı yapanlar, çeyrek veya yarım aydınlar<br />
köşelerine çekilecekleridir. Kısacası işsiz kalacaklardır yada sistemin<br />
öngördüğü sünnileştirilmiş Aleviliğin Arap çöllerindeki esintisinde gi dergah<br />
ve ocaklarda ömürlerini tamamlayacaklardır!  Yeni kuşaklar, yeni yazarlar, araştırmacı ve<br />
aydınlar Alevilik tarihini hak ettiği, kökleriyle buluşturup, olması gereken<br />
mercaha sürükleyeceklerine inanıyorum. Kır yaşamının kent yaşamına entegre<br />
olması için üretim ilişkilerinin belirlediği sosyal yaşam ağına<br />
dönüştürüleceğine umut ediyorum.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kadim Laçin</p>
<p>21 Eylül 2011</p>
<p>www.kadimlacin.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadimlacin.com/alevi-esnaflar-ve-yarim-aydinlar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>YENİ DEVLETİN YENİ PARTİSİ -AKP ..!</title>
		<link>http://www.kadimlacin.com/yeni-devletin-yeni-partisi-akp-2/</link>
		<comments>http://www.kadimlacin.com/yeni-devletin-yeni-partisi-akp-2/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 20 Sep 2011 16:48:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Türkiye- Ortadoğu- Kürdistan]]></category>
		<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadimlacin.com/?p=120</guid>
		<description><![CDATA[YENİ DEVLETİN YENİ PARTİSİ AKP &#8230;! 12 Haziran seçimlerinde % 50 oy alarak yeniden tek başına hükümet kuran AKP yeni devleti yeni sömürgeci ve küresel kapitalist sistemin çıkarları doğrultusunda dizayn etmektedir&#8230; Sürpriz deüildir bu ! Yargıdan Orduya, Parlementodan Anayasaya, Spordan… <a href="http://www.kadimlacin.com/yeni-devletin-yeni-partisi-akp-2/" rel="bookmark">more</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>YENİ DEVLETİN YENİ PARTİSİ AKP &#8230;!<br />
12 Haziran seçimlerinde % 50 oy alarak yeniden tek başına hükümet kuran AKP yeni devleti yeni sömürgeci ve küresel kapitalist sistemin çıkarları doğrultusunda dizayn etmektedir&#8230; Sürpriz deüildir bu ! Yargıdan Orduya, Parlementodan Anayasaya, Spordan Kültüre, İnançlardan Milliyetlere, Ekonomiden sendikalara, İletişimden teknolojiye, sağlıktan eğitime&#8230;Gençlikten Kadınlara&#8230;ve&#8230;bütün toplumsal yaşamı yeniden Küresel Kapitalizmin yeni dünya düzenine uyarlama çalışmaları devam ediyor&#8230;AKP&#8217;nin görevi budur ! AKP Cumhurriyet dönemi boyunca uluslararası sermaye gruplarının ve devletlerinin en memnun oldukları partidir, Özal&#8217;ın ANAP&#8217;ından sonra&#8230;Türkiye&#8217;ye yeni gelen bazı uygulamaları daha önce, onlarca ve yüzlerce yıl önce batı&#8217;da uygulanmaya başlanmıştı&#8230;AKP yeryüzüne yeni bir İCAT getirmedi, eski denenmiş ve uygulanmış icatları Türkiye devleti ve toplumu üzerinde uyguladı ve uyguluyor..AKP yeni değil, devlette Yeni olan insanoğlunu PARA denilen yeni dünya DİN&#8217;inin etrafında üreten ve tüketen olarak hizaya getirmektir! Paraya hakim olanlar ise yeni DİN&#8217;in peygamberleridir ! Yani Kurdukları sistem ve devletlerle insanoğlunu bu DİN&#8217;in içerisine hapsettiler, çember de kalmak şartıyla herkes özgürdür! Çember&#8217;i hafifçe genişletenlere ise AKP&#8217;denir, özgrlükçü, ilerici veya demokrat yaftası yapıştırılır ! Çemberin kenarında oyun oynamak YASAKTR, çembere zarar vermek YASADIŞIDIR ! Gezegenimizde oluşturulan 220 dolaynda çember var, bunlara ayn isim verilmiş DEVLET ! Çemberi yuvarlayanlar ise o yeni DİN&#8217;in sahipleri ve peygamberleri ! Oysa insanın tek çemberi olmalı doğa ve evren!<br />
Kadim Laçin<br />
01-07-2011</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadimlacin.com/yeni-devletin-yeni-partisi-akp-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İsrail, PKK Gerillaları İçin Kandil’e 200 Ton Gıda ve İlaç Gönderirse, Ne Olur?</title>
		<link>http://www.kadimlacin.com/israil-pkk-gerillalari-icin-kandil%e2%80%99e-200-ton-gida-ve-ilac-gonderirse-ne-olur/</link>
		<comments>http://www.kadimlacin.com/israil-pkk-gerillalari-icin-kandil%e2%80%99e-200-ton-gida-ve-ilac-gonderirse-ne-olur/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 06 Sep 2011 18:50:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ana Menu-Main Page]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye- Ortadoğu- Kürdistan]]></category>
		<category><![CDATA[Uluslararası Politika / İlişkiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadimlacin.com/?p=121</guid>
		<description><![CDATA[İSRAİL, PKK GERİLLALARI İÇİN KANDİL&#8217;E 200 TON GIDA ve İLAÇ GÖNDERİRSE, NE OLUR? Geçtiğimiz yıl Türkiye Filistinin kurtuluşu için savaşan Hamas, Hizbullah militanları için Gazze&#8217;ye Mavi marmara gemisiyle tonlarca gıda ve ilaç yardımı gönderince İsrail&#8217;in engeline takıldı, bu gemi durduruldu … <a href="http://www.kadimlacin.com/israil-pkk-gerillalari-icin-kandil%e2%80%99e-200-ton-gida-ve-ilac-gonderirse-ne-olur/" rel="bookmark">more</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İSRAİL, PKK GERİLLALARI İÇİN KANDİL&#8217;E 200 TON GIDA ve İLAÇ GÖNDERİRSE, NE OLUR?</p>
<p>Geçtiğimiz yıl Türkiye Filistinin kurtuluşu için savaşan Hamas, Hizbullah militanları için Gazze&#8217;ye Mavi marmara gemisiyle tonlarca gıda ve ilaç yardımı gönderince İsrail&#8217;in engeline takıldı, bu gemi durduruldu  ve 9 kişi öldürüldü, ilişkiler gerildi ve kesilme noktasına geldi. Şimdi medya üzerinde birbirlerine kabadaylık ve şantaj yapıyorlar. 1960’lardan bu yana İsrail’in en yakın müttefiki şimdi ‘’ müslüman ağabey’’ rolünde ‘’tiyatro’’ oyunu sergiliyor. Oyun sahnesini ve metni hazırlayan Amerika Birleşik Devletleri. Ara perdeler ise Ortadoğu baharı, Arap baharı ve İsrail baharı olarak oyuna eklenmişti. Kürdistan baharı yıllardır pratik olarak yaşanmasına rağmen oyuna eklenmemişti! Kürdistan Baharını yaratanların oyuna itirazndan olacak, sanırım.</p>
<p>AKP hükümetinin Filistin aşkı varmıdır? Yada Arap başkaldırılarının özgürlük ve demokrasi ile taçlanmasını içten istiyormu?</p>
<p>Arapların ve Filistin’in hamilliğine ‘soyunan’ AKP hükümeti  gerçekten samimidir?</p>
<p>Peki aynı durumu tersinde okusak ne olur? Yani İsrail devleti  PKK gerillarına 200 ton gıda ve ilaç yardımını Kandil dağına TIR&#8217;larla taşısalar Türkiye ne yapar? Örneğin, Mersin Limanına yanaşan Gemilerden yüklenen 4 TIR filosu Türkiye topraklarından Hakkari’ye doğru yönelip Kandil dağlarına doğru tırmansa…</p>
<p>İşte AKP’nin samimiyetini ölçmek için İsrail’in bunu gerçekleştirmesi gerekmez mi?</p>
<p>Türkiye devletinin bir Filistin sorunu varsa, İsrail&#8217;in de Kürt sorunu olamaz mı?</p>
<p>Her iki devlet kardeş devlettir, oynaştıklarına bakmayın! İkisi de faşist yapılanmalardır demokratlaştıklarına bakmayın! Ortadoğu’nun iki Apartheid kalıntısı devlet kimi kandırabilir? İkisi de batı emperyalizminin ortadoğu da ki jandarma karakollarıdır gürültülerine kanmayın! İkisi de yardımsever değildir helalleştiklerine inanmayın! İkisi de barbar ve ırkçıdır adaletleştiklerine bakmayın! İkisi de iki sorunun altında eziktirler, çaresizdirler böbürlendiklerine bakmayın!</p>
<p>Ne İsrail ne de Türkiye ABD’den habersiz  kıllarını dahi kıpırdatamazlar Akdeniz ve Ortadoğu’da…Öyleyse bir yıldır süren bu ‘oyun’ da nedir? diye soran çıkabilir. İşte bunun yanıtı uzun, kapsamlı ve son derece derin olur. Dünya’dan bağımsız ele alınıp bu ilişki ve senaryolar tek başına bir olgu olarak değerlendirilemez.  Birincisi ABD’nin İsrail’e çok fazla ihityacı kalmadı ancak kolayca devre dışına çıkaramıyor da.. devre dışı derken baş aktörlükten alamıyor! İsrail’in burnunu sürtmek için Türkiye maşasını kullanmak daha mantıklı gelemez mi Pentegon politiklarına?</p>
<p>Hiç düşündünüz mü bu hafta, NATO’nun balistik füze kalkanlarının Türkiye’ye yerleştirilme kararını AKP hükümeti neden onayladı?  1 milyar nüfuslu İslam aleminin çıkış merkezi Ortadoğu neredeyse yola getirilmek üzere…Tüketim toplumu olarak uluslararası Kapitalizmin çıkarları doğrultusunda dizayn edilmektedir. Bu plan ve programda en iyi şantiye taşeronluğunu AKP hükümeti yapıyorsa, bu emperyalizm için mutluluk vericidir! Avrupa, Afrika ve batı zaten tüketim toplum olmuş durumdadır ancak Asya’da ki tüketiciler tutsaklaştrılamadı, yeralt ve yer üstü zenginlikleri geleceğin garantisi olarak ABD ve batlı emperyalistlerin içtahnı kabartmaya devam ediyor! İşte asıl hedefe yaklaşıyorlar. 3 milyar nüfuslu Asya dizaynı edilecek..hedef belli Çin, Hindistan,İran ve Rusya ! Türkü Cumhuriyetleri, Pakistan, Bangeledeşh, Endonazya, Malezya ve diğerlerinin dizaynı için Türkiye uşaklıkta bulunmaz partnerdır, Emperyalistler için!</p>
<p>Kürdistan&#8217;a özgürlük, Filistine Özgürlük&#8217;ten geçer ! Filistine Özgürlük, Kürdistan&#8217;a özgürlükten geçer! Ortadoğu&#8217;nun özgürleşmeisyle yok olur barbarlık, faşizm ve sömürgecilik! &#8230;karakterleri hırs dolu, daha fazla kar, sömürü ve soygun olanların doğasında eşit paylaşım olmaz! ..ve sadece halklar kardeşleşebilir, halk düşmanları asla!</p>
<p>K.Laçin<br />
6 Eylül 2011</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadimlacin.com/israil-pkk-gerillalari-icin-kandil%e2%80%99e-200-ton-gida-ve-ilac-gonderirse-ne-olur/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kapitalizmin çöken borsası küresel ekonomiyi vurdu</title>
		<link>http://www.kadimlacin.com/kapitalizmin-coken-borsasi-kuresel-ekonomiyi-vurdu/</link>
		<comments>http://www.kadimlacin.com/kapitalizmin-coken-borsasi-kuresel-ekonomiyi-vurdu/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Aug 2011 08:26:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadimlacin.com/?p=105</guid>
		<description><![CDATA[5 Agustos 2011 Kadim Laçin 4 Ağustos 2011&#8242;de Uluslararası Kapitalizm 21. yüzyılın en ağır krizine girdi, 5 Ağustos&#8217;ta daha derinleşen kriz 2008&#8242;de ki krizi de aştı&#8230;! Sadece İngiltere en büyük FTSE 250 şirket hissesi alan yüzbinlerce insanın bir günde 50… <a href="http://www.kadimlacin.com/kapitalizmin-coken-borsasi-kuresel-ekonomiyi-vurdu/" rel="bookmark">more</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>5 Agustos 2011</strong></p>
<p>Kadim Laçin</p>
<p><span style="font-size: small;"><a href="http://www.kadimlacin.com/wp-content/uploads/2011/08/New_Economic_Crisis_Dollar.png"><img class="size-full wp-image-107 alignleft" title="New_Economic_Crisis_Dollar" src="http://www.kadimlacin.com/wp-content/uploads/2011/08/New_Economic_Crisis_Dollar.png" alt="New Economic Crisis in 2011" width="366" height="165" /></a></span></p>
<p>4 Ağustos 2011&#8242;de Uluslararası Kapitalizm 21. yüzyılın en ağır krizine girdi, 5 Ağustos&#8217;ta daha derinleşen kriz 2008&#8242;de ki krizi de aştı&#8230;! Sadece İngiltere en büyük FTSE 250 şirket hissesi alan yüzbinlerce insanın bir günde 50 milyar sterlin parası uçtu. ABD ve AB’de ki ekonomik panik gelişmeleri borsayı salladı. Eski maliye bakanı ‘’bu kriz yeni bir savaşa neden olabilir’’ dedi.</p>
<p>ABD&#8217;nin kasasında harcayacağı para kalmayınca başladı panik. Başkan Obama 1 hafta toplantılarda çözüm aradı, ama nafile&#8230;süper güç artık tekleyen bir motora sahipti&#8230;2008&#8242;de ABD&#8217;de başlayan küresel finans krizi ilkin Avrupa&#8217;ya sıçramıştı. Ağustos 2008&#8242;in üzerinde henüz 2 yıl geçmişti ki yeni kriz patlak verdi. 2011&#8242;in başlarndan bu yanan AB ülkeleri iki kez Yunanistan, birer kez İrlanda, İspanya ve Portekiz&#8217;i kurtarmak için seferber olmuşlardı &#8230; Portekiz, İrlanda ve İspanya bugün tekrar acil faizli para yardımı istedi..İtalya&#8217;da borç kapısına dayandı, İngiltere&#8217;de alarm zilleri çaldı&#8230;ABD ve AB kasalarında para kalamdığı gibi, bütçe açıkları neredeyse birer yıllık gayri safi milli hasılaları düzeyindedir !</p>
<p>İşte bugün ABD ve AB borsaları, özel emeklilik ve sigorta kurumları, bankalar ve diğer finans kurumları Ağustos 2008&#8242;de baş gösteren Kriz dalgasına tekrar yakalandılar ve şimdi daha derin bir ekonomik krizin girdabına girdiler ! Para ve menkul kiymetler borsaları çöktü, büyük tekeller değer kaybetti,borsa endeksleri son bir hafatada ortalama % 30 inişe geçti, batı kapitalistlerin..ve 1929 yılının dahi gerisine düşen göstergeler hakim durumda..Uluslararası KRİZİN düğmesine bugün basıldı . İlerisine bakıp göreceğiz, bu kriz başka krizdir! Dünya yı sarsan bir sermaye gelecek ve yeni uluslarası kapitalizm için güzel şeyler olmayacağı gibi emekçilerin kemerleri daha da sıkıya sıkıya bağlanacak ! Tekellerin içtahını kabartacak bir tökezleme başladı.</p>
<p>Türkiye ekonomisi de 2001&#8242;den bu yana ilk defa Kriz öemberinde yerini aldı. Uluslararası para borsası ülkedeki doviz ve yabancı parayı vurmakla kalmadı yabancı sermaye yi de sürükledi. Türk Lirası ve Türk şirketleri kriz girdabına yakalandı. Merkez Bankası 4 Ağustos ve 5 Ağustos&#8217;u Kriz&#8217;den kurtulma projeleriyle uğraşmaya adadı.</p>
<p>Dünya&#8217;nın en büyük iki ekonomisi olan ABD ve AB zor durumda..Kriz dalgalar halinde Asya&#8217;ya da yayılmaya başlıyor.</p>
<p>Bu kriz dünya ölçeğinde yeni sürprizlere gebe..yeni savaş ve paylaşımlar için neden sayılabilir. Batılı kapitalistler doğu’de istikrarlı büyüyen ve gelişen Çin, Hindistan, Rusya ve İran’ı durdurmak için çaba içerisindedir. Bu 4 ülke pazarı daralttığı için bunlarla bir hesaplaşma yaşanabilir. Bakire topraklara, yeraltı ve yerüstü kaynaklara sahip olan dünya’nin doğusu batı için çekim merkezine dönüşmüş durumdadır. Bu bölge aynı zamanda dünya nüfusunun da yarısını barındırarak sömürgeciler için yeni tüketim alanı oluşturuyor.</p>
<h3>ABD&#8217;DE KARA PERŞEMBE</h3>
<p>ABD borsaları dün 2009 başında yaşanan finansal krizden bu yana görülen en yoğun satışlarla önemli düşüş kaydetti. S&amp;P 500 ve Dow endeksleri yüzde 4&#8242;ün üzerinde düşerken, Nasdaq&#8217;daki düşüş yüzde 5&#8242;i geçti. Kayıplarda ABD&#8217;ye ilişkin resesyon endişeleriyle Avrupa&#8217;daki borç krizinin iki büyük ekonomiyi daha tehdit ettiğine dair kaygılar etkili oldu. Asya borsaları Wall Street&#8217;te dün gerçekleşen düşüşün ardından bugün yüzde 5&#8242;in üzerinde düşüş kaydetti.</p>
<h3>ASYA&#8217;DA SERT DÜŞÜŞ</h3>
<p>ABD&#8217;deki kayıplar sonrası Asya borsalarında da sert düşüşler yaşandı. Japonya&#8217;da Tokyo Borsası&#8217;nın temel göstergesi Nikkei 225 Endeksi yüzde 3.72 (359,30 puan) azalarak 9 bin 299 puandan kapandı. Böylece Nikkei 225 Endeksi 5 ayın en düşük seviyesinden kapanmış oldu. Asya&#8217;da ayrıca Çin&#8217;de Şanghay Borsası&#8217;nda SE Composite Endeksi yüzde 1.62 ve SE Endeksi yüzde 1.62, Tayland Borsası yüzde 3.15, Hindistan Borsası yüzde 2.63, Avustralya Borsası yüzde 4.13, Singapur Borsası yüzde 3.69, Güney Kore Borsası yüzde 4.03, Endonezya Borsası yüzde 5.14, Hong Kong Borsası yüzde 4.52 ve Tayvan Borsası yüzde 5.58 değer kaybetti.</p>
<h3>AVRUPA DA EKSİDE</h3>
<p>İngiltere, Fransa, Almanya ve İtalya piyasalarında yüzde 1&#8242;in üzerinde kayıplar görülüyor. Gelişmekte olan piyasalarda da yüzde 3&#8242;ün üzerinde düşüşler var.</p>
<h3>DOLAR 1,74&#8242;Ü GÖRDÜ</h3>
<p>Merkez Bankası Para Politikası Kurulu&#8217;nun dün politika faizini indirmesi, faiz koridorunu daraltması ve döviz satış ihalelerine başlayacağını açıklaması ardından sert dalgalanan dolar/TL, global büyüme endişeleriyle yurtdışı piyasalardaki olumsuz seyir sonucu artan riskten kaçış ile yükseldi. Dolar geç saatlerde son iki yılın yeni en yükseği olan 1,7560&#8242;a kadar yükseldikten sonra bu sabah ilk işlemlerde 1,7450 seviyesindeydi. Ancak Merkez Bankası&#8217;nın yabancı para karşılıklarında oranı düşürmesiyle dolar yeniden 1,73 düzeyine indi.</p>
<h3>PETROLDE 3 DOLARLIK DÜŞÜŞ</h3>
<p>ABD ham petrolünün varil fiyatı ekonomideki duruma ilişkin endişelere bağlı olarak 3 dolardan fazla düşüşle 83.52 seviyesine geriledi.Brent ham petrolünün varili ise 2 dolar düştü ve 105.05 dolar seviyesinden işlem gördü. Dünya altın piyasası ise rekor düzeyde yükselmeye devam ediyor.</p>
<p>Bir kumar ve üçkağıt ekonomisi olan Borsa aynı zamanda Kapitalizmin de sembolüdür! Sermaye sahipleri ellerinde ki parayı Borsa, banka-faiz, yatırım-mülkiyet ve üretim merkezlerinde değerlendirirler. Borsacılık, banka ve faizcilikle birlikte ABD ve AB ülkelerinde mülkiyet de önemli ölçüde değer kaybetti. ABD tarihinde ilk defa kredi skoru 3 yıldız dan eksinin altına düşürüldü.</p>
<p>Kapitalizm umut değil, tükenen ve can çekişen bir sistem olarak yeryüzünde uzatmaları oynamaya devam ediyor!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadimlacin.com/kapitalizmin-coken-borsasi-kuresel-ekonomiyi-vurdu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

